Rize'de ayılara karşı atadan kalma çözüm: 'Carimangana' yeniden bahçelerde
Pazar ilçesinde yaban mersini bahçelerine zarar veren ayılara karşı üreticiler, dedelerinden miras kalan "carimangana" adlı geleneksel sistemi yeniden kurdu.
Karadeniz'in bereketli topraklarında yetiştirilen yaban mersini, son yıllarda üreticilere önemli bir gelir kapısı olurken, bahçelere dadanan ayılar ise emeği tehdit etmeye başladı.
Rize'nin Pazar ilçesinde üreticiler, ürünlerini koruyabilmek için yıllar önce unutulmaya yüz tutan geleneksel bir yöntemi yeniden uygulamaya koydu.
Yörede "carimangana" olarak bilinen ayı savar düzeneği, hiçbir elektrik ya da yakıt kullanmadan yalnızca suyun gücüyle çalışarak bahçeleri koruyor.
AYILAR YABAN MERSİNİ BAHÇELERİNİ HEDEF ALDI
Pazar ilçesinde yaşayan Mustafa Çatan, Yusuf Çatan ve İbrahim Ergül, Tarım ve Orman İl Müdürlüğünün desteğiyle yörede "likapa" ve "mavi yemiş" olarak da bilinen yaban mersini üretimine başladı.
Fidanların büyüyerek ürün vermesiyle birlikte hasada geçen üreticiler, kısa süre sonra beklemedikleri bir sorunla karşılaştı. Bahçelere inmeye başlayan ayılar hem meyveleri tüketti hem de fidanlara zarar vererek üreticilerin büyük emek verdiği alanları tahrip etti.

GELENEKSEL "CARİMANGANA" YENİDEN KURULDU
Ayı saldırılarının artması üzerine üreticiler, çözümü bölgenin geçmişten günümüze ulaşan geleneksel yöntemlerinde aradı.
Yörede "carimangana" adı verilen sistem, uzun bir ağacın oyularak su haznesine dönüştürülmesiyle hazırlanıyor. Tahterevalli mantığıyla çalışan düzenekte, sürekli akan su önce oyuk bölümü dolduruyor.
Su doldukça ağırlaşan düzenek aşağı doğru hareket ediyor ve içerisindeki su boşalıyor. Ardından yeniden yukarı çıkan ağaç, yerleştirilen tenekelere çarparak yüksek ses çıkarıyor. Düzenli aralıklarla tekrarlanan bu ses sayesinde ayılar ürkerek bahçeye yaklaşmıyor.

"ŞİMDİLİK İŞE YARADI"
Irmak köyü sakinlerinden Mustafa Çatan, çayın yanında ek gelir elde etmek amacıyla yaban mersini üretimine başladıklarını ancak ayı saldırıları nedeniyle büyük sıkıntı yaşadıklarını söyledi.
Çatan, özellikle son dönemde saldırıların arttığını belirterek şöyle konuştu:
"Çok meşakkatli bir iş yapıyoruz. Yağışlı bir bölgede yaşıyoruz. Soğuk hava depomuz olmayınca topladığımız ürünü kısa sürede değerlendirmemiz gerekiyor. Bunun üzerine bir de ayılar bahçelerimize zarar vermeye başladı. Likapa fidanlarımızı koparıp bahçeyi talan ettiler. Geçmişte bir kez olmuştu ama bu yıl üst üste saldırılar yaşanınca atalarımızın kullandığı ilkel ayı savar sistemini yeniden kurduk. Şimdilik işe yaradı. Bundan sonra nasıl olur, zaman gösterecek."

"ATALARIMIZ TARLALARINI BÖYLE KORURDU"
Düzeneğin kurulmasına öncülük eden İbrahim Ergül ise "carimangana"nın bölgede uzun yıllar kullanılan geleneksel bir yöntem olduğunu anlattı.
Eskiden patates ve mısır tarlalarını yaban hayvanlarından korumak amacıyla bu sistemin kullanıldığını ifade eden Ergül, suyun oluşturduğu hareket sayesinde ortaya çıkan metal sesinin ayıları uzak tuttuğunu söyledi:
"Biz buna ayı savar diyoruz. Atalarımız yıllar önce aynı sistemi kullanıyordu. Suyun ağırlığıyla hareket eden düzenek boşalıp tekrar yükselirken tenekelere çarpıyor ve çıkan ses ayıları ürküterek bölgeden uzaklaştırıyor."

"EMEĞİMİZİN BOŞA GİTMESİNİ İSTEMİYORUZ"
Üreticilerden Yusuf Çatan da yaban mersininin yetiştirilmesi kadar hasadının da büyük emek istediğini belirtti.
Meyvelerin tek tek elle toplandığını vurgulayan Çatan, ayıların kısa sürede büyük zarar verdiğini dile getirerek, "Likapa üretmesi de toplaması da çok zahmetli bir ürün. İnsanlar bazen 'Biraz getir' diyor ama bu ürün büyük emek istiyor. Tek tek elle toplanıyor ve dikkatle muhafaza ediliyor. Böyle emek verdiğimiz bahçenin ayılar tarafından tahrip edilmesi hepimizi çok üzdü. Bahçeyi adeta mahvettiler." ifadelerini kullandı.
DOĞAYLA UYUMLU GELENEKSEL ÇÖZÜM DİKKAT ÇEKİYOR
Elektrik ya da mekanik ekipman kullanılmadan tamamen suyun doğal akışıyla çalışan "carimangana", hem çevre dostu yapısı hem de yöresel bilgi birikimini günümüze taşımasıyla dikkat çekiyor.

