İsrail'in 7 Ekim'den bu yana yanına Amerika'yı alarak yayılımcı bir politika sürdürdüğünü söyleyen Hakan Fidan, bölgede daha büyük ve kalıcı çatışmaların da mümkün olabileceğinin altını çizdi. Bakan Fidan, "Giderek daha karmaşık ve yönetilmesi zor hale gelen bir denklemle karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, AA Editör Masası'na konuk oldu.
Bakan Fidan, AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz ve editörlerin sorularını yanıtladı.
Bakan Fidan'a yöneltilen soruların başında ABD-İsrail, İran arasındaki çatışmalar ve akabinde gelen ateşkes vardı.
İki tarafın ateşkes konusunda samimi olduğunu söyleyen Hakan Fidan, Türkiye'nin de taraflarla iletişim halinde olduğunu söyledi.
"BÖLGEDE DAHA BÜYÜK ÇATIŞMALAR MÜMKÜN"
Bölgedeki durumu da değerlendiren ve İsrail'in saldırganlığından da bahseden Hakan Fidan, Serdar Karagöz'ün "Sayın Bakan daha önceki konuşmalarınızda 7 Ekim'de başlayan süreç bizi ya daha büyük bir barışa ya da daha büyük bir savaşa götürür demiştiniz. Şimdiki süreç bizi nereye götürür. Daha büyük çatışmalar, kalıcı çatışmalar mümkün mü?" sorusuna da yanıt verdi.
İsrail'in yayılımcı politikasının sürdüğünü söyleyen Bakan Fidan, şöyle dedi;
"Evet mümkün. Yine aynı yerdeyiz maalesef. 7 Ekim'den sonra başlayan süreçte İsrail'in ortaya koyduğu yayılımcı politikaya çoğu zaman Amerika'yı zaman zaman başka ülkeleri de yanına alarak alet etmesi ve bu politikayı çok büyük bir ısrarla devam ettirmesi bölgedeki zaten kırılgan olan zemini daha da kırılgan hale getiriyor."
"TARAFLAR SAMİMİ"
"Dün itibarıyla taraflar müzakerelerdeki aldıkları mesafeyi kamuoyu ile paylaştılar; ne oldu, ne olmadı? Dün gün boyu taraflarla iletişim halindeydik, her zaman olduğu gibi. Ortaya çıkan tabloda biz ne yapabiliriz, katkımız nasıl olabilir, olay nerede tıkanıyor?
Geldiğimiz nokta Amerikalar daha net bir açıklama yaptı. Başkan Yardımcısı Vance, basın toplantısı yaparak aslında masaya bir teklif getirdiklerini, nükleer konuda genel itibarıyla tıkanmanın olduğunu işaret eden bir açıklama oldu. Biz taraflarla konuştuk. Bu konuda belli teklifler var.
Ben ders çıkarmayla şunu diyebilirim, burada taraflar aslında başlangıç pozisyonlarını ortaya koydular. Bu normaldir. Başlangıç pozisyonları her zaman için biraz maksimalist olur.
Daha sonra taraflar bunu arabulucuların da desteğiyle bir noktada bulunmaya çalışırlar. Benim gördüğüm; her iki taraf ateşkes konusunda samimi, ihtiyacın farkında. İsrail'in burada oyunbozanlığını göz önünde tutmak lazım. Biz bunu Amerikalılara söylüyoruz. İranlılar teklifi değerlendirecek, bir cevap verecekler.

ATEŞKES UZAR MI
Taraflar iyi giderse, ilave bir ateşkes gündeme gelebilir. Nükleer konuda olay ya hep ya hiçe dönerse orada bir ciddi engelle karşılaşabiliriz diye düşünüyorum. Bunu bazı ülkeler ve diğer arabulucuların desteği ile aşmaya çalışacağız.

HÜRMÜZ BOĞAZI MESELESİ
Hürmüz Boğazı savaşın bölgesel bir savaş olmadığını, küresel etkilerinim olduğunu da gösteren bir örnek. Sadece doğalgaz, petrol direkt alımı değil yan sanayi ürünün ham maddesini de teşkil ediyor, gübre sorunu var.
Tıbbı konular var. Çok büyük bir lojistik zinciri. Dünya piyasalarının bunu bu kadar yakından hissettiği bir yerde global ilgi normal.
Ateşkesle beraber Hürmüz Boğazı'nın açılması prensibi geliştirildi. Hürmüz Boğazı bundan sonra nasıl işletilecek diye bir soru var.
Tüm dünya geçişin engellenmemesi ve para ödemeyi istiyor, savaştan önce olduğu gibi. İranlılar Hürmüz Boğazı'yla ilgili belli talepleri gündeme getirmeyi planlıyor. Benim gördüğüm serbest geçişlerde bir sorun olmayacağı.
Avrupa'da Fransızların, İngilizlerin teklif ettiği modeller var. Uluslararası bir güç oluşturalım, biz gemilerin geçişini mümkün kılalım.
"HİÇBİR ÜLKE İRAN'A KARŞI SAVAŞMAK İSTEMİYOR"
Savaşta ateşkes olmuş olmamış, devam etmiş etmemiş, bizim dayanıklılığımız yok, açılması lazım gibi bir yaklaşım var haklı olarak. Taraflar görüşüyor.
Herkes ciddiyetin farkında. Hiçbir ülke İran'a karşı yürütülen savaşın parçası olmak istemiyor, bunu Avrupalılar açıkça söylediler. Bizim de resmi duruşumuz belli.

"SURİYE'DE HER TÜRLÜ SENARYOYA HAZIR OLMALIYIZ"
Fidan, Suriye'de bir sorun alanı görüldüğünü ve bunun bir risk olduğunu belirtti. "İsrail, İran’da yürüyen savaştan dolayı Suriye’ye karşı bazı şeyleri yapmıyor ama bu, olmayacağı manasına gelmez. Zamanı geldiğinde yapmak isteyecektir". dedi.
Dışişleri Bakanı, “Suriye bizim için hayati bir çıkar alanı, güvenlik alanı ve burada her türlü senaryoya hazırlıklı olmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
İSRAİL'İN LÜBNAN'A SALDIRILARI
“İsrail güvenlik peşinde değil daha fazla toprak peşinde. Yayılmacılığını da güvenlik ihtiyacı adı altında gizliyor.” diyen Bakan Fidan, İsrail'in kendi yapmadığı şeyleri Lübnan'dan beklediğini söyledi.
Lübnan hükümetinin gücünün Hizbullah'ı tek başına silahlandırmaya yetmeyeceğini söyleyen Fidan, Lübnan'da Şiilerin, Sünnilerin ve Hristiyanların hepsinin içinde bulunduğu topyekün ulusal bir çözümün bulunması gerektiğini söyledi.
