1996’da hayatımıza giren USB teknolojisi, bilgisayar ve çevre birimleri arasındaki iletişimi kökten değiştirdi.
Artık yazıcıdan klavyeye, kameradan harici diske kadar pek çok cihaz tek bir standart üzerinden bağlanabiliyor.
Zamanla hız, güç aktarımı ve kullanım kolaylığı açısından büyük gelişim gösteren USB, bugün hızlı şarj, yüksek veri transferi ve evrensel uyumluluk gibi özellikleriyle öne çıkıyor.
Ancak USB denince çoğumuzun gözünde canlanan şey, klasik dikdörtgen biçimli Type-A fişler oluyor.
Ve bu fişlerin her iki yanında bulunan küçük kare boşlukların ne işe yaradığı, pek az kişinin bildiği bir mühendislik detayı.

KARE DELİKLER BAKIN NE İŞE YARIYOR
Bu delikler, sadece estetik amaçlı bir tasarım değil. USB fişinin iç kısmındaki metal klipslerle mükemmel şekilde hizalanarak fişin yuvasına sıkıca oturmasını sağlıyor.
Böylece, kablo defalarca takılıp çıkarılsa bile bağlantı gevşemiyor ve veri aktarımı güvenli kalıyor.
Dünyada milyonlarca cihazda kullanılan USB, hız ve evrensel uyumluluk özellikleri kadar bu görünmeyen ama kritik tasarım detayları sayesinde de küresel standart haline geldi.
Küçük bir mühendislik dokunuşu, teknoloji tarihinde dev bir güvenilirlik mirası bırakmayı başardı.