Kırkpınar'ın görünmeyen emektarları 665 yıllık geleneği omuzlarında taşıyor

Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde er meydanında ter döken pehlivanların başarısında, yıllardır aynı özveriyle görev yapan zurnacılar, cazgırlar, başyağcılar ve bezciler de önemli rol üstleniyor.

Ensonhaber / AA
Kırkpınar'ın görünmeyen emektarları 665 yıllık geleneği omuzlarında taşıyor
Ensonhaber'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyin

Dünyanın kesintisiz düzenlenen en eski spor organizasyonlarından biri olan Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri, yalnızca pehlivanların mücadelesiyle değil, organizasyonun perde arkasında görev yapan emektarlarıyla da yüzyıllardır ayakta kalıyor.

Davul-zurna ekibinden cazgırlara, başyağcılardan bezcilere kadar birçok görevli, 665 yıllık kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılması için büyük özveriyle çalışıyor.

DAVUL VE ZURNA ER MEYDANININ RİTMİNİ BELİRLİYOR

Yaklaşık 55 yıldır Kırkpınar'da zurna çalan Hayrettin Zurnacı, mesleği dedesinden ve babasından devraldığını belirterek, er meydanında görev yapmanın kendisi için büyük bir onur olduğunu söyledi.

Pehlivanların mücadele sırasında ritimden güç aldığını ifade eden Zurnacı, davul ve zurnanın yalnızca bir müzik değil, aynı zamanda güreşin ayrılmaz bir parçası olduğunu dile getirdi.

"Ritim olmazsa pehlivan güreşemez. Ritim başladığında pehlivanın heyecanı artar, mücadele de o coşkuyla başlar." diyen 72 yaşındaki usta zurnacı, bu yıl Kırkpınar'da son kez görev yapmayı planladığını da ifade etti.

BAŞYAĞCILAR PEHLİVANLARI ER MEYDANINA HAZIRLIYOR

Yaklaşık 15 yıldır başyağcı olarak görev yapan Faik Ürütükçü ise Kırkpınar'ın en önemli geleneklerinden birini sürdürmenin gururunu yaşadığını söyledi.

Minik boylardan başpehlivanlara kadar tüm güreşçilerin kispetlerini yağlayarak müsabakalara hazırladıklarını anlatan Ürütükçü, yıllar içinde birçok pehlivanın gelişimine tanıklık ettiklerini belirtti.

Pehlivanların çocuk yaşlardan itibaren er meydanındaki yolculuklarını yakından izlediklerini ifade eden Ürütükçü, Kırkpınar'ın yalnızca bir spor organizasyonu değil, aynı zamanda Edirne'nin en önemli kültürel değerlerinden biri olduğunu vurguladı.

BEZCİLER PEHLİVANLARIN HER AN YANINDA

Yaklaşık sekiz yıldır gönüllü bezci olarak görev yapan Tamer Kestane de güreşler sırasında pehlivanların ihtiyaç duyduğu anlarda destek verdiklerini söyledi.

Müsabakalar boyunca pehlivanların yanında bulunmanın kendisi için büyük mutluluk olduğunu ifade eden Kestane, Kırkpınar'ın bir parçası olmanın gururunu yaşadığını dile getirdi.

CAZGIRLAR GELENEĞİN SESİ OLMAYI SÜRDÜRÜYOR

Yaklaşık 48 yıldır cazgırlık yapan Sabahattin Erdoğan ise mesleğe pehlivanlıktan geldiğini belirterek, bu geçmişin kendisine güreşçilerin duygu ve heyecanını daha iyi anlatma imkânı sunduğunu söyledi.

Kırkpınar'ın yalnızca bir spor organizasyonu olmadığını belirten Erdoğan, bu köklü geleneğin yiğitliği, cesareti ve kültürel mirası temsil ettiğini ifade etti.

665 YILLIK MİRAS KUŞAKTAN KUŞAĞA AKTARILIYOR

Yüzyıllardır devam eden Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri, yalnızca pehlivanların mücadelesiyle değil, organizasyonun her aşamasında görev alan emektarların katkısıyla yaşatılıyor.

Davulun ritmi, zurnanın ezgisi, cazgırın duaları, başyağcıların hazırlığı ve bezcilerin desteği, Kırkpınar'ın vazgeçilmez parçaları olarak bu büyük kültürel mirasın geleceğe taşınmasını sağlıyor. Er meydanının görünmeyen kahramanları, 665 yıllık geleneğin ruhunu yaşatmaya bugün de aynı inanç ve özveriyle devam ediyor.

Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)