Mustafa Destici: Kimse Venezuela'yla Türkiye'yi birbirine karıştırmasın

ABD'nin Venezuela'ya müdahalesi hakkında konuşan Mustafa Destici, Türkiye ile Venezuela'nın karşılaştırılmaması gerektiğini belirterek "Bizim sarayımızı basacak daha anasından doğmamıştır. Buna yeltenen de mutlaka hesabını en ağır bir şekilde öder” dedi.

  • Mustafa Destici, ABD'nin Venezuela'ya müdahalesini kınadı.
  • Türkiye'nin benzer bir durumda olmadığını ve sarayını basacak kimsenin doğmadığını belirtti.
  • Türkiye'nin tarihi geçmişine vurgu yaparak, ABD'nin Venezuela'daki girişimini eleştirdi.

BBP lideri Mustafa Destici, partisinin genel merkez binasında düzenlediği basın toplantısında konuştu.

Destici konuşmasında, "Venezuela'nın seçilmiş devlet başkanı ve eşini bir gece operasyonuyla alıp kendi ülkesine götürmesi ve orada yargılanması asla kabul edilemez. Uluslararası hukuka evvela bir de aykırıdır. Dolayısıyla da uluslararası hukuka aykırı bir şeyi bir hukuksuzluğa Amerika Birleşik Devletleri imza atmıştır.

Hiçbir devletin başka bir devlete karşı böyle bir girişimde bulunma hakkı da haddi de ve bir hukuku da yoktur bu işin. Onun için Amerika Birleşik Devletleri'nin bu haydut girişimini bir kez daha şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz." dedi. 

"ESAS MESELE VENEZUELA'NIN SAHİP OLDUĞU PETROL REZERVLERİDİR"

ABD'nin müdahalesinin sebebinin Venezuela'nın doğla kaynaklarını ele geçirmek olduğunu söyleyen Destici, şunları kaydetti:

Tabii gördüğümüz bu hadiseden geçen zamandan bugüne kadar yaşadıklarımız aslında Amerika Birleşik Devletleri'nin dünya devletleri üzerinde nasıl bir etki ve hegemonya kurduğunun da bir göstergesi olmuştur. Birkaç ülke dışında ciddi bir tepki verilmemiştir. Birleşmiş Milletler hala toplanmamıştır. Birleşmiş Milletler üyesi bir ülkenin devlet başkanı bir başka ülke tarafından gece yarısı operasyonla alınmış ve hiçbir uluslararası hukuk tanınmadan hemen iki gün içinde yargılaması başlamıştır.

Amerika Birleşik Devletleri'nin bunu niye yaptığı çok açık ve nettir. Amerika Birleşik Devletleri Venezuela'ya iç barış, demokrasi, hukukun üstünlüğünü getirmek için bunu yapmamıştır. Her ne kadar görünürde görünür de böyle laflar edilse de işin aslı çok açık ve nettir. Daha sonra Trump da zaten bunu dillendirmiştir.

Esas mesele Venezuela'nın sahip olduğu petrol rezervleri, altın başka olmak üzere değerli madenlerdir. Dolayısıyla Amerika Birleşik Devletleri Maduro döneminde bunları anlaşma yoluyla alamamıştır. Ve şimdi yeni bir devlet başkanı seçtirmiştir. Daha önceden anlaştığı öyle gözüküyor. Ve şu anda ilk hedefi Venezuela petrolleri ve altın başka olmak üzere diğer değerli madenleri olacaktır.

"TÜRKİYE OLARAK KİMLİĞİMİZ VE DEĞERLERİMİZE SARILACAĞIZ"

 "Türk'ün Türk'ten başka dostu olmadığını bir kez daha görmüş olduk" diyen Destici, şu ifadeleri kullandı:

Trump yönetimiyle ABD politikalarının değiştiği yorumlarını asla doğru ve gerçekçi bulmadığımızı daha önce de ifade etmiştik. Bugün de o ifadelerimizin doğruluğunu bir kez daha test edildiğini görüyoruz. ABD resmi ağızlardan paradigma değişikliği olarak tanımladıkları yeni politikalarını şu cümleyle zaten defalarca deklere ettiler.

‘Artık evrensel değerler üzerinden değil, ABD'nin çıkarların doğrultusunda müdahaleyle bulunacağız’ diye defaatle bunları dile getirdiler. Türkiye ve Türk milleti olarak biz ne yapacağız? Kimliğimize ve değerlerimize sarılacak, kimliğimizin ve değerlerimizin etrafında birlik olacağız. Ayakta kalmanın, var olmanın başka bir yolu yok.

"BİZİM SARAYIMIZI BASACAK DAHA ANASINDAN DOĞMAMIŞTIR"

Türkiye olası bir müdahalenin imkansız olduğunu belirten Destici, "Kimse Venezuela'yla Türkiye'yi birbirine karıştırmasın. Venezuela'yı küçümsemek için ifade etmiyorum. Ama Türkiye ve Türk milleti dünyada hiçbir milletle ya da devletle kıyaslanamayacak bir noktadadır, bir durumdadır. Biz daha birkaç yüz yıl önce kurulmuş bir devlet değiliz. Biz toplama bir millet değiliz.

Biz bu topraklarda yaşayan ve adına büyük Türk milleti dediğimiz Kürt'üyle, Türkmen'iyle, Arap'ıyla, Çerkez’iyle, Boşnak’ıyla, Arap’ıyla, Alevi’siyle, Sünni'siyle bin yıllık en az bin yıllık bir tarihi geçmişe sahibiz. Bakın 40 yıldır PKK saldırıyor ama Kürt’le Türk'ün arasına bırakın bölmeyi parçalamayı bir fitne dahil sokabilmiş değil. Onun için bizim mayamız sağlamdır.

Dolayısıyla da bu benzetmeler bir aşağılıktan başka bir şey değil. Biz Türk milleti, Kürşat’ın 40 adet çerisiyle Çin Sarayı'nı bastığı bir milletin ahfadıyız. Dolayısıyla bizim sarayımızı basacak daha anasından doğmamıştır. Buna yeltenen de mutlaka hesabını en ağır bir şekilde öder." dedi.