Ensonhaber Ensonhaber
Ara Canlı TV
Üyelik
  • SON DAKİKA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • ESH SPOR
  • DÜNYA
  • MAGAZİN
  • TEKNOLOJİ
  • RESMİ İLANLAR
  • 2026 Dünya Kupası 2026 Dünya Kupası
Ensonhaber Ensonhaber
Son Dakika Arama
Kategoriler
  • Dünya Kupası 2026
  • Gündem
  • Yazarlar
  • Dünya
  • Ekonomi
  • ESH Spor
  • Magazin
  • Teknoloji
  • Sağlık
  • Otomobil
  • Emlak
  • Politika
  • 3. Sayfa
  • Eğitim
  • İç Haber
  • Kültür Sanat
  • Medya
  • Yaşam
  • Tarih
Servisler
  • Canlı TV
  • Namaz Vakitleri
  • Son Depremler
  • Foto Galeri
  • Oyunlar
  • Biyografiler
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
Uygulama
App Store Google Play
© 2026 Ensonhaber A.Ş. Tüm Hakları Saklıdır
Anasayfa Yazarlar Mustafa Armağan
09.07.2026 16:43

NATO karargâhında bir Türk casusunun hikâyesi

Mustafa Armağan
Mustafa Armağan @mustafarmagan

NATO Ankara Zirvesi’nin yankıları devam ederken “tarih kuşu” yanıma kondu ve NATO tarihinden unutulmuş bir olayı fısıldadı. Bu bir Türk memurun NATO’dan Sovyetler Birliği’ne bilgi sızdırdığı casusluk olayıydı.

1968 Aralık’ında NATO’nun kalbi alarm veriyordu. Bir Türkün, maliye memuru kılığında NATO’nun en mahrem sırlarını Ruslara aktardığı ortaya çıktı. Casusun adı Nahit İmre’ydi.

Olayın başlangıcı, Amerikan istihbaratının Moskova’dan sızan sinyalleri yakalamasıyla başladı. NATO’nun gizli belgeleri bizzat Brüksel merkezinden sızdırılıyordu. Genel Sekreter harekete geçti. Önce Amerikalı görevlilere, ardından İngilizlere baktılar. Ama hayır, ipuçları bir türlü tutmuyordu. Kimse Türkiye’yi aklına getirmemişti. Zira Türkiye ile Rusya arasında husumet vardı; Türkler yapmış olamazdı.

Lakin araştırmalar derinleştikçe ipuçları Türklere yöneldi. NATO Genel Sekreterliği Maliye Dairesinde başkontrolör olarak görev yapan, 1.400 dolar maaş alan Nahit İmre mütevazı bir hayat sürüyordu. Odasına gizli kameralar yerleştirilince gerçek ortaya çıktı: Nahit İmre gizli belgeleri yere serip fotoğraflıyor ve Romanya üzerinden KGB’ye aktarılıyordu. Bu komünist casusu NATO’nun en hayatî sırlarını hem de bedava denilecek bir bedelle KGB’ye satıyordu.

Nahit İmre Ankara’ya getirildi. Askeri mahkeme önünde hesap verdi. 1972’de idama mahkûm edildi. Sonra cezası müebbet hapse çevrildi, 1974 affıyla cezası indirildi ve 1985’te hapisten çıktı (ölümü 1994).

Bu olay, Soğuk Savaş’ın Türkiye’deki en karanlık sayfalarından biri olarak kaldı.

Neden bir Türk casus?

Eşinin fantezilerini yakalayan Ruslar tarafından bir şantaj mı yapılmıştı Nahit İmre’ye? İdeolojik bir sapma mıydı yoksa o dönemki siyasi kavgaların (Türkiye İşçi Partisi’ne olan antipatisi, İsmet Paşa’ya hayranlığı gibi) bir yansıması mıydı sebep?

Meselenin iç yüzünü ortaya koymak adına sizi 1968 Aralık’ının Brüksel’ine götürüp dönemin önde gelen milliyetçi yazarlardan Tekin Erer’in karargâhı ziyareti sırasında sıcağı sıcağına kaleme aldığı çarpıcı yazıyla baş başa bırakıyorum. 58 yıllık bu yazı olayın ardındaki bazı sırları kurcalıyor gibi.

*

NATO’DA CASUSLUK OLAYI

(Brüksel, 11 Aralık 1968)

Rusya’daki Amerikan istihbarat teşkilâtı NATO’ya ait bazı sırların Rusların eline geçtiğini tesbit ediyorlar. Bu gizli malûmatın ve vesikaların Brüksel’deki NATO merkezinden çıkmakta olduğunu da öğreniyorlar. Durum NATO Genel Sekreterliğine bildiriliyor.

Genel Sekreter derhal harekete geçerek Ruslara gizli malûmat veren casusun bulunması için takibata girişilmesini emrediyor. Daha önce casusluk olaylarına Amerika ve İngilizlerde rastlandığı için işe onlardan başlıyorlar. Fakat bir türlü netice alamıyorlar. Hiç kimsenin Türkiye aklından geçmiyor. Çünkü gerek Türklerle Ruslar arasındaki tarihi zıddiyet, gerek şimdiye kadar Türkler arasında bir casusa rastlanmamış bulunması en uzak ihtimal olarak Türkler üzerinde durulmasını gerektiriyor.

NATO merkezinde gizli araştırmalar devam ederken Rusya’daki Amerikan istihbaratından ikinci bir haber geliyor. Bu haberde NATO’daki casusun vesikaları doğrudan doğruya değil, bir peyk (uydu) devlet aracılığı ile Ruslara intikal ettirdiği bildiriliyor. Bu devletin de Romanya veya Bulgaristan olabileceği ilâve ediliyor.

Bu ikinci haber üzerine yapılan araştırmalardan da pek netice alınamıyor. Rusya’daki Amerikan istihbaratı, çok daha mühim malûmatın gelmekte olduğunu, mutlaka casusun yakalanması gerektiğini tekrar ediyor ve bu defa bir ip ucu veriyorlar. NATO’daki Rus casusunun bu işi Rusları güldürecek ve alay ettirecek kadar çok ucuz fiyatla yaptığını, casusun bu paha biçilmez vesikalar karşısında çok az para aldığını yazıyorlar.

NATO’dakilerin işine bu son malûmat çok yarıyor. NATO içindeki 15 millet arasında az paraya kanaat edecekleri psikolojik zâviyeden inceliyorlar. Bunun ancak bir Türk olabileceği o zaman akla geliyor. Bu defa Türkler üzerinde duruyorlar. Fakat bu araştırmalar devam ederken, NATO merkezinden Ruslara malûmat ve vesika (bilgi ve belge) akını oluk gibi akmaktadır. Nihayet oldukça sessiz bir adam olan yüksek dereceli memurlardan Nahit İmre üzerinde duruluyor. NATO’dan ayda 1.400 dolar yani Türk parasıyla ayda 17-18 bin lira maaş alan Nahit İmre’nin şahsi durumu ele alınıyor.

Nahit İmre’nin Türkiye’de İşçi Partisi’ne çok aleyhtar bulunduğu, komünistler aleyhinde devamlı surette atıp tuttuğu, İsmet Paşa’ya adeta âşık olduğu, Türkiye’nin ancak ortanın solundaki Bülent Ecevit’in iş başına gelmesiyle yükselebileceği iddialarını taşıdığı anlaşılıyor. Bir CHP hayranı olan Nahit İmre’nin komşularıyla yapılan temasta da, bu ailenin gösterişe ve alâyişe çok düşkün bulundukları öğreniliyor. Nihayet NATO’daki özel odasının muhtelif yerlerine otomatik fotoğraf makineleri yerleştiriliyor. Ertesi gün makinedeki filmler banyo edilince Nahit İmre’nin gizli vesikaları yere yaydığı ve seri halde fotoğraflarını çekmekte olduğu görülüyor.

Casusun durumu tesbit edildikten ve durum anlaşıldıktan sonra bir akşam dairesinden çıkınca iki memur peşine takılıyor. Bindiği taksiden iner inmez derhal elinden çantayı alıyorlar ve en yakındaki polis karakoluna götürerek casusu teslim ediyorlar. Bundan sonraki durum ise herkesin malûmudur.

Nahit İmre’nin Maliye memuru olarak dışarıya gönderildiği ve CHP’li tanıdıklarının himayesiyle buradan NATO’ya aktarıldığı anlaşılıyor.

Çok yüz kızartıcı olan bu hadise, NATO’daki Türk hariciye (dışişleri) memurları ve Türk askerî personeli üzerinde bir şok tesiri yapıyor. Teessürlerinden birkaç gün doğru dürüst iş yapamayan memurlara bile rastlanıyor. Bunları yine NATO’nun diğer 14 milletine mensup memurlar teselli ediyorlar.

Nahit İmre’nin verdiği bilgiler NATO’ya çok pahalıya mal oluyor. Bu bilgileri izale edecek çeşitli tedbirlere girişiyorlar. 7 derece gizlilikten 5 dereceye kadar olan malûmatın Nahit İmre vasıtasıyla Moskova’ya aktarıldığı anlaşılıyor.

Şimdiye kadar komünistlik suçundan kim mahkûm olmuşsa, hepsinin Türkiye İşçi Partisi’ne girdiği hesaplanırsa, 10-15 yıl sonra bu parti, yeni bir üyeye daha kavuşmuş olacak demektir.”

Kaynak: Tekin Erer, NATO’nun Hür Ufukları, Ak: 1969, s. 17-19.

*Nahit İmre

Mustafa Armağan - Tüm Yazıları

Diğer Yazarlar

Uhud Tekin Uhud Tekin Çocuk işçi mi, çırak mı? Aslı Didari Aslı Didari En düşük emekli maaşı alanlar sürpriz bekliyor Adem Metan Adem Metan Diplomasinin Görünen ve Görünmeyen Yüzü: NATO'dan Notlar Fatih Yıldırım Fatih Yıldırım Türkiye'nin ilk nükleer güç santrali
Ensonhaber
Uygulama
App Store Google Play
Sosyal Medya
Haberler
  • Güncel Haberler
  • Spor Haberleri
  • Ekonomi Haberleri
  • Yaşam Haberleri
  • Dünya Haberleri
  • Tüm Haberler
  • Dünya Kupası 2026
Servisler
  • Canlı TV
  • Foto Galeri
  • Oyunlar
  • Namaz Vakitleri
  • Son Depremler
  • RSS Servisleri
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Yayın İlkeleri
  • KVKK Politikası
  • Gizlilik Politikası

ensonhaber.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Ensonhaber Medya A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

© 2026 Ensonhaber Medya A.Ş. Tüm hakları saklıdır.