Zamanı geri alan şehirler
İstanbul'un hızından, trafiğinden karmaşasından kurtulmak için hayatın daha yavaş aktığı bir coğrafyaya gitmek fikri aklıma "yavaş şehirleri" getirdi.
Dünyada giderek yaygınlaşan Cittaslow, Türkiye sınırları dahilinde de var.
Türkiye'nin ilk sakin şehri, İzmir'in Seferihisar ilçesi oldu, ardından yaklaşık 70 kritere göre değerlendirilip seçilen diğer kentlerle birlikte bu sayı arttı.
Gürültü ve betonlaşmadan uzak, yerel mutfağını ve kültürünü koruyan, doğayla uyumlu, yavaş ve huzurlu yaşamı teşvik eden yerleşimler buralar.
Türkiye’de Cittaslow ağına dahil olan yerleşimler, çoğu zaman güçlü bir kültürel mirasla da iç içe. Seferihisar’dan Akyaka’ya, Gökçeada’dan Halfeti’ye uzanan bu coğrafya, yalnızca doğasıyla değil, geçmişten bugüne taşınan yaşam biçimleriyle de dikkat çekiyor.
Bu kentler, modern dünyanın hızına karşı kültürle direnmenin mümkün olduğunu gösteriyor.
Bu noktada, sakin şehir anlayışını UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listeleri ile birlikte düşünmek gerekiyor. Meddahlıktan Karagöz’e, Türk kahvesinden âşıklık geleneğine, sema törenlerinden Hıdırellez’e kadar pek çok kültürel değer, yavaş yaşamın beslendiği toplumsal hafızayı oluşturuyor.
Çünkü yavaşlamak, yalnızca mekânla değil; kültürle, ritüelle ve gelenekle mümkün.
UNESCO’nun koruma altına aldığı bu miraslar, aynı zamanda sakin şehir felsefesinin temelini oluşturuyor: paylaşmak, birlikte yaşamak, üretmek ve aktarmak.
Bugün “yavaş” diye tanımlanan hayatın özü, aslında bu kadim alışkanlıklarda saklı.
KÜLTÜREL MİRASLAR LİSTESİ
Seferihisar (İzmir) – Türkiye’nin ilk sakin şehri
Akyaka (Muğla)
Gökçeada (Çanakkale)
Halfeti (Şanlıurfa)
Taraklı (Sakarya)
Yenipazar (Aydın)
Yalvaç (Isparta)
Vize (Kırklareli)
Perşembe (Ordu)
Uzundere (Erzurum)
Eğirdir (Isparta)
Gerze (Sinop)
Göynük (Bolu)
Mudurnu (Bolu)
Şavşat (Artvin)
Ahlat (Bitlis)
Kemaliye (Erzincan)
Köyceğiz (Muğla)
Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası (Sivas)