Sabır acıdır, meyvesi tatlıdır
Gayrettepe’deydik.
Asayiş Şube Müdürlüğü’nün önünde kameralar kurulmuştu.
Muhabirler yerini almıştı.
Konu, faili meçhullerdi.
Detay ise yıllar önce işlenen bir cinayetti.
Mezdeke Aynur Kanbur cinayeti.
Aynur Kanbur, 24 Mart 2016’da Şişli Fulya’da evinin önünde silahlı saldırıya uğrayarak öldürülmüştü.
Dosya yıllarca faili meçhul kaldı.
Aradan tam 10 yıl geçti.
Dile kolay, 10 yıl.
Bir dosya için uzun süre.
Bir aile için bitmeyen bir bekleyiş.
Dün Gayrettepe’deki basının bekleyişinin nedeni de buydu.
İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, cinayetin aydınlatılmasının ardından Asayiş Şube Müdürlüğü’ne geldi.
Müdür Bey’i, Asayiş Şube Müdürü Mehmet Ali Taşçı, yardımcısı Cüneyt Yılmaz ve polis ekipleri karşıladı.
Kısa bir karşılama oldu.
Ardından içeri geçildi.
Yürütülen çalışmalarla ilgili bilgi aldı.
Sonra basın mensuplarına açıklama yapıldı, hatıra fotoğrafı çekildi.
Açıklama uzun değildi.
Mesajı şuydu.
Faili meçhul dosyalar bırakılmıyor.
Selami Yıldız, Aynur Kanbur cinayetinin aydınlatılmasında görev alan ekiplere teşekkür etti.
Bu dosyanın çözülmesinin diğer faili meçhul dosyalar için de moral olduğunu söyledi.
Orada dinlerken insan şunu düşünüyor.
Eski bir cinayet dosyasını çözmek kolay değil.
Tanık dağılır, delil eskir, iz silinir.
Şüpheli başka bir hayatın içine karışır belki.
Ama dosya kapanmadıysa, mesele bitmemiş demek.
Aynur Kanbur dosyası da bunun örneği oldu.
10 yıl sonra yeniden açıldı.
Dünkü ziyaretin anlamı buydu.
Yani bir cinayet dosyası, fail bulunana kadar eski sayılmaz.