Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde derin izler bırakan dönemlerden biri kuşkusuz 1990’lı yıllardı.
Özellikle Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde artan çatışma ortamı, devlet içindeki karanlık yapılarla anılan faili meçhul cinayetler ve zorla kaybettirmelerle hafızalara kazındı.
Bu dönemin en çarpıcı simgelerinden biri ise Beyaz Toros olarak bilinen Renault marka otomobiller oldu.
Beyaz Toroslar, toplumsal hafızada hala merak uyandırmaya devam ediyor.
Peki, Beyaz Toros olayı nedir, nasıl ortaya çıktı ve neden bu kadar önemli bir sembol haline geldi? İşte derlediğimiz bilgiler...

BEYAZ TOROS'A BİNMEK
Halk arasında “birini Beyaz Toros’a bindirdilerse bir daha geri dönemez” algısı yerleşmişti.
Araçlar çoğu zaman sivil görünümlü kişilerce kullanılıyor; “polisiz, bizimle gelmeniz gerekiyor” denilerek insanlar zorla araca bindiriliyordu.
Ardından bu kişilerin bir kısmı aylar sonra ölü bulunuyor, bir kısmından ise bir daha haber alınamıyordu.
Beyaz Toroslar, özellikle JİTEM bağlantılı operasyonlarla özdeşleşti. “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım gibi isimler bu dönemin faili meçhul olaylarında öne çıktı.

BEYAZ TOROS'UN ANLAMI
Beyaz Torosların tercih edilmesinin resmi bir açıklaması olmamakla birlikte, devletin işlediği suçları gizlemek için beyaz rengin seçildiği düşünülmektedir.
Bu araçlar bazen sadece korkutma amacıyla sokaklara park edilerek, "gözümüz üzerinizde" mesajı vermek için kullanılmıştır.