YILIN MUHASEBESİ

Adem Metan
Adem Metan

Yeni bir yılın eşiğinde, geride bıraktığımız 2025’e dönüp bakmak; yaşananları unutmadan, derslerini görmezden gelmeden bir muhasebe yapmak gerekiyor.

Gelin bugün sizinle 2025’in bir muhasebesini yapalım.

‌YILIN OLAYLARI…

Kartalkaya yangını...

2025, Türkiye’nin yüreğine ateş düşüren büyük bir felaketle başladı.

Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de çıkan yangında 78 vatandaşımızı kaybettik.

Acısı hala taze, yarası hala açık.

Yaklaşık 10 saat süren bu yangın, dünya tarihinin en ölümcül yangınları arasında yerini aldı.

‌Sonrasında başlayan yargılama süreci ise ihmaller zincirini ve sistemsel sorunları, tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

Verilen kararlar, sadece bu dosya için değil gelecek için de emsal niteliği taşıdı.

Minguzzi cinayeti...

Henüz 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi’nin, yaşıtları tarafından hunharca katledilmesi, toplum vicdanında derin bir yara açtı.

‌Bu cinayet, sadece bir gencin hayatının yarım kalması değil; şiddetin ne kadar sıradanlaştığının da acı bir göstergesiydi.

Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması...

Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması, bence siyasette özellikle muhalefet cephesinde ciddi kırılmalara yol açtı.

‌İlk etapta geniş bir toplumsal destek oluşsa da iddianamenin açıklanmasıyla birlikte bu destek zamanla zayıfladı.

‌Ortaya atılan iddialar, siyasetin duygusal reflekslerle değil, akıl ve hukuk çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlattı.

Çünkü iddialar son derece vahim.

‌Bahçeli’nin çağrısı...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, PKK’nın kendisini feshetmesine yönelik çağrısı, Türkiye’nin terörle mücadelede geldiği noktayı göstermesi açısından tarihi bir eşikti.

‌Bu çağrının ardından gelen silah bırakma süreci ve “Terörsüz Türkiye” vizyonu, ülkemiz adına umut verici ve önemli bir gelişme olarak kayda geçti.

Futbolda bahis skandalı...

2025, spor dünyasında da temiz sayfaların kirletildiği bir yıl oldu.

‌Yasa dışı bahis soruşturmaları kapsamında; futbolcuların, hakemlerin ve birçok tanınmış ismin dosyalara girmesi, spor kamuoyunda büyük bir hayal kırıklığı yarattı.

Futbolun yeniden güven kazanması için bu sürecin sonuna kadar takip edilmesi artık bir zorunluluk.

Uyuşturucu operasyonları...

Yılın en sarsıcı başlıklarından biri de uyuşturucu operasyonlarıydı.

Toplumun güvendiği, “bizden biri” olarak gördüğü bazı isimlerin bu karanlık yapılarla ilişkisi, büyük bir şok etkisi yarattı.

Kimi kariyerler 15 dakikada yerle bir oldu.

Ve ister istemez şu soruyu sorduk hepimiz…

İnsan bu hayatta ne için yaşar?

2025’İN KAZANANLARI

Murat Kurum...

Murat Kurum, 2025’in kazananları listesinin ilk sırasına adını yazdırdı.

Devlet Bahçeli’nin ifadesiyle adeta bir Mimar Sinan…

Sadece bugünü değil, yarını da inşa eden bir anlayışla hareket etti.

Yıl boyunca, bir kamu yöneticisinin nasıl sahada, görünür ve etkili olabileceğini net bir biçimde ortaya koydu.

Galatasaray...

Bir Trabzonspor taraftarı olarak söylemek zor ama hakkı teslim etmek gerekir.

Galatasaray, ligi şampiyon tamamlaması, takım içi uyumu ve istikrarlı yapısıyla 2025’in en başarılı takımlarından biri oldu.

“Yılın takımı” dense abartı olmaz.

Yılın Belediye Başkanı: Fatma Şahin

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, belediyecilikte fark yaratan isimlerden biri oldu.

Projelerini günü kurtarmak için değil, şehrin geleceğini inşa etmek için hayata geçirdi.

2025’te belediyecilik denince akla gelen ilk isimlerden biri olmayı fazlasıyla hak etti.

2025’İN KAYBEDENLERİ

Mehmet Akif Ersoy...

Bir dönem medya dünyasında etkili bir figür olan Mehmet Akif Ersoy, kendi tercihlerinin bedelini ağır ödedi.

Dünyevi hırsların ve yanlış adımların bir insanı ne kadar hızlı aşağı çekebileceğinin ibretlik bir örneği oldu.

Bu yaşananlardan ders çıkarmak hepimiz için önemli.

Şeyma Subaşı...

Şatafatlı hayatlar, parlak vitrinler…

Ancak yaşananlar, bu parıltının ardında ne kadar çarpık bir düzen olabileceğini gösterdi.

Gözaltı kararı sonrası yapılan ayet ve hadis paylaşımları ise toplumda hiçbir karşılık bulmadı.

Çünkü samimiyet yoksa, sözlerin de bir kıymeti olmuyor.

Ve asıl mesele…

1 Ocak’ta, zulme karşı sessiz kalmamak için Galata’da olacağız.

Masum Gazze halkının sesini, vicdanı olan herkese duyurmak için orada olacağız.

Ben de gece 03.00’ten itibaren Galata’da olup, yaşananları anbean sizinle paylaşmaya gayret edeceğim.

Herkese yeni yılda sağlık, vicdan ve adalet diliyorum.

Galata’da görüşmek üzere…

Kalın sağlıcakla.