Yıldıray Çiçek: CHP 'cambaza bak' taktiği uyguluyor

Yıldıray Çiçek: CHP 'cambaza bak' taktiği uyguluyor

Türkgün gazetesi baş yazarı ve MHP basın danışmanı Yıldıray Çiçek, CHP ve desteklediği medyanın Adalet Bakanı Akın Gürlek'e yönelik saldırılarına tepki yazısına açıklık getirdi.

İBB'deki yolsuzluk ve rüşvet davaları nedeniyle Adalet Bakanı Akın Gürlek'i hedef alan CHP yönetimi ve CHP'ye yakın medyaya yönelik eleştiriler devam ediyor.

Türkgün gazetesi baş yazarı ve MHP basın danışmanı Yıldıray Çiçek, Adalet Bakanı Akın Gürlek üzerinden yolsuzluk davalarını perdelemeyi amaçlayan CHP yönetimine tepki amacıyla kaleme aldığı yazının çarpıtılmaya çalışıldığını söyledi.

"YÜZÜNE TÜKÜRÜLEN CHP, YA RABBİ ŞÜKÜR DİYOR"

Sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan Çiçek, şu ifadeleri kullandı:

İBB’ye yönelik yolsuzluk ve rüşvet davası nedeniyle köşeye sıkışan CHP ve ona yakın medya organları, yine “cambaza bak” taktiğine başvurmaktadır. Yazımın bütünü CHP’yi eleştirirken, CHP’nin "Yüzüne tüküren" bu yazı karşısında adeta “Ya Rabbi şükür” tavrı sergilemesi dikkat çekicidir.

CHP ve ona yakın medya, Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek’in kamuoyunu bilgilendiren açıklamalarını; yazımda bu bilgilendirmenin daha geniş kitlelere ulaşması gerektiğine dair vurgularımı, kendi içinde bulundukları sıkışmışlığı ve çürümüşlüğü perdelemek amacıyla kullanmaktadır.

Oysa bu yazının tamamı, CHP’nin ve Özgür Özel’in çelişkilerini, inkârlarını ve tutarsızlıklarını ortaya koymaktadır. Bu nedenle hiç kimse CHP’nin “cambaza bak” oyununa aldanmamalıdır.

Yıldıray Çiçek'in konuyla ilgili yazısı ise şöyle:

Akın Gürlek'in tapuları ve Özgür Özel'in kara propagandaları

Bildiğiniz üzere, Ekrem İmamoğlu ve İBB’ye yönelik “asrın yolsuzluğu” olarak nitelendirilen kapsamda 3 bin 900 sayfalık bir iddianame hazırlanmıştır. Ekrem İmamoğlu ve bazı çalışma arkadaşları, “çıkar amaçlı suç örgütü” kurmak, yolsuzluk ve rüşvet iddialarıyla yargılanmaktadır. Elbette bu iddialar ve suçlamaların nasıl bir sonuca ulaşacağını zaman gösterecektir. Bizim hüküm vermemiz mümkün değildir; son sözü yargı söyleyecektir.

Cumhurbaşkanlığı hedefiyle yola çıkan ve bu süreçte İBB’nin çalışmalarını ikinci plana atan ve bu yüzden tembelliği seçen Ekrem İmamoğlu’nun geldiği nokta ibretliktir. İBB’nin yönetiminde zafiyet oluştuğu ve bu durumun istismar edildiğine dair kamuoyunda geniş yer bulmaktadır. CHP içinde de bu inançta olanlar vardır.

Bavullar içinde taşındığı öne sürülen paralar, evler, villalar, medyaya aktarıldığı iddia edilen kaynaklar, yurt dışı gezileri… İddialar oldukça geniş bir yelpazeye yayılmaktadır. Bu kapsamda İmamoğlu ve 86 İBB yöneticisi hakkında yaklaşık 560 milyar liralık yolsuzluk suçlaması bulunmaktadır.

Ekrem İmamoğlu hakkında 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep edilmesi de iddiaların ciddiyetini ve dosyanın kapsamını ortaya koymaktadır.

CHP, bu süreç nedeniyle şaibelerin gölgesinde siyaset yapmakla eleştirilmektedir.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise “Bizde rüşvet yok, irtikap yok, yalan yok, zimmet yok, yolsuzluk yok.” diyerek söz konusu dosyayı itibarsızlaştırmaya çalışmakta ve inkar siyaseti yürütmektedir.

Elbette CHP’yi sıkıştığı köşeden çıkarmanın yolu ona göre budur.

Bunun içinde son dönemde cambaza bak oyunu üzerinden, İBB’deki yolsuzluk ve rüşvetin üzerine giden eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek’i hedef almaktadır.

Özgür Özel düzenlediği basın toplantısında, Akın Gürlek’e ait olduğunu iddia ettiği birçok tapu kayıt bilgisi yayınladı. Devamında da yine bazı belgeler yayınladı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek de bunun üzerine kendisine ait tapu belgelerini yayınladı. Buna rağmen Özgür Özel iddialarını ve suçlamalarını sürdürüyor.

Özgür Özel’in, Ekrem İmamoğlu’nun 50 milyon dolarlık villaları 15 milyon TL’ye nasıl aldığını hiç merak etmemesi ama Akın Gürlek’i bu şekilde suçlaması herhalde siyasi pişkinlik ve yüzsüzlük örneğidir.

Elbette, yetkililerin üzerlerinde zerre şüphe ve şaibe bırakmayacak şekilde tüm iddiaları kamuoyu önünde açıklığa kavuşturması gerekir. Çünkü bu tür olaylarda en küçük bir gölge dahi toplum vicdanında uzun süre tartışma konusu olmaktadır.

Nitekim yerel seçim sürecinde Turgut Altınok hakkında evler ve tapular üzerinden yürütülen tartışmalar, seçim atmosferini ciddi şekilde etkilemiş ve rüzgârın Mansur Yavaş lehine dönmesine neden olmuştur.

Özellikle ekonomik krizin geniş kesimleri etkilediği bir dönemde, bu tür iddiaların kamuoyundaki karşılığı çok daha belirleyici hâle gelmektedir.

Özgür Özel’in Akın Gürlek hakkındaki tapu iddialarının, İBB’ye yönelik yolsuzluk ve rüşvet davasına gölge düşürmemesi için, Akın Gürlek’in kapsamlı bir basın toplantısı düzenleyerek tapu kayıtları ve e-Devlet verileri üzerinden kamuoyunu ayrıntılı şekilde bilgilendirmesi gerekmektedir.

Çünkü ortada büyük bir oyunun döndüğü iddia edilmektedir. Akın Gürlek’in tapu kayıtlarını sorgulayan bazı kişilerin CHP ile bağlantılı olduğu ve PKK ile FETÖ kapsamında işlem gördüklerinin tespit edildiği yönündeki iddialar, devlet kurumları içindeki sızmaların sürdüğüne ve bu yapıların her fırsatı değerlendirmeye çalıştığına dair düşüncelere yol açmaktadır.

Akın Gürlek’in, PKK, FETÖ ve DHKP-C başta olmak üzere terör örgütleri ile yolsuzluk ve rüşvet dosyaları üzerine kararlılıkla gitmesi, kendisine yönelik düşmanlıkları da artırmıştır.

Özellikle İBB dosyasıyla birlikte, ailesi üzerinden tehdit edildiğine dair haberler gündeme gelmiştir. Ekrem İmamoğlu’nun, Gürlek’i çocukları üzerinden tehdit ettiğine ilişkin iddialar da tartışmalara yansımış; bu durum, kendisine karşı yürütülen girişimlerin daha da yoğunlaştığı şeklinde yorumlanmıştır.

O yüzden kelle koltukta mücadele eden Adalet Bakanı Akın Gürlek’e saldırılar, suçlamalar, iftiralar çok doğaldır. Fakat Adalet Bakanı Akın Gürlek’in de Özgür Özel’in iddiaları tamamen ortadan kaldıracak geniş bilgilendirmeyi yapması hukuk adamı olmasının temel sorumluluğudur.

Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nu kurtarmak için her yolu deneyecek, her türlü kara propagandayı elbette yapacaktır. Çünkü Ekrem İmamoğlu ondan diyet ödemesini beklemektedir. O da zaten ruhuyla, bedeniyle Ekrem İmamoğlu’na teslimiyet göstermektedir.

Ne İBB dosyası gölgelenmeli ne de Akın Gürlek’in hukuk adamlığına gölge düşürülmelidir. Bu nedenle herkes sorumluluğunu yerine getirerek gerçeğin, adaletin ve hukukun tecelli etmesini sağlamalıdır.

Türkiye’nin gündemi gerçekten yorucudur. Bölgemizde savaşın genişlemesinin konuşulduğu bir dönemde, ülke içinde toplumun psikolojisini ve güven duygusunu güçlendirmek büyük önem taşımaktadır.

Temiz toplum, temiz siyaset Türkiye’ye yakışan manzaradır. Aksi manzara her türlü kaosun, kargaşanın hazırlayıcısıdır.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi