- CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu'nu ziyaret etti.
- Görüşme sonrası Özel, suç örgütü lideri Aziz İhsan Aktaş'ın cezaevi duruşmasına ayrıcalıklı şekilde girişine tepki gösterdi.
- Özel, siyasi gündem ve iş birliğine dair açıklamalarda bulundu.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 18 Ocak'ta yapılan İYİ Parti Dördüncü Olağan Kurultayı'nda yeniden genel başkan seçilen Müsavat Dervişoğlu'na hayırlı olsun ziyareti için İYİ Parti Genel Merkezi'ne geldi.
Görüşmenin ardından iki lider ortak basın toplantısı düzenledi.
"CHP, DARBEYİ ARATMAYACAK BİR SALDIRI ALTINDADIR"
Özgür Özel, şunları söyledi:
Siyaseten CHP, darbe dönemlerini aratmayacak şekilde bir saldırı altındadır. Darbe tüm siyaset kurumunu bir bütün olarak hedef almaktadır ve o zor günler tüm siyaset kurumuyla birlikte katlanılan, göğüslenilen ve yeniden demokrasi için çaba sarf edilen dönemlerdir.
Bu zorlu bir yıllık sürecin içinde bir yandan da CHP'ye yapılan yargı darbesi, arkadaşlarımıza yapılan haysiyet suikastları tartışılırken bir yandan da toplum, alınan ya da alınmayan her kararla biraz daha ezilmeye devam etmiştir.
"TEK UMUT ERKEN SEÇİM SANDIĞI"
Amerika'nın, İsrail'in, önümüzdeki süreçte İran'da yaşanabilecekler, Suriye'de ortaya çıkan tablo ve Amerika ile İngiltere'nin kazanması için Türkiye'ye kaybettirmeye çalışılan ve Sayın Erdoğan'ın Trump ile kurmuş olduğu muhtaçlık ilişkisi üzerinden, oralarda meşruiyet araması üzerinden ortaya çıkan tablodaki tüm riskleri değerlendirme, görüş alışverişinde bulunma imkanı da bulduk.
Biz bundan sonraki süreçte CHP olarak artık emeklinin, işçinin, çiftçinin, esnafın bu iktidardan bir umudunun kalmadığını, tek umudun artık bir erken seçim sandığı olduğunu ve bu konudaki yaklaşımımızı da bir kez daha ifade ettik.
"KUSURU OLAN VARSA CEZALANDIRILMASINA HİÇBİRİMİZ KARŞI ÇIKMAYIZ"
Gerçeklerin yanıtlarının verilmesi noktasında bir canlı yayından mahrumuz. Öncelikle bu konuyu ortaya koymak ve Sayın Bahçeli'ye, Sayın Erdoğan'a bunu bir kez daha hatırlatmak lazım.
O günlerde 'canlı yayın' diyordunuz da bugünlerde neden caydınız bu canlı yayından? Siz iddianamelerde ne olacağını sanıyordunuz?
Koskoca CHP'nin Genel Başkanı'nın, belediye başkanlarına bu kadar güvenmesinin altında blöf mü var sandınız? Yoksa yapılan şantaj boşa mı çıktı?
İşte iddianameler ortada. Sorular soruluyor, cevaplar veriliyor. Kusuru, hatası olan varsa ne onun yargılanmasına ne cezalandırılmasına hiçbirimiz karşı çıkmayız.

"560 MİLYAR YOLSUZLUK OLSAYDI BEN O SALONA GİREBİLİR MİYDİM"
Ben o salondayım. O salonda duyup da beni mahcup edecek bir şey olsa ben o salona girebilir miyim? Beni o yolda yürütürler mi?
O iddialar doğru olsaydı, Ekrem Başkan ve arkadaşlarımızın bulunduğu, boş valizlerle girip dolarlarla çıktıkları toplantıların görüntüleri olsaydı ben sokakta yürüyebilir miydim? Parkeyi kaldırıp da İBB'de parkenin altından 2 milyon euro çıkan görüntüler olsaydı ben o mahkemeye gidebilir miydim?
O iddianameler olsaydı, eklerinde bu videolar olsaydı, delillerinin yüklendiği portallara söyledikleri gibi bin 200 tane cep telefonun alınıp delegelere dağıtılsaydı, 560 milyar yolsuzluk olsaydı ben o salona girebilir miydim?
"770 YILLA YARGILANAN KİŞİNİN ETRAFINDA 15 TANE DEVLET KORUMASININ İŞİ NEDİR?"
Aziz İhsan Aktaş da Erdoğanların kapıdan girdi. Sayın Erdoğan'ın atadıklarının kapısından girdiler. Aynı yerde oturdular, o kapıdan çıktılar gittiler. Benim oraya gittiğim araba partime ait. Aziz İhsan Aktaş'ın oraya geldiği arabanın kime ait olduğunu hepimiz biliyoruz.
Ve Aziz İhsan Aktaş'ın etrafında ana muhalefet partisinin genel başkanına devletin verdiği korumalardan çok koruma vermişler, Aziz İhsan Aktaş'ı koruyorlar. Kimi, kimden koruyorsunuz? Kimi, hangi kapıdan sokuyorsunuz?
770 yılla yargılanan ve iddianamede 'suç örgütü lideri' olarak tanımlanan kişinin etrafında 15 tane devlet korumasının işi nedir?
