ABD'nin İran’a olası saldırında masadaki 7 senaryo

ABD’nin İran’a olası askeri müdahalesi, sınırlı saldırılardan bölgesel savaşa ve küresel enerji krizine uzanan yedi farklı senaryoyu gündeme getiriyor.

ABD'nin İran’a olası saldırında masadaki 7 senaryo
  • ABD'nin İran'a olası askeri müdahalesi, sınırlı saldırılardan bölgesel savaşa ve küresel enerji krizine kadar uzanan yedi farklı senaryoyu içeriyor.
  • BBC'nin değerlendirmesine göre, ABD'nin hedef alabileceği noktalar arasında İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun üsleri ve nükleer altyapısı bulunuyor.
  • En büyük endişelerden biri, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerinden deniz mayınları döşemesiyle küresel ticareti tehdit etmesi ve enerji fiyatlarını yükseltmesidir.

Orta Doğu'da gerilim yükseliyor...

ABD’nin önümüzdeki günlerde İran’a askeri saldırı düzenleyebileceği yönündeki beklentiler artarken olası sonuçlar belirsizliğini koruyor.

MASADA 7 SENARYO

Bir son dakika anlaşması çıkmaz ve ABD Başkanı Donald Trump saldırı emri verirse, bölge ve dünya için yedi farklı senaryo masada.

İngiliz yayın kuruluşu BBC, ihtimalleri değerlendirdi.

1- SINIRLI BİR SALDIRI VE REJİM DEĞİŞİKLİĞİ

Bu senaryoya göre ABD hava ve deniz kuvvetleri, İran Devrim Muhafızları Ordusu ve ona bağlı güçlerin üslerini, balistik füze tesislerini ve İran’ın nükleer altyapısını nokta atışı operasyonlarla hedef alır.

Zayıflamış rejim devrilir ve ülke zamanla demokratik bir yönetime geçer.

Ancak uzmanlara göre bu ihtimal oldukça düşük.

Irak ve Libya örneklerinde Batı müdahalesi rejimleri sona erdirmiş olsa da, istikrarlı bir demokrasi getirmedi. Aksine uzun yıllar süren kaos ve şiddete yol açtı.

2- REJİM AYAKTA KALIR VE POLİTİKALARINI YUMUŞATIR

'Venezuela modeli' olarak tanımlanan bu senaryoda, güçlü ama sınırlı ABD müdahalesi rejimi devirmeden geri adım atmaya zorlar.

İran’ın bölgedeki milis gruplara verdiği desteği azaltması, nükleer ve balistik füze programlarını sınırlandırması ve protestolara yönelik baskıyı gevşetmesi bu çerçevede sayılıyor.

Ancak 47 yıldır değişime direnen İslam Cumhuriyeti yönetiminin bu yönde köklü bir dönüşüm göstermesi pek olası görülmüyor.

3- REJİM ÇÖKER VE ASKERİ YÖNETİM GELİR

Birçok gözlemciye göre en muhtemel senaryo bu.

Rejim halk nezdinde ciddi meşruiyet kaybı yaşasa da, ülke genelinde derin ve güçlü bir güvenlik aygıtı bulunuyor.

Protestoların bugüne kadar sonuç vermemesinin temel nedeni de güvenlik sisteminin çözülmemesi.

ABD saldırılarının ardından oluşacak kaosta, İran’ın büyük ölçüde Devrim Muhafızları kökenli bir askeri yönetim tarafından idare edilmesi ihtimali gündeme gelebilir.

4- İRAN, ABD VE MÜTTEFİKLERİNE MİSİLLEME YAPAR

Tahran yönetimi, olası bir saldırıya misilleme sözü vererek 'parmağımız tetikte' mesajı verdi.

İran, ABD donanmasıyla başa çıkabilecek güçte olmasa da mağaralarda ve dağlık alanlarda gizlenmiş balistik füzeler ve İHA’larla Körfez’deki ABD üslerini hedef alabilir.

Bahreyn ve Katar’daki ABD tesislerinin yanı sıra, İran'ın saldırıya destek verdiğini düşündüğü Ürdün gibi ülkelerin kritik altyapıları da hedef haline gelebilir.

5- BASRA KÖRFEZİ MAYINLANIR

İran’ın, 1980–88 İran-Irak Savaşı’nda olduğu gibi deniz mayınları döşemesi, küresel ticaret için ciddi bir tehdit olarak görülüyor.

Dünyanın en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı, küresel LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sine ve petrol taşımacılığının yüzde 20-25’ine ev sahipliği yapıyor.

Boğazın kapanması ya da riskli hale gelmesi, enerji fiyatlarını hızla yükseltebilir.

6- BİR ABD SAVAŞ GEMİSİ BATIRILIR

ABD Donanması’nın en çok çekindiği ihtimallerden biri, İran’ın 'sürü saldırısı' taktiği.

Bu senaryoda İran, çok sayıda patlayıcı yüklü İHA ve hızlı botu aynı anda kullanarak savunma sistemlerini aşmayı hedefler.

Bir ABD savaş gemisinin batırılması ya da mürettebatından sağ kalanların esir alınması, Washington için büyük bir askeri ve siyasi prestij kaybı anlamına gelir.

Olasılığı düşük görülse de geçmişte USS Cole ve USS Stark saldırıları bu riskin tamamen teorik olmadığını gösteriyor.

7- REJİM ÇÖKER, ÜLKE KAOSA SÜRÜKLENİR

Bölge ülkelerini en çok endişelendiren senaryo da bu.

Rejimin çökmesi halinde İran’ın Suriye, Yemen veya Libya benzeri bir iç savaşa sürüklenmesi ve silahlı çatışmaların patlak vermesi ihtimali bulunuyor.

Yaklaşık 93 milyon nüfusa sahip İran’da yaşanacak bir kaosun, büyük bir insani kriz ve mülteci dalgası yaratmasından korkuluyor.

Uzmanlara göre en büyük risk, ABD’nin askeri yığınağı geri çekmeden 'itibar kaybı' korkusuyla harekete geçmesi ve sonu öngörülemeyen bir savaşın başlaması.