Ensonhaber Ensonhaber
Ara Canlı TV
Üyelik
  • SON DAKİKA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • ESH SPOR
  • DÜNYA
  • MAGAZİN
  • TEKNOLOJİ
  • RESMİ İLANLAR
  • 2026 Dünya Kupası 2026 Dünya Kupası
Ensonhaber Ensonhaber
Son Dakika Arama
Kategoriler
  • Dünya Kupası 2026
  • Gündem
  • Yazarlar
  • Dünya
  • Ekonomi
  • ESH Spor
  • Magazin
  • Teknoloji
  • Sağlık
  • Otomobil
  • Emlak
  • Politika
  • 3. Sayfa
  • Eğitim
  • İç Haber
  • Kültür Sanat
  • Medya
  • Yaşam
  • Tarih
Servisler
  • Canlı TV
  • Namaz Vakitleri
  • Son Depremler
  • Foto Galeri
  • Oyunlar
  • Biyografiler
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
Uygulama
App Store Google Play
© 2026 Ensonhaber A.Ş. Tüm Hakları Saklıdır
Anasayfa Yazarlar Adem Metan
28.11.2025 07:01

Ödül Töreni Kültürü ve İlim Yayma Ödülleri…

Adem Metan
Adem Metan @AdemMetan

Bugün haftanın son günü ve yeni bir yazıyla yeniden birlikteyiz.

Öncelikle sizlere duyduğum teşekkür duygusunu hangi kelimelerle ifade edeceğimi gerçekten bilemiyorum.

Burada yazılarımızın etrafında çok özel bir aile oluşturduk.

Yazılardan sonra gelen geri dönüşler, mesajlar, e-mailler…

Belki sayıları yüzbinler deği ama az da değiller.

Her birini önemsediğimi, dikkate aldığımı özellikle belirtmek isterim.

Bugün gelin birlikte Türkiye’deki ödül töreni alışkanlıklarını ya da başka bir ifadeyle “ödül kültürünü” konuşalım.

Aslında ödüllerin hikayesi hem Türkiye’de hem dünyada çok eski.

Fakat her ülke kendi toplumsal dokusuna uygun bir ödül kültürü geliştiriyor.

Kimi ülkelerde ödüllerin kendisi konuşulur, kimilerinde ödül alanlar…

Bazılarında ise sahneye çıkan sanatçıların verdikleri mesajlar manşet olur.

Ama işin nüvesine yani ödülün neyi temsil ettiğine çoğu zaman pek inilemez.

Türkiye’de sayısız ödül töreni var…

Üniversitelerin düzenledikleri, iş dünyasının verdiği, ekonomiye ilişkin olanlar, devlet kurumlarının organize ettiği törenler…

Ve elbette sanat dünyasına yönelik ödüller.

Fakat tüm bu çeşitliliğe rağmen, Türkiye’de köklü ve olgunlaşmış bir “ödül töreni kültürünün” hala tam anlamıyla yerleşmediğini söyleyebilirim.

Ben bugün size bambaşka bir ödül disiplininden, bir ödül töreni akışından ve prensibinden söz edeceğim.

İlim Yayma Ödülleri…

1950’li yıllarda bir grup yürekli insanın topluma fayda sağlamak amacıyla kurduğu İlim Yayma Cemiyeti, Türkiye’nin en köklü sivil toplum kuruluşlarından biri.

1975 sonrasında kurulan kardeş kuruluş İlim Yayma Vakfı ise aynı idealin devamı niteliğinde.

İşte bu iki güçlü çatı, Türkiye’de akademi dünyasını ödüllendirmek ve bunu sıradan bir ödül töreni olmaktan çıkarıp gerçek bir prestij alanına dönüştürmek için tam iki yıl boyunca çalıştı.

2017’de temelleri atılan, kurulları ve komisyonları oluşturulan bu fikrin ilk ödülleri 2019’da Dolmabahçe Sarayı’nda sahiplerini buldu.

Prof. Dr. Fikrettin Şahin ”Obezite sorununun kontrolü ve tedavisinde etkili olabilecek “bor türevleri” temelli bir çalışmayla 'Büyük Ödül’e…

Prof. Dr. Mehmet Zahmakıran, yakıt pillerinde hidrojenin depolama ve enerji dönüşümü için nano katalizör/teknolojik çözümler üzerine çalışmaları ile “Mühendislik, Doğa ve Sağlık Bilimleri Ödülü”ne…

Prof. Dr. İlyas Kemaloğlu ise “Altın Orda ve Rusya” çalışmasıyla literatürde önemli bir boşluğu doldurmaya yönelik kitap çalışması nedeniyle “Sosyal Bilimler Ödülü”ne hak kazandı.

Bu ödüller aynı incelikte ve işçilikle benzer şekilde farklı isimlere 2021 ve 2023 yıllarında da verildi.

Tören iki yılda bir yapılıyor…

Bu yıl, yani 2025’te dördüncüsü düzenleniyor.

Bu ödüllerin en dikkat çeken yönü ise şu:

“Herkese ödül verelim, gönüller hoş olsun” yaklaşımı kesinlikle yok.

Komisyonlardan geçemeyen, gerekli bilimsel ve akademik kriterleri karşılamayan hiçbir isim aday dahi gösterilemiyor.

Toplam üç kategoride verilen bu ödüllerin arkasında ciddi bir akademik değerlendirme süreci bulunuyor.

Ödül kategorilerine baktığınızda zaten ne demek istediğimi anlarsınız.

Bu iş gerçekten önemli bir iş arkadaşlar.

Tüm bu yapı tam anlamıyla siyaset üstü bir anlayışla yürütülüyor.

Ödüllerin veriliş süreci, günlük politik tartışmalardan, dönemsel siyasi rüzgarlardan tamamen bağımsız biçimde, akademik liyakat ve bilimsel üretkenlik esaslarına dayanıyor.

Siyasetin doğası gereği değişken olan gündemden uzak durarak kalıcı olanı bilgiyi, emeği ve bilime katkıyı merkeze alıyor.

Bu yönüyle Türkiye’de benzer pek çok girişime örnek teşkil edebilecek nadir projelerden biri olduğunu gönül rahatlığı ile söyleyebilirim.

Sahip çıkmalı ve nesiller boyu yaşatmalıyız.

Türkiye’de ödül töreni kültürünün eksik kalan yanlarını düşündüğümüzde, İlim Yayma Ödülleri’nin oluşturduğu bu disiplin ve prensip, bence üzerinde durulması gereken bir model sunuyor.

Haftanın son gününde, bu emeği ve öncü çabayı sizlere aktarmış olmanın huzuruyla…

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

Adem Metan - Tüm Yazıları

Diğer Yazarlar

Serkan Kalemciler Serkan Kalemciler Ya yeni darbelere de direnirlerse? Aslı Didari Aslı Didari Bir çocuk gözünden 15 Temmuz 2016: Erken dön baba Serkan Kalemciler Serkan Kalemciler Hey Ahbap biz bu ülkede hırsızları sevmeyiz Sevda Türküsev Sevda Türküsev Haluk Levent ve Ahbap balonu patladı
Ensonhaber
Uygulama
App Store Google Play
Sosyal Medya
Haberler
  • Güncel Haberler
  • Spor Haberleri
  • Ekonomi Haberleri
  • Yaşam Haberleri
  • Dünya Haberleri
  • Tüm Haberler
  • Dünya Kupası 2026
Servisler
  • Canlı TV
  • Foto Galeri
  • Oyunlar
  • Namaz Vakitleri
  • Son Depremler
  • RSS Servisleri
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Yayın İlkeleri
  • KVKK Politikası
  • Gizlilik Politikası

ensonhaber.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Ensonhaber Medya A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

© 2026 Ensonhaber Medya A.Ş. Tüm hakları saklıdır.