Direniş filosu
İsrail bu sabah itibarı ile Küresel Sumud Filosuna kapsamlı bir saldırı başlattı. Aktivistler esir alınıyor. Sivillerin yönetimindeki en büyük konvoy olan Sumud filosunun tarihte bir benzeri yok. Filo, 44'ten fazla ülkeden yüzlerce katılımcının bulunduğu 50'den fazla gemiden oluşuyor.
Karadaki protestolar artık yüzlerce ülkede binlerce insanı kapsıyor.
Sumud Arapça “kararlı direniş” anlamında geliyor. Filoyu “Uluslararası Özgürlük Filosu” olarak adlandıranlar da var.
Filo katılımcıları oldukça bilinçli, provokasyona gelmeyen, tamamen barışçı insanlardan oluşuyor. İsrail askerlerine direnmiyorlar. Dünyaya, asıl saldırganın İsrail olduğunu yasal bir şekilde gösteriyorlar.
Yani tek kelimeyle her türlü inanç ve ideolojiden bağımsız olarak tamamen insani bir direniş gösteriyorlar. Abluka altındaki Gazze’ye insani yardım götürmeye çalışıyorlar.
Bu tür direnişlerin mucidi olarak Gandi gösterilir.
Direnenler saldırgan olmadıkları için direnişi kırmak isteyenler ne yapacaklarını bilemezler. Çünkü yapacakları her türlü müdahale, orada bulunmak doğal hakkı olan bu insanlara karşı saldırı anlamına gelecektir.
Belki de MOSSAD’ın bizzat organize ettiği 7 Ekim 2023 saldırılarına karşılık vermekle kendini savunan İsrail’in bu sefer söyleyebileceği fazla bir şey yok. Gerçi MOSSAD’ın gönlü ister ki filodakileri hemen orada Akdeniz’e döksün…
Yapamaz sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Uluslararası tepkileri ölçer ve zayıf bulursa onu da yapmaktan bir saniye çekinmez. Filodakiler de bunun farkında ve içten içe ölümle karşı karşıya olduklarını biliyorlar.
2025’teki filoya katılmak için 15 bin kişi gönüllü oldu ancak eldeki olanaklarla yaklaşık 500 kişi yola çıkabildi. Bu kez yaklaşık 350 kişi harekete geçebilmiş durumda ve bunların 56’sının Türk olduğu bildiriliyor. Filonun uluslararası özelliği dikkate alınınca oldukça yüksek bir rakam.
Filoyu nicel olarak ölçmek doğru değil çünkü gördüğü uluslararası destek boyundan kat be kat fazla. Mesela 2025’te Cenova’dan ayrılan 4 gemiyi 40 bin kişilik bir kalabalık uğurlamıştı.
Peki, Türkiye ne yapıyor? Uluslararası tüm başvuru yollarını çoktan tüketmiş durumda. Netanyahu’nun savaş suçlusu ilan edilmesinde öncü rolü oynuyor. Hükümet resmi duruşu ile mazlum Filistin halkının yanında ve filodakileri destekliyor. Daha önce İsrail saldırılarına uğrayanlardan sadece Türklere değil herkese yardım etmiş, ülkelerine sağ salim dönebilmelerine aracılık etmişti.
Peki ölümü göze alarak filoya katılan Türklerin siyasi duruşu nedir?
Türk solunun geçmişini hatırlayanlar bunların 1967, 68, 69 yıllarında her gelişinde 6. Filo’ya defol diyenlerin, ABD karşısında direnen Küba’yı destekleyen Che hayranlarının, Vietnam’da ABD emperyalizmini kovan Ho Chi Minh’i destekleyenlerin halefleri olduğunu düşünür değil mi?
Hayır.
Bizim Türk solunun anti-emperyalizmi ırkçılık ve İslamofobi ile maluldür. Emperyalizm Müslümanlara saldırıncaya kadar haksızdır. Ama konu Müslümanlarsa onlar her türlü saldırıya müstahaktır. Aralarından İran’da bir binaya saplanan İsrail füzesini “İlimin yobazlığa karşı zaferi” diye paylaşan insan artıkları da çıkmıştır.
Oysa 60’larda ve 70’lerde Türk solu Filistin davasının yanındaydı. Malum, aralarında bazıları orada terör eğitimi de görmüştür.
İsrail süreç içerisinde Filistin’deki sol direnişi bastırdı. Çoğunu ya direkt vurdu ya da hapislerde, işkencelerde öldürdü. Yöneticilerini ya satın aldı ya da karakter suikastı ile ezdi. Yasser Arafat bile bu karakter suikastından kurtulamadı. Bugün Filistin solu Batı Şeria’da esaret altındadır hatta ihanetle suçlanmaktadır.
Filistin halkı Müslümandır, solcular ezilince Müslümanların anti-emperyalist direnişi daha fazla görünür hale gelmiştir.
İşte Türk solu da burada kısa devre yapar.
Çünkü Türk solunun ezberine göre Müslümanlar emperyalizmle iş birliği içindedir. Kurtuluş savaşını da laik Türk solu yapmıştır. Araplar da bizi arkadan vurmuştur. Öyle ise Filistinliler “çöl faresidir”. Zaten başlarına ne gelmişse Atatürkçü bir düzen kuramadıkları için gelmiştir. (Gerçekten de ADD bu mealde bir bildiri yayınlamıştır) Filistin davasındaki ufukları bu kadardır.
Türk solcusu emperyalizme karşı direnen bir Müslüman görünce gözüne araba farı sıkılmış tavşan gibi kalakalır ve onu nasıl karalayacağını bilemez.
Bu nedenle Sumud filosunda Türk solcu bulamazsınız.
Hem zaten bu ara onların derdi başından aşkın, hırsızları Silivri’den nasıl çıkaracağız davasındalar, kim takar çöl farelerini de Sumud filosunu da…