İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, "İsrail benim liderliğim altında İran'ın terör rejimine ve onun vekillerine karşı mücadeleye devam edecektir" dedi. Aynı paylaşımın devamında ise Netanyahu alçak bir iftira ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef aldı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD-İran arasında Pakistan'da gerçekleştirilen müzakerelerin sonucu belirsizliğini korurken İran-İsrail ilişkilerine ilişkin açıklama yaptı.
Netanyahu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "İsrail benim liderliğim altında İran'ın terör rejimine ve onun vekillerine karşı mücadeleye devam edecektir" dedi.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'I HEDEF ALAN ALÇAK PAYLAŞIM
Netanyahu paylaşımının devamında ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik alçakça bir yalanı ortaya attı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kürt vatandaşlarını katlettiğini öne süren soykırımcı Netanyahu, "Erdoğan, bu (vekil) güçlere taviz veriyor ve kendi Kürt vatandaşlarını katlediyor." diyen Netanyahu'nun paylaşımının altına binlerce tepki mesajı geldi.

CEVDET YILMAZ: NETANYAHU'NUN İFADELERİ YOK HÜKMÜNDEDİR
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, zalimlerin korkulu rüyasının, hakikatlerin aydınlığı olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
Soykırım, savaş suçu ve insanlık suçlarıyla yargılanan Netanyahu'nun Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik ifadeleri hakikatlerin ortaya konulmasından duyduğu rahatsızlığın ve suçluluk psikolojisinin dışa vurumu olup, yok hükmündedir. Bölgemizi ateşe sürükleyen, küresel istikrarı tehdit eden bu anlayış, insanlığın vicdanında çoktan mahkum edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde hakikatleri gür bir sesle ifade etmeye, adaletin, uluslararası hukuk ve insani değerlerin yanında olmaya, bölgesel ve küresel düzeyde barışı ve istikrarı savunmaya devam edecektir.
DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI'NDAN YAZILI AÇIKLAMA
Dışişleri Bakanlığı'ndan konuyla ilgili yapılan yazılı açıklamada, "İşlediği suçlar nedeniyle yaşadığımız çağın Hitler'i olarak nitelenen Netanyahu'nun kim olduğu ve sicili bellidir. Adı geçen hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından savaş suçu ve insanlığa karşı suçlardan ötürü tutuklama kararı çıkarılmıştır. Netanyahu yönetimi altındaki İsrail, soykırım iddialarıyla Uluslararası Adalet Divanı'nda yargılanmaktadır." ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, Netanyahu'nun şu anki hedefinin devam eden barış görüşmelerini baltalamak ve bölgedeki yayılmacı politikalarını sürdürmek olduğu aksi takdirde ülkesinde yargılanacağı ve muhtemelen hapis cezasına çarptırılacağı belirtildi.
Bakanlık açıklamasında, şunlar kaydedildi:
Sayın Cumhurbaşkanımızın İsrailli yetkililer tarafından düzeysiz, küstahça ve yalan dolu iddialarla hedef alınması, her platformda dile getirdiğimiz gerçeklerin yarattığı rahatsızlığın bir sonucudur. Türkiye, masum sivillerin yanında olmaya devam edecek ve Netanyahu'nun işlediği suçlardan dolayı hesap vermesi için çaba harcamayı sürdürecektir.
BURHANETTİN DURAN: NETANYAHU DOSTU KALMAMIŞ BİR SUÇLU
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medya hesabından Netanyahu'nun paylaşımına tepki göstererek şunları söyledi:
Gazze’de soykırım gerçekleştiren ve bölgede yedi ülkeye saldıran Netanyahu, çaresizlik içinde Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef almaya cüret etmektedir. Netanyahu, hakkında tutuklama kararları bulunan, dostu kalmamış bir suçludur. Siyasi varlığını sürdürme stratejisi olarak bölgeyi kaos ve çatışmaya sürüklemektedir. Herkes Netanyahu’nun ahlaki değerlere ve başkalarına ders verecek meşruiyete sahip olmadığını bilmektedir. İnsanlığa karşı işlediği suçlardan er ya da geç hesap verecektir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, daha adil, daha huzurlu ve daha güvenli bir dünya için zalimlere karşı mücadelesini sürdürmeye devam edecektir.

VİDEO PAYLAŞTI
Binyamin Netanyahu, ilk paylaşımının ardından yayımladığı video mesajında İran ve Lübnan'a karşı saldırılara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Netanyahu, "İran'a yönelik saldırılarımız henüz sona ermedi. Yapacak daha çok işimiz var." ifadelerini kullanarak saldırı tehdidini sürdürdü.
Haziran 2025'te 12 gün boyunca düzenledikleri saldırılar öncesi İran'ın nükleer silah üretmeye çok yakın olduğu iddiasını yineleyen Netanyahu, geçen yıl ve 28 Şubat’ta düzenledikleri iki saldırı olmasaydı İran’ın “çoktan nükleer silaha sahip olacağını” iddia etti.
Netanyahu, sağlanan geçici ateşkes için talebin Tahran yönetiminden geldiğini ileri sürdü.
Lübnan'la başlatılacağı duyurulan doğrudan müzakerelere ilişkin Netanyahu, "Gösterdiğimiz güç sayesinde Lübnan, geçtiğimiz ay doğrudan barış görüşmelerine başlamak için birkaç kez girişimde bulundu." dedi.
Netanyahu, doğrudan müzakereleri iki şartla onayladığını savunarak, bunların "Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve nesiller boyu sürecek gerçek bir barış anlaşması" olduğunu ileri sürdü.
TÜRKİYE'NİN BARIŞ İÇİN DOKUDUĞU MEKİK NETANYAHU'YU RAHATSIZ ETTİ
28 Şubat'ta savaşın başlamasından bu yana Türkiye Cumhuriyeti, tüm kurumlarıyla bu savaşın önlenebilmesi ve barışın tesis edilebilmesi için çaba ortaya koydu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve MİT Başkanı İbrahim Kalın, Körfez ülkelerindeki mevkidaşlarıyla birlikte İran ve ABD tarafıyla da iletişim kurabilen nadir ülkelerden biri oldu.
Özellikle Türkiye-Pakistan-Mısır üçlüsünün girişimlerine öncülük eden Türkiye Cumhuriyeti'nin bu konsorsiyum girişimleri dünya medyasına da yansıdı.

MİT, SÜREÇ BOYUNCA BARIŞ İÇİN YOĞUN GAYRET GÖSTERDİ
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), çatışmaların ilk aşamasından itibaren devreye girerek taraflar arasında temas kurdu.
Hem ABD-İsrail bloğu hem de İran ile iletişim kurabilen nadir istihbarat teşkilatlarından biri olan Milli İstihbarat Teşkilatı, krizin tırmanmasını önlemek için kritik rol üstlendi.
Bu kapsamda, taraflar arasında iletişim kanallarının açık tutulması, yanlış anlaşılmaların önüne geçilmesi ve gerilimi düşürecek mesajların iletilmesi sağlandı.
MİT’in yürüttüğü çalışmalar çerçevesinde; çatışmanın yayılmasının önlenmesi, ateşkes seçeneklerinin değerlendirilmesi ve diplomatik çözüm yollarının belirlenmesi için çok sayıda ülkeyle temas sağlandı. ABD, İran, Irak, Pakistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Kuveyt, Mısır, İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya ile eş güdüm halinde görüşmeler gerçekleştirildi.

TAHLİYE VE İNSANİ YARDIM TALEPLERİNE DE CEVAP VERİLDİ
Öte yandan MİT, İran’daki mevcut kriz ortamının Türkiye’ye olası etkilerini de yakından takip etti. Bu kapsamda, İran içinde etnik temelli çatışmaların önlenmesi ve bölgesel istikrarsızlığın derinleşmemesi için çeşitli girişimlerde bulunuldu.
Ayrıca çatışma bölgelerinde bulunan sivillerin tahliyesi ve insani yardım taleplerine destek verildi.
Güvenlik boyutunda da önlemler artırıldı. Türkiye’de yaşanabilecek olası casusluk faaliyetlerine karşı ilgili birimler tarafından sıkı tedbirler alınırken, “Terörsüz Türkiye” sürecinin olumsuz etkilenmemesi adına da hassas bir çalışma yürütüldü.