- Fatma Şahin, 2014'te Gaziantep'in su sorununu erken görüp çözümler geliştirdi.
- Helete'den Gaziantep'e su getirmek için büyük projeler yaptıklarını ve bu çalışmaların kentin su sıkıntısını önlediğini belirtti.
- Şahin, güneş enerjisi maliyetlerinin düşmesiyle Fırat'tan su getirme projelerini de planladıklarını söyledi.
FATMA ŞAHİN'İN GÜNDEMİ DEĞERLENDİRDİĞİ BÖLÜMÜN TAMAMINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Ensonhaber'e konuk oldu. Gazeteci Çağlar Cilara'nın sorularını yanıtlayan Şahin, Gaziantep'in su sıkıntısı çekmemesinin ardındaki büyük çalışmayı anlattı.
İstanbul, Bursa ve Ankara'da yaşanan su sıkıntıları gündemden düşmezken Şahin, yaptığı başarılı çalışmalar sayesinde Gaziantep'te yaşayan vatandaşları mağdur etmedi.
Fatma Şahin'in su sorununa dair devam eden açıklaması şöyle;
"BU ÖNGÖRÜ BELEDİYECİLİĞİ"
Ama ilk sunumda bana "15 gün içinde eğer yağmur yağmazsa su kesintileri başlıyor" bu dediğim 2014 yılında. Diyecekler ki; "İlk kez bir kadın büyükşehir belediye başkanı seçildi, bunu nasıl yönetecek." Ama ben mühendisim.
Benim öbür sapkam çok önemli. Benim 15 yıllık özel sektör tecrübem ve iyi bir eğitimim var. Dedim ki; arkadaşlar bizim su önceliğini masaya koymamız ve suyu yönetmemiz lazım.

"TÜNELLERİ AŞTIK, ŞEHRE SU AKITTIK"
Veysel bakanın yanına gittik. "Başkanım söylediğin şey büyük bir proje, yakın çevrede su yok" dedi. İlk getireceğimiz su Helete'den geliyor. Helete dediğimiz 120 kilometre. Araba geçen, çelik borularla tünel açıyorsun.
Sayın Cumhurbaşkanımızın 1994 yılında Melen'de yaptığı su projesinin bir benzeri. Çok büyük bir iş. O zaman hatırlarsınız, İstanbul'un da büyük bir su sorunu vardı ama Melen'le birlikte İstanbul'un su sorunu gündemden çıktı.
Oradan aldığımız büyük bir ilham var, 94 ruhu var, bizim mühendisliğin getirdiği bir altyapı var. Biz projeyi ürettik. Veysel bakanım dedi ki, "Başkanım bu çok büyük bir para. Şu an buna bütçe yok" dedi. Mehmet Şimşek bakanımız bizim Gaziantep milletvekiliydi. Dedi ki, "Ya bakanım sen bir başla. Şehir susuz kalacak yoksa. Ben sana Avrupa Birliği'nden, dış fonlardan gerekli desteği veririm dedi. Başladık. Eğer o gün ben Ankara'ya gitmeseydim.
Aslında öngörü belediyeciliği, bir sorun var ve bunu çözmek için doğru adrese gitmen, hızlı hareket etmen ve iyi bir ekibin olması gerekiyor. Bizim projemiz Devlet Su İşleri'nden ön kabul aldı, çok hızlı ihaleye çıktı. Çok hızlı yaklaşık 2 yıl içinden 4 kilometre tüneli aşarak, şehre suyu akıttık.
"EĞER BEN BU İŞİ GÖRMESEYDİM..."
Eğer o günün şartlarından ben bunu görmeseydim, bir şekilde çözülür deseydim, nasıl olsa yağmur yağar kardeşim deseydim bugün 2 milyon şehrin susuz kalmasına neden olan bir başkan olacaktım. Bugün Ankara, İstanbul ve Bursa'da yaşanan su sıkıntıları, su kesintileri o gün için yaptığımız işin ne kadar kıymetli olduğunu bize gösterdi.

"2 MİLYONLUK ŞEHRE SU GELDİ"
Şehir sanayi şehri. Bugün halı fuarına geldik. Dünyanın en büyük halı fuarı, dünyanın en büyük halı fuarının yüzde 80 üreticisi Gaziantep. Benim Helete'den gönderdiğim suyun sanayi yüzde 20'sini tüketiyor. Bu baskıdan da kurtulmam lazım. Ben mesela 15 sene boyacılık yaptım. Taşımacılıkla boyacılık yapılmaz. Fırat'tan da bunu hemen projelendirdik. "Neden biz başkanım bir mühendis olarak 50 kilometrelik yol dururken 110 kilometre ile geldik." Çok basit bir soru.
O 50 kilometrelik yoldan gelirken Fırat'tan gelirken rakım birinde 400 şehir 800'de. Bunu buraya getirmek için güneş enerjisi gerekiyor. 2014 yılında güneş enerjisi çok maliyetliydi. Şimdi güneş enerjisinde yerli ve milli panellerin üretimi, depolamalı güneş gibi çok ciddi teknoloji açığı giderildi ve maliyet düştü. Suyun birim maliyeti çok yükseliyor.
Bunun işletme maliyeti benim açımdan çok daha uygun yönetilebilirdi. Bugünün şartlarında güneş enerjisinin maliyeti düştüğü için Fırat'tan su getirme güneş enerjisiyle organize ile çalıştık, o da çok büyük iş. Şu an yüzde 20 üzerindeki su stresi gittik. Suyu getirdik, sanayiye su getirdik. 2 milyon şehrin suyu geldi.

