Manipülasyon Reçetesi
Manipülasyon kelimesini bulan insan bile birileri tarafından manipüle edilebilir. Bu öyle bir şey ki; zengin – fakir, zeki – aptal ayırt etmez. Herkes manipüle olabilir. Uzun süre de farkında olmayabilir. Bunun için beyin bile gerekmez canlı olmak yeterlidir.
Bazı insanlar manipüle olmayacaklarını zannederler. Böyle bir şey yoktur. Size çok basit bir manipülasyon taktiği anlatayım. Bir video izlediniz. Videoda yolda yürüyen ve kolunda çantası olan bir kadın var. Bir kapkaççı geliyor ve kadının kolundaki çantayı kapıp kaçıyor. Video burada bitiyor. Ne yapıyoruz, hepimiz kapkaççı adama küfrediyoruz, lanet okuyoruz ve kadına acıyoruz, hepimiz kadının tarafını tutuyoruz.
Video bitmedi…
Aynı videoyu burada bitirmeyip devamını izliyoruz. Adam aldığı çantayla koşarak boş bir arsaya gidiyor ve çantayı boş arsaya fırlatıyor ve boom! Çanta patlıyor. Meğerse çantanın içinde bomba varmış, kadın teröristmiş ve adam bunu fark edip bir sürü insanın hayatını kurtarmış. Şimdi ne yapıyoruz kadına lanet ediyoruz ve adamın tarafını tutuyoruz.
İşte manipülasyon bu kadar kolay bir şey. Videoyu neresinden kesip yayınlayacağınıza göre iyi insanı kötü, kötü insanı iyi yapabilirsiniz.
Manipülasyonun bilinmeyen tarafı iyisi de vardır. Devletler insanları iyi yönde de manipüle edebilir. Toplumlar her zaman kendi iyiliklerinin ne olduğunu bilmeyebilirler, yanlış yönde manipüle olabilirler. Toplumsal yönelimler her zaman sağlıklı olmayabilir. Burada her zaman devletler bazı yönlendirmeler yaparlar. Fakat insanlar bunun da farkına varmaz ve devlet olgusundan nefret eder. Burada da garip bir ironi doğar, bireyin nefret ettiği devlet aslında nefret sahibinin de canını, malını ve çıkarlarını korur.
Bunu yaparken devlet insan gibi düşünmez, bu yüzden bunu fark eden insanlar devlet baba, edebiyatçılar da devlet ana derler. Yani devleti ebeveyn refleksiyle özdeşleştirirler. Evlat ne yaparsa yapsın, ebeveyn her zaman evladının çıkarını düşünür. Ama devlet bence bundan da ötedir. Ebeveyn bile bazen etten kemikten olduğunu hatırlar ama devlet demirdendir.
Tam tersi de mümkün, bazı devletler bunu beceremez. Son zamanlarda bazı hızlı örnekler görür olduk. El Salvador lideri Nayib Bukele ve Arjantin lideri Javier Milei sert hamlelerle ülkelerinin belini doğrultmaya çalışıyorlar. Yenilikçi ve örnek gösterilen ülkeler haline geldiler. X’de sürekli sıralı övgüler aldılar, ardı sıra Youtube’da övgü videoları, işte yeni dünya bu, algısı pompalamalar... Ne övgüler. Coin alıyorlar ne kadar yenilikçiler, kamu personellerini işten çıkarıp kamu giderlerini büyük ölçüde kesiyorlar aşırı süper. Üstü üste övgü videolu içerikler. Tadına doyamadığımız yenilikçi reformlar…
Video bitmedi…
Bugün devlet hazinesinden coin alan El Salvador büyük bir finansal krizle boğuşuyor. Coin kayıpları yüzünden El Salvador’un tahvillerine olan rağbet bıçak gibi kesildi. Ülke sıcak para bulamıyor. Arjantin de ise kamudan ayarsız işten çıkartmalar yapıldığı için özel sektörde işler durma noktasına geldi, ülkede her gün sendika – işçi çatışması var. Sokaklara çıkılamıyor.
Ülkelerin siyasi, ekonomik ve stratejik sorunları olabilir. Kimse bu sorunları bir iki hamleyle bıçak gibi çözemez. Arjantin ve El – Salvador “örnek yeni dünya” gibi aylarca algı yapıldı. Ama sonrasında ne olduğuna dair algı kasan kesimden hiçbir video veya galeri çalışması gelmedi. Kimse de sonra o ülkelere ne oldu, abad oldular mı diye merak etmedi. Oralar öylece süper kaldı akıllarda. Ama gerçek öyle değil. Videonun devamı bambaşka.