Gençler evlenmek ve çocuk sahibi olmak istiyor
UNFPA'nın Dünya Nüfus Günü için hazırladığı rapor, gençlerin hayallerine, tercihlerine ve gelecek planlarına odaklanıyor. Rapor, gençlerin ilişki kurma ve aile olma konusundaki düşüncelerini detaylı şekilde ele alıyor.
Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA), Dünya Nüfus Günü (11 Temmuz) kapsamında bu yıl "Hayatlar, Tercihler ve Gelecekler: Gençler Ne İstiyor, İlişki ile Ebeveynlik Kararlarını Neler Şekillendiriyor?" başlıklı yeni küresel raporunu yayımladı.
Rapor, gençlerin ilişki kurma, evlilik, ebeveynlik ve geleceğe ilişkin kararlarını şekillendiren etkenlere dair bugüne kadar sunulan en kapsamlı küresel veri kaynağı olma özelliğini taşıyor.
"ANKETE GÖRE, GENÇLER HALA AİLE KURMAK İSTİYOR"
73 ülkeden yaklaşık 109 bin gençle gerçekleştirilen "Demografik Gelecekler Araştırması"nın bulgularının açıklandığı raporun en dikkat çekici bulgusu; sanılanın aksine gençlerin hala aile kurmak ve çocuk sahibi olmak istediği gerçeği.
HER 10 GENÇTEN 8'İ ÇOCUK SAHİBİ OLMAK İSTİYOR"
Her 3 gençten 2’sinden fazlası evlenmek, her 10 gençten 8'i ise çocuk sahibi olmak istediğini söylüyor.
Gençlerin ideali ise en az iki çocuklu bir aile.
Ancak ekonomik belirsizlik, barınma sorunu, güvenceli işe erişim, cinsiyet eşitsizliği ve geleceğe ilişkin kaygılar nedeniyle araştırmaya katılan gençlerin büyük çoğunluğu bu hayallerini ertelemek ya da tamamen vazgeçmek zorunda kaldığını ifade ediyor.
Evlenmek isteyen 25-39 yaş grubundaki her 4 kişiden biri bekar ve bir ilişkisi de bulunmuyor.
DÜNYA VE TÜRKİYE'DEKİ GENÇLER
Dünya genelinde bugün 15-24 yaş arasında 1,2 milyar genç yaşıyor. Bu sayının 2030 yılına kadar yaklaşık 1,3 milyara ulaşması bekleniyor.
Türkiye’de ise 2026 yılı itibariyle 12,7 milyon genç yaşıyor ve bu sayı toplam nüfusun yüzde 14,8'ini oluşturuyor. Bu nedenle gençlerin sağlığına, eğitimine, becerilerine ve istihdamına yapılacak yatırımlar, yalnızca onların geleceği için değil, aynı zamanda ülkelerin ekonomik, sosyal ve demografik geleceği açısından da kritik önem taşıyor.

TÜRKİYE'DEKİ TABLO
Global trendlere paralel olarak, Türkiye'de de doğurganlık hızı düşüyor ve nüfus yaşlanıyor.
2026 itibariyle toplam doğurganlık hızı 1,42'ye gerilemiş durumda. Buna karşın daha önce yapılan ulusal araştırmalar, ailelerin ideal çocuk sayısının hala ortalama 2,8 olduğunu ortaya koyuyor.
Bu durum, sorunun insanların artık çocuk istememesi değil; pek çoğunun istedikleri aileyi kurabilecek koşullara sahip olmaması olduğunu gösteriyor.
Öte yandan ebeveyn olmak, kadınların çalışma hayatını erkeklere kıyasla çok daha fazla etkiliyor. Üç yaşın altında çocuğu bulunan kadınların yalnızca yüzde 27'si çalışırken, aynı hanelerde yaşayan erkeklerde bu oran yüzde 91'e ulaşıyor.
Buna paralel şekilde, UNFPA Türkiye’nin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile yaptığı analiz ise özel sektörde çalışan kadınların yüzde 56,5'inin doğumdan sonraki ilk bir yıl içinde işini bıraktığını gösteriyor.