Gayrimeşru Anatomisi
Türkiye’de 90’lı yıllarda kabadayılık müessesesinin bittiği ve mafyalığın başladığı söylenir. Bu iki kavramı ayırmanın bir yolu yok. Kabadayılık mağduriyetin olduğu ortamda başlar. Mafyalıksa sanayi ve ticaretin yoğun olduğu ortamdan beslenir. Bir noktada mutlaka birleşir.
Mesela Moğolistan’da mafya yoktur, çünkü orada sanayi ve ticaret yoktur. İtalya’da vardır, neden sanayi ve ticaret vardır orada. Sanayi ve ticaretin olduğu yerde ise anlaşmazlık vardır, anlaşmazlığın olduğu yerde de mafya filizlenir, suyu da komisyondur.
Kabadayılık ise mafyalığın köküdür. Kabadayı edebiyatta tek tabanca gibi resmedilir. Ama değildir. Keşanlı Ali deniyor mesela, belli ki arkasında koca Keşan var, yoksa neden isminin önüne ikametini alsın. Ya da bazı kabadayılar azınlık ise o azınlığı isminin başına alır Aborjin Mustafa, İskandinav Hakan gibi. Bu da o bölgedeki azınlık arkamdadır demektir.
Şimdi size bir olay anlatayım. Bu olayda bahsi geçen kişi kendisini kabadayı olarak nitelendiriyor ama genel anlamda da mafya olarak biliniyor. Olayın sonunda siz karar verin bu adam bir nedir.
Bir grup insan topraktan bir inşaata giriyor daire alıyorlar. Müteahhit paraları tastamam almasına rağmen inşaatı bitirmiyor evleri teslim etmiyor, belli ki paraları işletiyor. Mağdur insanlar da bu Kabadayı’ya gidiyor. Kabadayı abimiz “çözerim sizin işi” diyor, karşılığında “ne istersin” diyorlar, “hiçbir şey” diyor, hiçbir şey istemiyor. Müteahhitti çağırıyor, inşaatı bitirtip insanlara tapusunu verdiriyor, insanlar mutlu, diyorlar ki; yaşa sen Kabadayı Abi, namın yürüsün, gariban dostusun, 5 kuruş almadan işimizi çözdün…
Kabadayı abimiz mağdur insanlardan para almıyor. Fakat müteahhidi de bırakmıyor. Diyor ki müteahhide “şimdi ben bu işi çözdüm ama bedava çözmedim, bu işin ücretini de senden alacağım” diyor ve müteahhidin başka bir sitedeki iki bloğuna el koyuyor, çöküyor.
Mağdurların mağduriyeti giderildi mi? Evet. Bu kabadayılık bizim edebi tasvirlerimize göre. Peki bu adam bu işten koskoca 2 blok kazandı mı? Kazandı. Peki bu da mafyalık değil mi?
Yanlış resmedilen bir başka konu ise yasaklı madde. Bizim dizilerde uyuşturucu, bizim mafyaların alerjisi olduğu bir şey gibi gösteriliyor. Adam öldürürüm, haraç alırım, para aklarım, kaçakçılık yaparım ama asla uyuşturucu işine girmem,gençleri zehirlemem, haram paraya el uzatmam… Bir de fetva veriyor diğerleri gayet helalmiş gibi. Bu tam gerçekte böyle değil. Gerçekte yeraltı dünyası olabildiğince uyuşturucudan uzak durur çünkü yatarı çoktur, yatan adam çok yattığı için elbette canına tak eder ve konuşur. Zaten madde işi yapanlar birbirlerini kolay harcayan tiplerdir, birbirlerine hiç güvenmezler.
Dünyada mafyanın bizim kadar edebileştirildiği bir toplum var mıdır merak ediyorum. En ufak kabadayı bile kahvede kumar oynatıp milletin ocağına incir ağacı dikiyordur. Eşkıyalık, kabadayılık, mafyalık özenilecek şeyler değildir.
Çocuklarınızı bunlardan uzak tutun. Hiçbir mafya yoktur ki abad olsun, hepsi bir şekilde hayatını erken kaybeder ya da hayatının büyük bir kısmı hapishanede geçer.