Ensonhaber, Türkiye gündemini belirlemeye devam ediyor...
Ensonhaber YouTube kanalında İlyas Efe Ünal'ın sunumuyla izleyicilerin karşısına çıkan Son Durum programının konuğu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu oldu.
BAKAN URALOĞLU VATANDAŞLARIN SORULARINI CEVAPLADI
Programda, sokağın nabzı da stüdyoya taşındı.
Bakan Uraloğlu, sokak röportajlarımızda vatadaşlardan gelen sorulara doğrudan yanıt verdi.

SORU: Sosyal medyada çocuklara yönelik kısıtlamalar olacak mı?
CEVAP:
" Konuyla ilgili Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızla çalışıyoruz. Epey bir şekle getirdik. 13-16 yaş arasında ebeveyn iznine, 13 yaş altında da tamamen kullanılmamasına yönelik bir çalışmamız var. Zaten dünyada da bunun birçok örnekleri var. Bazı sosyal medya platformları da mesela çocukların kullandığı profillerde bazı ekranları flulaştırıyorlar, onların kullanımını biraz izne tabi tutuyorlar. Bu artık bu yasama dönemine yetişecek gibi durmuyor. Önümüzdeki yasama döneminde onu Meclisimizin takdirine sunalım diye düşünüyoruz. "

SORU: Üçüncü köprüden demir yolu geççecek mi?
CEVAP:
"Eyvallah. 3. köprüden demiryolu geçecek. Bu sene ihalesini yaparız, seneye başlarız ona inşallah. Yani Gebze-Sabiha Gökçen-Yavuz Sultan Selim Köprüsü-İstanbul Havalimanı ve Halkalı arasında olmuş olacak. Bir 4 yıllık periyotta bitiririz onu inşallah. İstanbul'un ulaşımı noktasında biz hep şunu söylüyoruz: İstanbul'un ulaşımı, yüzeyden mutlaka yapılacak işler var, köprülü kavşaklar, yeni hatlar ama bunlar sınırlıdır. Yani mevcut kapasiteyi bir miktar daha artırabiliriz İstanbul'da. İstanbul’un çözümü esas yer altına inmektir, metrolar yapmaktır. İstanbul'un yaklaşık 1.000 kilometre metro hattına ihtiyacı var. Bunu bizim Bakanlığımız gerekli çalışmaları yaptı ve tespit etti.
Şu anda 387, yanlış hatırlamıyorsam. Dolayısıyla aşağı yukarı 600 km daha yeni metro hattına ihtiyaç var. Devam edenler gerçekten çok çok sınırlı. Dolayısıyla biz, gelecek 5 yıl, gelecek 10 yıllık projeksiyonda metroları mutlaka biz yapmamız lazım. Tabii burada sizin sorduğunuz "60 milyon euro ne oldu?" sorusuyla da biraz cevaplamıştım. Burada yerel yönetim istemediği takdirde bizim el atmamız söz konusu değil. Kanun onlara vermiş o yetkiyi. Ha, ilerleyen zamanda merkezi hükümet böyle bir kanuni düzenleme yapar da bunu alabilir mi? Elbette bunlar konuşulabilir ama beklentimiz herkesin görevini yapması noktasındadır. "

SORU:Engelli vatandaşlara ulaşımla ilgili hangi kolaylıklar sağlanacak, İBB'nin bazı hakları iptal edeceği iddiası doğru mu?
CEVAP:
"(Engelli vatandaşların haklarının iptal edilmesine yönelik bir çalışmanın olup olmadığını) Ben bilmiyorum. Hani bizim böyle bir çalışmamız yok. Ben bilmiyorum. Bu engelli araçları ile ilgili bir düzenleme yapılmıştı biliyorsunuz, daha çok yerli olsun, işte süreleri şunlar olsun... Çünkü orada maalesef suistimaller vardı. Ama engellilerin diğer hakları ile ilgili bir çalışmanın olmadığını, biz de ulaşım sistemlerinde engellilerin gerçekten hani bir dünya imkanları var, onlara sağlıyoruz. Bir de onların erişimi noktasında birçok şey yaptık. Elbette yapmamız gereken işler de var, onları da bir taraftan yapıyoruz. "

SORU: Köprü ücretleri çok yüksek, ödediğimiz paralarla bir köprü daha yapılabilirdi, bu kar mı zarar mı?
CEVAP:
"Biraz önceki sizin sorunuzla bağdaştıralım. Şimdi biz Yap-İşlet-Devret projelerini ya da bir projeyi üç yöntemle yapabiliriz: Bir, milli bütçeden. İki, dış kredi alırsınız. Üç, Yap-İşlet- Devret'le yaparsınız. Yap-İşlet-Devret modeli hem bir finansman hem de bir yapım modelidir.
Dünyadaki en hızlı yapılan işlerden bir tanesidir. Mesela bakın, Aydın-Denizli Otoyolu 165 km, 3,5 yılda yapıldı. 3,5 yıl bile değil. Normalde siz bunu yaptırma şansınız yok. Niye? Çünkü zamana karşı yarıştırıyorsunuz.
Sizin imkânınız neye yetiyorsa, ülkenin kredi limitleri, imkânları neyse, ona göre bu üç yöntemden bir tanesine karar verirsiniz. Eğer Yap-İşlet-Devret projesine karar vermişseniz, o projeyi finanse edecek krediyi hangi şartlarla temin edebilirim diye düşünürsünüz. Garantileri de hem geçiş sayılarını hem de ücretleri de buna göre koyarsınız. Orada bir taraftan fiili geçmesini beklediğiniz araçlarla, krediyi karşılayabilecek olan rakamın ne olduğuna bakarsınız. Buna göre karar verirsiniz.
Şimdi Osmangazi Köprüsü'nde 40.000 garanti vermişiz, bugün ortalama geçen 65.000. Ama garantiyi, parasal olarak indirim yaptığımız için, yani 50 dolar olması gereken ücreti biz 20 dolarlara düşürdüğümüz için, hani orada birazcık daha bir zaman gerekiyor. Ama ülke anlamında baktığımız zaman her halükârda kârlıyız. Niye? Çünkü 98 km Körfez'i bypass ediyoruz. Yani siz şu anda aşağıda, bakın o feribotlarla günlük 8.000 civarında araç taşınıyor. Hadi kapasiteyi artıralım,
15.000 taşıyalım, 20.000 taşıyalım. Peki biz 65.000 aracı nereden geçirecektik? Yani böyle bakmak lazım.
Devletin cebinden para çıkmamasını şöyle ben... Buradaki yatırım sırasında bir finansman maliyetine katlanmıyorsunzu, yapım sırasında yani hakikaten orada bir ödeme yapmıyorsunuz. Ne zaman? Bitip de başladıktan sonra, sizin garanti ettiğiniz ücretle geçen araç arasındaki farkı ödemiş oluyorum. Bu da artık belli zaman dilimlerinde iyice yaklaştı. Ben size şunu söyleyeyim bu vesileyle:
Bakın, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü 2028'de, Kuzey Marmara'nın tamamını 2030'da, Osmangazi Köprüsü ve İzmir Otoyolu'nun tamamını 2034'te biz devralmış olacağız. Bunlar kamunun kaynağı, kamunun malı bunlar. Hepimizin malı. Ve onları devraldığımızda artık Türkiye'nin özellikle ulaştırma alanında bir ödenek ihtiyacı olmayacak. Dolayısıyla bizim ödediğimiz her para kendimiz içindir, yani oradaki şirketlerin değildir.
Tabii, devralacağız. Gerek kendimiz işletebiliriz, gerek bir işletmeciye verebiliriz, gerek ücretsiz yaparız. Ama kullanılan, bu kadar yatırım yapılmış olanın ücretli olması da normaldir. Biz zaten zorunlu olarak ücretli hale getiremeyiz; alternatifi yoksa siz bir yolu ücretli Yapamazsınız. Alternatifini mutlaka tesis etmiş olmanız lazım. "

SORU: Trenlerde yoğunluk çok fazla, daha sık seferler yapılacak mı?
CEVAP:
"Bu özellikle Marmaray'da mesela, son günlerde bizim gündemimize geldi. Orayı biz işletiyoruz. Birazcık daha tren seferlerini artırabilir miyiz diye arkadaşlarımızla hem teknik ve güvenlik noktasında bir çalışma yapıyoruz. Diğer işlettiğimiz metrolarda, hani bizim işlettiğimiz, Bakanlık olarak işlettiğimiz metrolarda ayrıca bir problem olmadığını söyleyebilirim. Daha çok İstanbul Büyükşehir'in işlettiği metrolar... Hani o noktada da kendilerinin tespitleri var, biz de zaman zaman onları yönlendirmeye gayret ediyoruz."