Konya'nın "Kırmızılı Kadın"ı Sultan Özcan son yolculuğuna uğurlandı

Hayat hikayesi belgesellere ve dizilere konu olan, Konya'da "Kırmızılı Kadın" olarak tanınan Sultan Özcan, tedavi gördüğü hastanede 74 yaşında hayatını kaybetti. Özcan, Karatay'da düzenlenen cenaze töreninin ardından toprağa verildi.

Ensonhaber / DHA
Ensonhaber'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyin

Aksaray'ın Ortaköy ilçesi Cumali köyünde doğan Sultan Özcan, 15 yaşındayken çocukluk aşkı olan öğretmeni ile evlendi. Özcan, bir süre sonra eşinin tayin olmasıyla önce Hakkari'ye ardından da Giresun'a taşındı.

Mutlu giden evliliğinde, bir süre sonra kıskançlık nedeniyle yaşanan sorunlarla eşinin şiddetine maruz kalan Sultan Özcan, çocuk sahibi olamadığı için 1995 yılında terk edildi. Memleketi Aksaray'daki annesinin yanına dönen Özcan, psikolojik tedavi gördü.

KONYA'DA HERKESİN TANIDIĞI KIRMIZILI KADIN

Bir süre sonra annesini kaybeden Özcan, Konya'daki ağabeyinin yanına taşındı. Psikolojik sorunları devam eden Sultan Özcan, 2006 yılında 'Duygu durumu bozukluğu' teşhisiyle, yüzde 80 engelli raporu aldı. Ağabeyinin evinin yanına yaptırılan tek odalı evinde yaşamını sürdüren Özcan, kırmızı kıyafetlerini giyip kırmızı makyajını da yaparak havanın iyi olması halinde sabah evden çıkıp, kent merkezine inip dolaşıyordu.

Son dönemlerde yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle haziran ayında Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tedavi altına alınan Sultan Özcan, dün akşam saatlerinde doktorların tüm müdahalesine karşın yaşamını yitirdi. Özcan'ın cenazesi, bugün ikindi vakti kılının namaz sonrası Karatay ilçesindeki Kağnıcılar Mezarlığı'nda toprağa verildi.

KIRMIZI RENGE OLAN SEVGİSİNİ ANLATMIŞTI

Sultan Özcan, 2020 yılında kırmızı renge olan sevgisini, şu cümlelerle anlatmıştı:

“'Eşim, öğretmenlikten çıktı, önce polis sonra da komiser oldu. Beni o şehirlere götürdü. 25 sene evli kaldık, çocuk olmadı. Çocuk yüzünden geçimsizlik çıktı. Kavga yaptık, dövüş yaptık. Her ay ben babamın evine gelirdim. Yine de beni seviyordu da çocuğum olmadığı için ayrıldık. Nevşehir'de evlenmiş, bir oğlu olmuş. Çocuğumuz olsaydı, hayat çok daha farklı olurdu. Başıma bunlar gelmezdi. Hakkari'de bulunduğumuz zamanlarda kırmızı elbiseli bir kız gördük. O kız da çok güzeldi. Eşim bana 'Kız çok güzelmiş görüyor musun' dedi. Ben de aman ona imrenmesin diye gittim, mağazadan kırmızı elbise aldım. Aynı o kız gibi giyindim. Eşim sırf başkasına bakmasın, hep beni sevsin diye o günden beri kırmızı giyindim.”

Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)