Şehirde domuz görmek artık sıradanlaştı
Bir sabah işe giderken yol kenarında, bir akşam site kapısının önünde, bazen de gece yarısı bir çevre yolunda…
Türkiye’de yaban domuzları artık yalnızca ormanın derinliklerinde değil. Şehir sınırlarında, mahalle aralarında, hatta sitelerin içinde.
Eskiden “olağanüstü” sayılan bu karşılaşmalar, son yıllarda neredeyse sıradanlaştı.
Peki ne oldu da bu hayvanlar doğadan kopup şehre kadar indi? Asıl soru şu: Bu gerçekten yalnızca bir “yaban hayvanı sorunu” mu, yoksa bizimle ilgili bir şey mi anlatıyor?
DOĞA SESSİZLEŞİNCE DOMUZ ÇOĞALDI
Yaban domuzu popülasyonundaki artışın arkasında romantik bir doğa hikâyesi yok. Doğayla kurulan o eski, sert ama dengeli ilişki zayıfladı.
ÇOK HIZLI ÜRÜYORLAR
Bir de işin biyolojik tarafı var. Yaban domuzu üremekte inanılmaz hızlı. Bir dişi yılda iki kez doğurabiliyor, her seferinde 6 ila 12 yavru dünyaya geliyor.
AÇ KALINCA ŞEHRE GELİYORLAR
Domuzlar için şehirler adeta açık büfe.
Mısır ve buğday tarlaları, çöplükler, konteynerlerden taşan atıklar… Özellikle orman ile şehir arasındaki geçiş alanları ciddi bir besin bolluğu sunuyor. Hayvan açısından bakarsak risk az, yemek bol.
Üstelik onları doğal olarak sınırlayacak yırtıcılar da eskisi kadar yok. Kurt, ayı gibi türlerin sayısı birçok bölgede ciddi biçimde azaldı.
Ekosistemdeki bu boşluk, domuzların önünü iyice açtı.
MARMARA’DAN AKDENİZ’E AYNI MANZARA
Bugün Marmara’da, özellikle İstanbul’un kuzeyinde ve Trakya’da; Ege’de, Akdeniz’de, Karadeniz kırsalında ve İç Anadolu’nun ormanlık-tarım alanlarında benzer görüntüler var.
İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya gibi büyük şehirlerin kenar mahallelerinde domuz sürülerinin görülmesi artık “haber değeri” bile taşımıyor. Çünkü sık yaşanıyor.
MESELE SADECE KORKU DEĞİL
Bu tablo yalnızca “vahşi hayvan korkusu”ndan ibaret değil.
Çiftçi için büyük bir ekonomik kayıp var. Tarlalar talan ediliyor, ürünler heba oluyor.
Sürücüler için ciddi bir trafik riski oluşuyor; özellikle gece saatlerinde domuz çarpmaları artıyor.
Halk sağlığı açısından da riskler söz konusu: şap hastalığı, parazitler, evcil hayvanlara bulaşma ihtimali…
Ve elbette insan-hayvan karşılaşmaları. Çöp konteynerlerinin başında, bahçelerde, site içlerinde yaşanan bu karşılaşmalar tehlikeli.
ASLINDA BİZE BİR ŞEY ANLATIYOR
Yaban domuzlarının şehre inmesi doğanın “intikamı” değil. Daha çok bir uyarı.
Şehirleri kontrolsüz büyüttüğümüzü, hayvanların yaşam alanlarını daralttığımızı belgeliyor.
Sorun domuzların çoğalması değil sadece. Asıl mesele, doğaya acımasız davranıp sonra onun sonuçlarına şaşırmamız.