Hele bir iktidar olun da ondan sonra…

Serkan Kalemciler
Serkan Kalemciler

Amerikan filmlerinden hatırlarsınız. Annesi babası bir çocuğa eleştirel bir şeyler söyleyecektir, ama çocuk elleri ile kulaklarını kapatır ve bağıra bağıra şarkı söyler veya “va va va!” diye bağırır “Sizi dinlemiyorum” demek ister.

Yargılama başladığında CHP’li belediye başkanlarının ve avenelerinin yolsuzluk suçlaması karşısındaki tavırları da işte bu çocuk davranışına dönüşmüştü. Yaklaşık iki hafta yargılama başlatılamadı bile.

Yaygara koparmak.

Yargıç ne derse desin kulaklarını tıkayıp kendi türküsünü söylemek.

Sadece bu tavır bile CHP’li sanıkların aslında savunacak hiçbir şeylerinin olmadığının göstergesidir.

Fakat artık CHP belediyelerinin vukuatları öyle kulak tıkamakla falan geçiştirilecek gibi değil.

Bir CHP’li son skandallardan sonra “CHP ahlaki üstünlüğünü kaybetti” demiş.

Bir CHP’linin bunu anlamış olması güzel de ben CHP’nin bir ahlaki üstünlüğü olduğunu bilmiyordum.

CHP, daha kuruluşunda cumhuru “Cumhuriyet ilan ettim” diye “trollemiş” ve çeyrek asır cumhura gitmemişti. Cumhura ilk gidişi yani ilk serbest seçim de Hitler’in kaybettiği bir dünyada taraf seçmek zorunda kalmaktan doğan bir sözde demokratikleşmeydi. Yani CHP “seve seve” demokratikleşmedi.

CHP bunları bir de marifet diye anlatır. Efendim, Demokrat Parti kazandığında asker İsmet Paşa’ya “Paşam isterseniz seçimi iptal edelim” demiş de Paşa da sağ olsun bırakın kalsınlar demiş. Tabi bir on sene sonra asker yine “gereğini” yapmıştı.

Sayın Cumhurbaşkanının söylediği gibi “darbeciliğin kitabını CHP yazmıştır”

Bilen bilir sadece darbeciliğin değil, “Havuz-Yavuz” davasından beri yolsuzluğun kitabını da CHP yazmıştır.

CHP belediyelerinin yargılanma sürecinde İmamoğlu daha ilk günden kendini sanık değil yargıç ilan etmiş, mahkemeden bir gün önce, "Yarın mahkeme salonunda olacağız ve ben savunma yapmayacağım, yargılayacağım" dedi.

Ben hayatımda “yavuz hırsız” tanımına bu kadar canlı bir örnek görmedim.

Yazı gereksiz uzayacak ama sayayım mı?

İddianamede “'Örgüt lideri’ olarak adı geçen İmamoğlu’nun; ‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç Gelirlerinin Aklanması’, ‘Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık’, ‘Kişisel Verilerin Kaydedilmesi’, ‘Kişisel Verileri Ele Geçirme ve Yayma’, ‘Suç Delillerini Gizleme’, ‘Haberleşmenin Engellenmesi’, ‘Kamu Malına Zarar Verme’, ‘Rüşvet Alma’, ‘Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama’, ‘İhaleye Fesat Karıştırma’, ‘Çevrenin Kasten Kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanunu’na Muhalefet’, ‘Orman Kanunu’na Muhalefet’ ve ‘Maden Kanunu’na Muhalefet’ suçlarından yargılanıyor

İmamoğlu bu anlama gelen 142 “eyleminden” sorumlu tutuluyor.

Bir de mahkemeyi yargılayacak…

Tabi İmamoğlu’ndan işareti alır da Özgür Özel durur mu?

O da hemen Bakan Akın Gürlek’i “yargılamaya” başlatmıştı.

Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in mal varlığına ilişkin bazı belgeler açıklayarak, Gürlek'in aldığı ve sattığını söylediği mülklerin toplam işlem hacminin 452 milyon TL'yi bulduğunu öne sürmüştü.

Bakan da bunların yalan olduğunu belirterek kendisine dava açtı.

Ancak Özel, eline tutuşturulan “belgeleri” okumaya devam etti ve Gürlek için, "Lüksemburg’da bir yatı var. Orada demirli. Türkiye’den değil, Hollanda’dan alındı” dedi.

Çok dalga geçildiği için ben bir şey demeyeceğim. Bilemem, belki de Gürlek yatını karadan yürütüp, denize kenarı olmayan Lüksemburg’a demirlemiştir.

Aslında muhalefet buna bile inanabilir.

Ama artık muhalefetin de inanamayacağı bir şey var.

Otel odasının kapısını belinde havlu ile açan belediye başkanının masum olabileceği…

60’ına merdiven dayamış bir kart tekenin 4-5 tane metresi olması sanırım artık muhalif tabanın da vicdanını sızlatmıştır.

Nitekim ıslak saçlı bir muhalifimiz de rezaleti “Özgür Özel, Akın Gürlek’i karşısına aldı. Şu günler içerisinde bu yapılacak bir şey mi? Yani her sabah birilerinin operasyonla alındığı bir ülkede sevgilinle otelde kalmak ayrıca bir şuursuzluk” diyerek eleştirdi.

Yani “Neden yapıyorsunuz?” değil, “Neden kameralar üzerinizdeyken yapıyorsunuz?” diyor.

“CHP’nin birlik ve beraberliğe en fazla muhtaç olduğu şu günlerde neden bunu yapıyorsunuz?” diyor.

“Şuurlu olun, iktidara bir gelin ondan sonra yapın ne yapacaksanız” diyor.

Tabi ıslak saçlı muhalifimizin “sevgilinle otelde kalmak” diye meşrulaştırdığı şey, esasen evli bir adamın yarı yaşında bir genç kadınla basılması gibi bir rezalet. Üstelik bu genç hanımlardan daha 5-6 tane var ve biraz da değiş tokuş yapılmaları söz konusu. Yani adam bir CHP Epistein’ına doğru koşuyormuş.

Hakkını verelim olaydan Özgür Özel bile mahcup olup özür diledi ve CHP’nin (Özkan Yalım kadar olmasa da) “dimdik ayakta” olduğunu ifade ederek “İktidar değişimi an meselesidir” dedi.

İktidar değişimini bilemem ama anladım ki CHP hiç değişmez.

@kalemciler