Euro
10.1632
-1.11%
Dolar
8.3942
-0.4%
Altın
506.74
-1.5%
Borsa
1.461
0.29%
Bitcoin
303.886
1.58%
25ºC
İstanbul
Çoğunlukla güneşli 25 C

    Fikirci Bey: Bir Dizi ve Düşündürdükleri

    Diziler çoğu zaman batı dünyasının çok önemli birer silahı haline dönüşebiliyor. İşte küçük bir örnek ve düşündürdükleri..
    • Haber Merkezi
    • 06.09.2016 - 10:09
    Fikirci Bey: Bir Dizi ve Düşündürdükleri

    Fikirci Bey: Bir Dizi ve Düşündürdükleri #1

    BİR DİZİ VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

    Televizyon izlemeyi bir yaşam şekline dönüştüren arkadaşımın dikkatini çekmiş. Kızgınlıkla anlatıyor. “Bazı zamanlar FOX-Crime kanalına “takılıyorum”. Arka arkaya şu CSI’lı dizileri, şu olay yeri araştırmalarından başlayan polisiye dizileri izliyorum.

    Masraftan kaçınılmadan yapılmış, ratingi olan ve ihraç edilen aksiyon dizileri.

    Bu dizilerde bir şey dikkatimi çekiyor.

    Dizilerin neredeyse iki tanesinden birinde bir “terörist Müslüman” oluyor ve ille de ABD’de bir yerleri patlatmayı kafaya koymuş oluyor. Bazen bir denizaltı, bazen uluslar arası bir konferans… ama mutlaka bir yeri, mümkünse “Allahu ekber!” deyip patlatacak.

    Ayda bir iki tane olsa dikkatimi çekmez ama her gün en az bir dizide “kötü Müslümanlar” oluyor. Ha, aralarında iyi Müslümanlar çıkmıyor mu? Çıkıyor. Onlar da bu radikal Müslümanların yakalanmasını sağlayan ve ABD’ye pek müteşekkir olan, “Nankör” olmayan Müslümanlar.

    Evet, nankör olmayan…

    Çünkü bu dizilere bakılırsa ABD polisi, FBI’ı, CIA’sı gece gündüz ülkelerindeki hain Müslümanlarla savaşıyorlar. Masum halkı onlardan korumak için canlarını dişlerine takıyorlar.”

    Sadece orada mı? Bakın ABD askeri yıllardır El Kaide ile olsun DAEŞ ile olsun mücadele ediyor. Bizi de bu “pis Müslümanlardan” kurtarmaya çalışıyor. Afganistan’da, Irak’ta, şimdi de Suriye’de… Uçaklarla onları bombalıyor.

    Ya biz ne yapıyoruz?

    O pis radikalleri destekliyoruz, TIR’larla onlara silah gönderiyoruz.

    Ne kötü insanlarız biz değil mi?

    Birkaç yıldır yabancı basında Türk hükümeti sürekli şu isim tamlaması ile kullanılıyor:
    Erdoğan’s İslamist Government

    Yani Erdoğan’ın İslamcı hükümeti.

    Bu durum ne Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlıktan Cumhurbaşkanlığına geçmesiyle, yani artık hükümet başkanı olmamasıyla değişiyor, ne de AK Parti’nin yıllardır yaptığı laiklik vurgusuyla.

    Yabancı basın kendi halkı arasında “İslamcı” sözcüğünün hangi açık sinirlere dokunduğunu çok iyi biliyor. Bu çarpıtmayı bilerek yapıyor.

    Oysa mesela İran’ın hem resmi adı “İran İslam Cumhuriyeti”dir. Hem de resmi haberlerde İran’lı spikerler “İslamî İran…” diye tanımlarlar ülkelerini. Ama son zamanlarda bu vurguyu yabancı basında göremezsiniz.  Bu ara iyiler. Gerekirse yeniden kullanılır.

    Yani bir ABD – AB vatandaşının kafasında hali hazırda “Hristiyan iyi, Müslüman kötü” şeklinde Orwellvari basitleştirme, sloganlaştırma gerçekleşmiştir. Ağzınızla kuş tutsanız geçmez. Artık bu bir “yanlış anlama” değil, bir algı operasyonudur .

    Buraya kadarı zaten herkesin malumu.

    Fakat burada asıl uyanıklığı yapan HDP ve PKK.

    Kandil baronları Batı’yı şununla korkutuyor:

    “Biz gidersek İslam gelir”

    Kürtler İslamcı olur.

    Bu nasıl bir çifte ihanettir?

    Birincisi Kürtler Ortadoğu’nun en dindar halklarından birisidir ve zaten Müslümandır.

    İkincisi, Batı’yı neden kendi halkınla tehdit ediyorsun?

    Ama PKK ve Suriye’deki uzantısı YPG şunu çok iyi biliyor: kendilerine Kuzey Irak’tan başlayıp Kuzey Suriye’ye uzanan ve Lazkiye’den denize ulaşan bir devlet sözünün verilmesinin nedeni, burada “İslami olmayan” bir şerit, bir tampon bölge oluşturarak Ortadoğu’da daha fazla sayıda üs kurabilecekleri kukla bir devlet kurmak. PKK’nın kendisini sosyalist/komünist olarak tanımlamış olması ABD’yi hiç ürkütmüyor, çünkü ABD hem onların samimi olmadığını hem de 90’lardan beri dünyada sosyalizm falan kalmadığını çok iyi biliyor.

    Suriye’ye girmekle Türkiye bu ikiyüzlü oyuna bir dur dedi. Çünkü kendi toprak bütünlüğü tehdit edilmekteydi. Sınırında ne DAEŞ, ne YPG, ne de PKK terörist yapılanmalarına izin vermeyeceğini bildirdi.

    Daha ilk 12 saatte DAEŞ’i sınırdan kovdu. Yani şu 4 senedir ABD’nin bir türlü kovamadığı DAEŞ’i…

    Ama Batı basınının ilk yorumu “Türkiye Suriye’yi işgal ediyor” oldu ve hemen algı operasyonları başladı; Türkiye 32 sivili öldürmüştü…

    60’a yakın ülkeden oluşan DAEŞ karşıtı koalisyona ait uçaklar yüzlerce kez Suriye’yi bombaladılar, bir tane bile sivil öldürmediler, ama Türkler daha girer girmez 32 sivili öldürdüler. O zavallı siviller de kendilerini korumak için bizim tankımıza tekme mi ne attılarsa artık, bir askerimiz şehit oldu, bir tankımız ağır hasar gördü.

    İşte Batı, dünyayı buna inandırabiliyor.

    Biz ise herkesin gözü önündeki en basit gerçeğe kimseyi inandıramıyoruz.

    twitter: @kalemciler

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir