Sürdürülebilirlik ve lojistik e-ticaret işletmelerini rekabette öne geçiriyor

DHL eCommerce’ün 2025 İşletmelere Özel E-Ticaret Trendleri Raporu’na göre işletmelerin yüzde 64’ü sınır ötesi satış yapıyor, yüzde 86’sı ücretsiz teslimat ve iade seçeneğinin satışları artırdığını belirtiyor, yüzde 43’ü üç veya daha fazla lojistik hizmet sağlayıcıyla çalışıyor ve yüzde 85’i sürdürülebilirliği faaliyetlerinin merkezine alıyor

Sürdürülebilirlik ve lojistik e-ticaret işletmelerini rekabette öne geçiriyor
  • DHL eCommerce’ün raporuna göre, e-ticaret işletmelerinin büyük bir kısmı sınır ötesi satış yaparken, lojistik hizmet kalitesi ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımlar rekabet avantajını artırıyor.
  • İşletmelerin çoğu, ücretsiz teslimat ve iade seçeneklerinin satışları olumlu etkilediğini belirtiyor ve sürdürülebilir çözümler sunma konusunda adımlar atıyor.
  • Ayrıca, yüksek teslimat maliyetleri ve gümrük süreçleri, uluslararası satışların önündeki önemli engeller olarak öne çıkıyor.

DHL eCommerce Türkiye; ABD ve İngiltere’nin de dahil olduğu 19 ülkede faaliyet gösteren e-ticaret işletmelerinin katılımıyla hazırladığı İşletmelere Özel E-Ticaret Trendleri Raporu’nu yayınladı.

Farklı sektörlerdeki binlerce küçük, orta ve büyük ölçekli online perakendecinin satış stratejilerini, operasyonel önceliklerini ve küresel pazarlara bakışını ortaya koyan rapor, e-ticaret ekosisteminin sürdürülebilirlik, sınır ötesi satışlar ve lojistik deneyimiyle yeniden şekillendiğini gösteriyor.

Raporu değerlendiren DHL eCommerce Türkiye CEO’su Kağan Gündüz, e-ticarette rekabetin üç temel eksende arttığını belirterek, “2025 itibarıyla sektörün sürdürülebilirlik, lojistik deneyimi ve sınır ötesi büyüme etrafında güçlenen bir dönüşüm yaşadığını görüyoruz. Bu başlıklar artık satış dönüşümünü doğrudan etkileyen, markaların değerini yükselten ve rekabet avantajını kalıcı hale getiren stratejik unsurlar haline geldi. E-ticaret daha şeffaf, daha çevreci ve daha hızlı çalışan yeni bir modele doğru ilerliyor. Özellikle de lojistik altyapısı, müşteri memnuniyetinin de ötesinde bir rekabet avantajına dönüşmüş durumda. DHL eCommerce olarak biz de hızlı, güvenli ve sorumlu bir hizmet anlayışıyla işletmelere destek oluyoruz.” diye konuştu.

E-TİCARETTE SINIRLAR AŞILIYOR

DHL eCommerce İşletmelere Özel E-Ticaret Trendleri Raporu, e-ticaret işletmelerinin küresel pazarlarda entegrasyonunun hızlandığını ortaya koyuyor. İşletmelerin yüzde 64’ü artık sınır ötesi satış yapıyor. Büyük ölçekli şirketlerde bu oran yüzde 81’e kadar çıkıyor. Almanya, Fransa ve ABD en yoğun satış yapılan ülkeler olurken, işletmelerin yüzde 62’si yabancı kullanıcılar için yerel dil ve para birimi seçenekleri sunarak müşteri deneyimini iyileştiriyor. Buna karşın, yüksek teslimat maliyetleri (yüzde 53), iade giderleri (yüzde 41) ve gümrük süreçleri (yüzde 36), uluslararası satışın önündeki temel zorluklar olarak öne çıkıyor.

LOJİSTİK: SATIŞA GİDEN GİZLİ GÜÇ

Teslimat ve iade süreçleri, e-ticarette satın alma kararının belirleyicisi haline geldi. Rapora göre işletmelerin yüzde 96’sı, sundukları lojistik deneyimin satış için önemli olduğunu belirtiyor. Ücretsiz teslimat ve iade seçeneği sunanların yüzde 86’sı, bunun satışları doğrudan artırdığını söylüyor. Özellikle Türkiye, Hindistan, Tayland gibi ülkelerdeki işletmeler bu yöntemi uyguluyor.

İşletmeler daha hızlı ve daha esnek çözümler sunabilmek için lojistik iş ortaklarının sayısını artırmaya gidiyor. Şirketlerin yüzde 43’ü üç veya daha fazla lojistik hizmet sağlayıcıyla çalışıyor. Bu oran büyük işletmelerde yüzde 57’ye, toptancılarda yüzde 53’e çıkıyor.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ARTIK BEKLENTİ DEĞİL, YENİ STANDART

Raporun en dikkat çekici bulgularından biri, sürdürülebilirliğin işletmeler için bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiş olması. E-ticaret işletmelerinin yüzde 85’i sürdürülebilirliği faaliyetlerinin merkezine aldığını belirtiyor. Büyük işletmelerde bu oran yüzde 91’e ulaşıyor. Türkiye’deki perakendecilerin yüzde 80’i sürdürülebilir teslimat seçenekleriyle öne çıkıyor.

“Azalt, tekrar kullan ve geri dönüştür” anlayışıyla faaliyet gösteren işletmeler, plastik ve gereksiz ambalajı azaltma (yüzde 84), geri dönüşüm talimatları sunma (yüzde 80) ve ikinci el modellerine yönelme (yüzde 71) gibi adımlar atıyor. Türkiye’deki işletmelerin yüzde 59’u plastik ve gereksiz ambalaj kullanımını azaltıyor.

Dünya genelinde tüketicilerin yüzde 35’i sürdürülebilirlik beklentisi karşılanmadığında alışverişten vazgeçtiğini söylerken bu tablo, sürdürülebilir uygulamalar olmadan uzun vadeli müşteri sadakatinin mümkün olmadığını açıkça gösteriyor.

TÜRKİYE’DE ÖDEME SEÇENEKLERİ ÜRÜNLERİ SEPETTE BIRAKIYOR

Rapor, online işletmeleri ziyaret eden tüketicilerin, sepete attıkları ürünü satın almadan terk etme nedenlerine de değiniyor. İşletme sahipleri, tüketicilerin alışverişten vazgeçme nedenlerinin her zaman kararsızlıktan kaynaklanmadığını, stokta ürün olmaması ve ödeme seçeneklerinin yetersiz bulunması gibi sebeplerin de buna yol açtığını belirtiyor. Özellikle Türkiye’deki tüketicilerin sepette ürün bırakma sebepleri arasında sınırlı ödeme seçenekleri (yüzde 24) ve gümrük masrafı (yüzde 22) yer alıyor. İşletmeler bu durumu tersine çevirmek için indirim, sadakat ödül programı gibi imkanlar sunuyor.

KAMPANYA DÖNEMLERİNDE FİYAT DEĞİL, DENEYİM YARIŞIYOR

İşletmelerin yüzde 56’sı kampanya dönemlerinde satışların yükseldiğini belirtse de, rapora göre tüketiciler artık yalnızca fiyata değil, lojistik hızına, iade kolaylığına ve sürdürülebilir seçeneklere daha fazla odaklanıyor. Bu durum, indirim dönemlerinde rekabet avantajının lojistik ve sürdürülebilir uygulamalar üzerinden şekillendiğini ortaya koyuyor.