Osmanlı'dan günümüze gelen belgeler, Evleya Çelebi'nin hatıraları, mutfak defterleri ve gravürler, o dönemde yaşanan ritüelleri gözler önüne seriyor.
Osmanlı’da bayram sofraları, hem sarayda hem de halk arasında oldukça görkemli ve anlam yüklüydü.
Özellikle Osmanlı İmparatorluğu döneminde bayram yemekleri sadece bir öğün değil; paylaşma, ikram ve sosyal dayanışmanın en güçlü göstergelerinden biriydi.
SARAYDA BAYRAM SOFRALARI
Bayram sabahı padişah ve saray erkânı genellikle Topkapı Sarayı’nda toplanırdı. Bayram namazından sonra büyük bir bayram sofrası kurulurdu.
Bu sofralarda en çok bulunan yemeklerin şunlar olduğu belgeleniyor:
-Kuzu tandır veya fırında kuzu eti
-İç pilav (üzümlü, bademli, kuş üzümlü)
-Baklava (özellikle bayramın en önemli tatlısıydı)
-Güllaç (özellikle Ramazan Bayramı’nda)
-Zerde (saray mutfağının klasik tatlılarından)
-Şerbetler (gül, demirhindi, vişne şerbeti)

GÜMÜŞ VE ALTIN TABAKLARDA SERVİS
Sarayda yemekler altın ya da gümüş tabaklarda servis edilirdi. Ayrıca padişah, bayramda askerlere ve saray çalışanlarına özel yemek dağıtılmasını emrederdi. Bu da bayramın sadece bir şölen değil, bir paylaşma günü olduğunu gösterir.

HALK ARASINDA BAYRAM SOFRALARI
Saray kadar görkemli olmasa da halkın bayram sofraları da oldukça zengindi.
En yaygın bayram yemekleri:
-Etli pilav
-Dolma (asma yaprağı ya da biber dolması)
-Börek (özellikle su böreği)
-Tatlı olarak baklava veya kadayıf
-Ev yapımı şerbet

BAYRAMLAŞMA
Bayram sabahı herkes en güzel kıyafetlerini giyer, namazdan sonra büyük aile sofraları kurulurdu. Komşulara tabakla yemek gönderme geleneği de çok yaygındı

BAYRAMIN EN ÖNEMLİ GELENEĞİ: İKRAM
Osmanlı’da bayram sofralarının en belirgin özelliği “ikram kültürü”ydü. Misafire şu üç şey mutlaka sunulurdu:
-Tatlı (özellikle baklava)
-Kahve
-Şerbet
Bugün bayramda tatlı ikram edilmesinin kökeni Osmanlı’ya dayanıyor. Çocuklara şeker dağıtılması geleneği de o dönemden geliyor.