28 Şubat’ı mumla aratırlar
Bu ülkede ötekileştirme kitabını yazacak kesim bellidir. Sürekli dindar insanları dışlayan, aşağılayan, sosyal ve kamusal hayatta olmamaları için ellerinden geleni yapanlar, hayatımızın her döneminde vardı. 28 Şubat’larda ikna odaları ve tesettürlü kadınlara yapılanlar için “zulüm” diyorduk. Biz o zulmü o günlerde gördük. Fakat hani bir söz var ya “Boynuz kulağı geçermiş” diye, aynen öyle bir durum yaşıyoruz.
Bu 28 Şubat zihniyetinin torunlarından bazıları iyice kafayı yemişler ki kapalıların imha edilmesini istiyorlar. “İmha etmek” biliyorsunuz anlamı yok etmek yani soyunu sopunu kurutmak yok etmek!
H.Ö, adındaki bir kadın, metroda tartıştığı başörtülü anne ve kız hakkında önce aşağılayıcı ifadeler kullanıp küçümsedi. Sonra da “Kapalıların hepsinin imha edilmesi lazım” dedi. Ve bunu üstüne basa basa söyledi. Olayı kapalıların haşemayla site havuzuna girmesine bağlayıp, site havuzuyla camiye girmeyi aynı kefeye koyup iyice saçmaladı.
Had üstüne had aştı! Mersin’de bir sitede haşemayla site havuzuna girmesine müsaade edilmeyen kadının şikayeti de gündem olmuştu. Bu çok bilmiş, ukala, insani değerlerini kaybetmiş şahıs, “Ben camiye başı kapalı giriyorum çünkü kural öyle, başı açık girmek istiyorum ama kural öyle. Site havuzuna da bikiniyle mayo ile gireceksin kural öyle” gibi saçma bir açıklama yaptı. Bunların bu ötekileştirme duyguları, inanç sistemlerini de neredeyse yok etmiş. Öncelikle “Başörtülüler imha edilsin” sözü adeta insanlık suçu!
Sen böyle coşkulu ve normal bir şekilde bunu videoya çekip yayımlarsan, toplumda senin kafadaki daha hastalıklı tiplere fikir vermiş olursun. Diğer tarafta cami gibi kutsal bir ibadethaneye başı kapalı girmeyi, kalkıp bir site havuzuna bikini ve mayoyla girmekle eşleştirmek, her şeyden önce inanç zafiyeti! Hayır; site havuzuna bikini ve mayo ile girmek zorunda değilsin.
Benim güneş alerjisi olan bir sürü bikini ve mayo yiyen arkadaşım var, site havuzlarına üzerlerine tişört şort giyip giriyorlar. Ama tabii onların başları açık olduğu için, normal hayatta da başları açık olduğu için onlara kimse tepki vermiyor. Ama haşemalı bir kadın girdiği zaman onun normal hayatta tesettürlü olduğunu hemen anlayabiliyorsunuz.
Bu arada şunu da söylemeliyim; benim bir sürü başı açık arkadaşım haşema ile denize giriyor, site havuzlarına da haşema ile giriyor. Bu bir tercih! Bu ayrı bir konuda camiye başı kapalı girmekle site havuzuna bikini ve mayo ile girmeyi eşleştirmek, nasıl bir şuursuzluk.
28 Şubat’larda dindar insanlardan veya inançlarından dolayı kıyafetlerinden dolayı okuyamayan, meslek sahibi olamayan, kamusal alandan dışlanan insanlara yapılanları eleştirdik ama bu kadının söyledikleri artık kabul edilemez boyutta. Yani ellerine geçse insanlara neler yapmazlar? İmha edilmek ne demek ya hu! Yok etmek, soyunu sopunu kurutmak! Yani soykırım gibi bir şey! Peki bu çok bilmiş kadın, ilk ifadesinde ne demiş? Burak Doğan’ın haberine göre ilk ifadesinde; "Tarafıma soruşturma açılmasından dolayı çok ama çok üzgünüm. Yanlış anlaşıldığımı düşündüğüm için suçlamayı kabul etmiyorum. Bu konuya dahil olan herkesten yine yanlış anlaşıldığım için özür diyorum."
Bakın şu Allah’ın işine; yine biz yanlış anlamışız görüyor musun! Bari dik dur be! Madem konuştuğunun ne anlama geleceğini bilmiyorsun o zaman konuşma! Bunlar da konuşuyorlar konuşuyorlar sonra “Yanlış konuştum” demiyorlar “Yanlış anlaşıldım” diyorlar. Bunun anlamı ne; “Ben yanlış bir şey konuşmadım insanlar beni yanlış anladı.” Oldu; özür falan dileyelim istiyorsan! Bu kadar da kendilerini doğru görüyorlar!
“Yanlış anlaşıldığım için herkesten özür dilerim” diyor. Madem yanlış anlaşıldın neden özür diliyorsun! Klasik bir geri vitese takma hikayesi! Fakat bunu yaparken bile hâlâ üst perdeden ve kibirle “yanlış yaptım” demiyor. Senin sözüne inanan senin gibi olsun!
Özürden önce iyi bir tövbe etmesi gerekiyor, tavsiye ederim. Yani en büyük özür Cenabıallah’tan öncelikle dile demesi lazım sonra da insanlara inançlarından dolayı, kıyafetlerinden dolayı yapmış olduğu bu adeta insanlık suçu gibi konuşmadan dolayı özür dilemeli. Bu tipler özür diler mi; sanmam fakat Allah’tan ümit kesilmez diyelim. Anlayacağınız bu kafalar asla değişmez. Bunların eline fırsat geçse 28 Şubat’ı mumla aratırlar.
Bir insan olarak, bir insanın böyle vahşice düşüncelere sahip olmasından dolayı ayrıca insanlık adına üzüldüm. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bakanlık olarak suç duyurusunda bulunulacağını ve bakanlığın bu işi takip edeceğini ayrıca söyledi.
Bu iş böyle yanlış anlaşıldım geçiştirecek boyutta değil. Bu tiplerin aynı zamanda psikolojik olarak tedavi ettirilmesi lazım. Sadece hukuken ceza almamalılar, toplum sağlığı için tedavi edilmeleri şart.
Şuracığa şunu da not edelim: Dindar ve tesettürlü bazı hanımlar ve dindar bazı erkekler, siz bunların değişeceğini zannedip, bu zihniyetlerin savunduğu partilere oy verirken bir daha düşünün. Kimlerle aynı gemidesiniz iyi hesap edin.