Cumhurbaşkanı Erdoğan: ABD-İran mutabakatı ile bölgemiz rahat bir nefes aldı

Kabine toplantısının ardından konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ile İran arasında imzalanan barış anlaşmasını memnuniyetler karşıladıklarını söyledi. Savaşın başından beri yapıcı bir tavır takındıklarını ifade eden Erdoğan, Türkiye'nin anlaşma konusunda önemli çabaları olduğuna dikkat çekti.

Haber Merkezi Haber Merkezi
Ensonhaber'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyin

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, 2 haftalık aranın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığında yoğun gündemle toplandı.

Toplantının sona ermesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, kameraların karşısına geçti.

Burada açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gündeminde ABD ile İran arasında kalıcı barış konusunda imzalanan mutabakat vardı.

"BÖLGEMİZ RAHAT BİR NEFES ALDI"

Anlaşmayı memnuniyetler karşıladıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı, "İsrail’in tertip ve tahrikleriyle 28 Şubat’ta başlayan savaşta dün gece çok önemli bir adım atıldı.

Amerika ve İran arasındaki çatışmaları sonlandırmaya dönük mutabakata varıldığı açıklandı. Böylece aylardır diken üstünde olan bölgemiz rahat bir nefes almış oldu." dedi. 

"ARABULUCULUK ÇABALARINA ÇOK GÜÇLÜ DESTEK VERDİK"

Savaşın başlamasından bu yana provokasyonlara gelmeyerek sağduyulu, serinkanlı ve diplomasiyi önceleyen bir tutum içinde olduklarını belirten Erdoğan, "Körfez’deki kardeşlerimizle iş birliği içinde hareket ettik. Savaşa benzin dökenlerden değil, barışın sesini yükseltenlerden olduk.

Kardeş ülkemiz Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen çabalara Katar ve Suudi Arabistan’la birlikte çok güçlü destek verdik.

Eş zamanlı olarak bölgemizi daha fazla bölmeyi, kardeş halklar arasında kandan duvarlar örmeyi amaçlayan sinsi oyunlara bigâne kalmadık." ifadelerini kullandı. 

"UFKUMUZDA SADECE BÜYÜK TÜRKİYE VARDIR"

Konuşmasında bölgede tesis edilen barışın yanı sıra yaklaşan NATO zirvesine ve iç gündemdeki gelişmelere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan satırbaşları şu şekilde:

“Bir defa tüm vatandaşlarımız şunu bilsin: İçinde bulunduğumuz ve bölgemizin tarihi bir dönemden geçtiği bu süreçte bizim ufkumuzda sadece büyük Türkiye vardır.Bizim idealimizde Türk milletini hayalleriyle buluşturmak vardır. Bizim hedefimizde bu çağa milletimizin mührünü vurmak vardır.

Menzilinde güçlü, müreffeh, muteber ve muzaffer bir Türkiye’nin olduğu bu yolda durmadan, dinlenmeden yürüyoruz. Burada şu hususu samimiyetle ifade etmek istiyorum: Bu yolculukta elbette zaman zaman sıkıntılarla karşılaşıyoruz. Bu yolculukta tabii ki engellerle, zorluklarla muhatap oluyoruz.

Kimi zaman içeriden, kimi zaman dışarıdan önümüzü kesmeye, hızımızı yavaşlatmaya dönük operasyonlara maruz kalıyoruz. Ama bunlara aldırmadan ülkemize ve milletimize hizmet mücadelemizi azimle sürdürüyoruz. Yönetimde istikrar sorununu çözen sistem sayesinde bugün devletimizin tüm kurumları uyum ve koordinasyon içinde çalışıyor, Türkiye'yi geleceğe taşımanın mücadelesini veriyor.”

"SAVAŞ DEFTERİNİN ARTIK KAPANDIĞINA İNANIYORUZ"

“Her defasında Türkiye’nin hak ve hukukunu kararlı şekilde savunduk. Neticede coğrafyamızla birlikte tüm dünyayı uçurumun eşiğine getiren bu krizde Allah’a hamdolsun tek bir vatandaşımızın dahi burnu kanamadı. Kardeşi kardeşe kırdırmak planları amacına ulaşmadı.

Türkler, Araplar, Kürtler ve Farslar arasında yeni fitne ateşleri yakma girişimleri başarısızlıkla sonuçlandı. Elbette bölgemizde yaşanan korkunç yıkımı, okul sıralarında katledilen masum yavruların dramını, uluslararası hukukun pervasızca ayaklar altına alınmasını hiçbir zaman unutmayacağız.

Ama aralarında masum yavruların da olduğu binlerce sivilin hayatına mal olan bu anlamsız savaş defterinin artık kapandığına inanıyoruz. Bizim de katkılarımızla varılan mutabakattan bölgemiz ve tüm insanlık adına büyük memnuniyet duyuyoruz.”

MUHALEFETE SERT ELEŞTİRİ

“Mutabakatın bölgemizde kalıcı barış ve istikrarın tesisine giden yolu ardına kadar açmasını ümit ediyoruz. Aylar sonra bölgemize ve tüm dünyaya rahat bir nefes aldıran bu önemli mutabakata ulaşılmasında emeği geçen, başta Amerikan ve İran liderliği olmak üzere herkesi gönülden tebrik ediyorum.

Türkiye bu süreçte de üzerine düşeni yapacaktır. Mutabakatın hayırlı olmasını diliyor, Rabbim ülkemizi ve bölgemizi bu tür gerilimlerden muhafaza eylesin diyorum. İran krizinin ilk gününden itibaren hükümetimizin politikalarına destek vermek yerine köstek olmaya çalışanları ise bugün bir kez daha Allah'a ve aziz milletimizin tertemiz vicdanına havale ediyorum.

Gözleri şahsi ikballeri dışında hiçbir şey görmeyenler bilsinler ki biz, sizin Türkiye'ye hiçbir faydası olmayan polemik siyasetinizden yüz çevirdik. Siz dış politika gibi tecrübe gerektiren, bilgi birikimi gerektiren, omurga gerektiren, yerli ve milli duruş gerektiren alanlarda ahkâm kesmekten vazgeçin. Bunun yerine gidin koltuk peşinde koşun, salon kapmaca oynayın, en iyi bildiğiniz iş olan birbirinizin kuyusunu kazın. Biz sizden ihsan istemiyoruz. Gölge etmeyin, bu bize yeter.”

"NATO'DA İTTİFAK BÜNYESİNDEKİ GÖREVLERİNİ YERİNE GETİREN BİR MÜTTEFİK OLDUK"

“2026 yılında Türkiye olarak birbirinden önemli uluslararası zirvelere ev sahipliği yapmaya hazırlanıyoruz. Hiç şüphesiz bunların en başında, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek olan NATO Liderler Toplantısı vardır.

Bildiğiniz üzere Türkiye, 1952 yılında Demokrat Parti iktidarında katıldığı NATO İttifakı'nın en önemli aktörlerinden biridir. Geçmişte bazı görüş ayrılıkları yaşansa da on yıllardır NATO'nun güneydoğu kanadının güvenliği büyük ölçüde ülkemize emanet edilmiştir. Biz de ittifak bünyesindeki görevlerini her zaman layıkıyla yerine getiren, bu uğurda gerektiğinde elini taşın altına koyan bir müttefik olduk.

Hâlihazırda NATO'nun ikinci büyük kara ordusunu sevk ve idare ediyoruz. Dünyanın muhtelif yerlerinde NATO'nun barış misyonlarına en güçlü desteği veren ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyoruz.Ülkemizin savunma yeteneklerini geliştirirken, ittifakın caydırıcılığına da katkıda bulunuyoruz.”

"İTTİFAKTA BAİ ROL OYNAMAYA DEVAM EDECEĞİZ"

“Dünya barışı ve istikrarına önemli katkılar yapan NATO'nun gelecekte de bu misyonunu sağlıklı bir zeminde devam ettirmesinde fayda görüyoruz. Bunun yolu ise NATO'nun üzerine inşa edildiği müttefiklik ruhunun muhafaza edilmesinden geçmektedir. Esasen güçlü bir ittifak ancak güçlü bir dayanışma ve iş birliği zemininde yükselebilir.

Berlin Duvarı'nın yıkılışından beri ittifakın geleceğine dair yazılan kötümser senaryoların hiçbiri gerçeğe dönüşmemiştir. NATO, değişen şartlara ve terörizm gibi asimetrik tehditlere adapte olarak varlığını tahkim etmiştir.

Ülke olarak biz de kapsamlı askerî yeteneklerimiz, son derece dinamik savunma sanayimiz, stratejik önemimiz, jeopolitiğimiz, tarihî ve kültürel derinliğimiz ile ittifakta baş rol oynamaya devam edeceğiz.”

"MİSAFİRPERVERLİK KONUSUNDA PARMAKLA GÖSTERİLEN BİR ÜLKEYİZ"

“Gerek Türkiye'nin ittifak bünyesindeki konumunun gerekse bölgemizde cereyan eden hadiselerin Ankara Zirvesi'ne yönelik ilgiyi ve beklentileri artırdığını görüyoruz. Bu beklentilerin idrakiyle zirvenin, NATO güvenlik mimarisinin yarınlarına yön verecek bir eşik olması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Misafirperverlik konusunda zaten tüm dünyada parmakla gösterilen bir ülkeyiz. Özellikle ev sahipliğinde düzenlenen 2015 yılındaki G20 Antalya Zirvesi, bugün hâlâ standartları belirleyen bir referans teşkil ediyor.

Zirve vesilesiyle Ankara'ya gelecek devlet ve hükümet başkanlarını en güzel şekilde ağırlamak için kapsamlı bir hazırlık içindeyiz. Bugün hem NATO Zirvesi'nde hem de daha sonra gerçekleştirilecek resmî ziyaretlerde kullanılacak Ankara Havalimanı ve bağlantı yollarını açtık.”

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi