'Tarih ile gastronominin buluştuğu şehir' tanımını en çok hak eden şehir: Gaziantep
“Tarih ile gastronominin buluştuğu şehir” klişesi birçok yer için söylenir. Ancak bu tanımlamayı tüm yönleriyle en çok hak eden şehir neresi diye sorulursa, belki de herkesin aklına gelecek ilk yer oradır. Gaziantep’te bir hafta sonu geçirmeye ne dersiniz?
Gastronomi dünyasının parlayan yıldızı ve binlerce yıllık tarihin canlı tanığı olan Gaziantep, her zaman hem göze hem damaklara hem de ruh ve şuura hitap etmeye hazır bekliyor.
Hafta sonu planı yapanlar ve bu kadim şehri keşfetmek isteyenler için tarihi hikayelerden tescilli lezzetlere kadar uzanan kapsamlı bir Gaziantep rehberi hazırladık.
Gününüze bambaşka bir anlam katacak Antep rotasını takip ederken, her köşe başında adeta zamanın durduğuna şahitlik edeceksiniz.
BAKLAVANIN İYİSİ GAZİANTEP’TE YENİR
Gaziantep, sabahın ilk ışıklarından gece yarısına kadar kesintisiz bir lezzet şöleni sunar.
Kentin en ikonik ve dünya çapında tescilli lezzeti olan Gaziantep Baklavası, asırlık bir emeğin ürünü olarak vitrinleri süslemektedir.
Şehirdeki geçmişi 1870’lere dayanan baklava, Gaziantep’te fıstıklı yapılmasıyla meşhurdur.
İncecik yufkaların fıstıkla buluştuğu bu sanat eseri, 2013 yılında Avrupa Birliği (AB) tarafından tescillendi ve Türkiye’nin AB tarafından tescillenen ilk coğrafi işaretli ürünü oldu.

“HANGİ ELİ NAZİK YAPTI BUNU?”
Yemek kültürünün bir diğer başyapıtı olan Ali Nazik Kebabı, közlenmiş patlıcanın süzme yoğurtla harmanlanıp harlı ateşte pişmiş etle buluştuğu benzersiz bir kombinasyondur.
Rivayete göre 16. yüzyılda Yavuz Sultan Selim'e ikram edilen bu yemeği padişah o kadar çok beğenmiştir ki, hayranlığını gizleyemeyerek “Hangi eli nazik yaptı bunu?” sözleriyle aşçısını övmüştür.
Günümüzde de sevilerek tüketilen yemeğin isminin bu tarihi övgüden geldiğine inanılmaktadır.

DEDE KORKUT’TAN ONAYLI KAHVALTININ KATMERİ
Tatlı krizlerinin bir diğer vazgeçilmezi olan Antep Katmeri, incecik çıtır hamuru, taze kaymağı ve bol fıstığıyla sıcak sıcak servis edilen tescilli bir başka gurme üründür.
Günün her saatinde yenebilse de Antepliler için kahvaltının vazgeçilmezidir.
Geçmişi 1400’lü yıllara uzanan bu eşsiz lezzet, yaklaşık 500 yıllık köklü bir geleneğin günümüzdeki en canlı temsilcisidir.
Öyle ki bu coğrafi işaretli lezzetin adına, Türk kültürünün en eski yazılı kaynaklarından biri olan Dede Korkut hikayelerinde bile rastlamak mümkündür.

ADI TARTIŞMALI TADI TARTIŞMASIZ
Yoğurtlu, taze sarımsaklı ve bol etli bir gastronomi harikası olan Şiveydiz, kentin ev mutfağını en iyi yansıtan tencere yemeklerinin başında gelir.
Bu şifa dolu yemeğin isminin kökenine dair iki farklı güçlü iddia bulunmaktadır. Bunlardan ilki isminin doğrudan Oğuzeli'ndeki Şiveydin köyünden geldiğidir. Diğer iddiaya göre ise Arapça büyük kazanda pişirilen kebap anlamına gelen "Şavi bil dist" tamlamasından türemiştir.

ANTEP’İN ŞİFA DEPOSU
Güne enerjik ve zinde başlamak isteyenlerin ilk durağı olan Beyran çorbası, yanına eşlik eden fırından taze çıkmış tırnak pide ile adeta ayrılmaz bir bütündür.
İçi pirinçli, bol etli ve yoğun sarımsaklı olan bu yemek, harlı ateşte kuzu gerdan ve tereyağı ile hazırlanarak kentin en köklü şifa deposu olarak kabul edilir.
Kimilerine göre çorba kimilerine göre ana yemek olarak kabul edilen Beyran, günün her saatinde tüketilebiliyor.

KOYUN, KEÇİ, İNEK BİR ARADA
Geleneksel pazar kahvaltılarının tacı ise zeytin piyazıyla zenginleşen Gaziantep serpme köy kahvaltısı ve bu sofranın başrolü olan Antep Peyniri ile tamamlanır.
Özellikle ilkbahar aylarında, yani nisan ve haziran dönemi arasında koyun, keçi veya inek sütünden şırdan mayasıyla üretilen bu esnek ve hafif tuzlu coğrafi işaretli peynir, damaklarda unutulmaz bir pazar lezzeti bırakır.

KAHVEDEN ÖTE RİTÜEL
Hanların gölgesinde verilen keyifli bir mola esnasında içilen iki renkli Dibek Kahvesi namı diğer Menengiç Kahvesi, adını kahve çekirdeklerinin taş veya ahşap havanlarda dövülme yönteminden alan geleneksel bir ritüeldir.
Kış aylarında yoğun ilgi gören kahve de AB’den coğrafi işaret tescili aldı.

SİMİT KUYRUĞU
Fırın kültürünün başyapıtları sayılan bol sarımsaklı sebzeli Antep Lahmacunu ve hafif ekşili tadıyla büyüleyen Simit Kebabı, uzun kuyruklar oluşma sebebidir.

PATLICAN İLE ET UYUMU
Gastronomi turlarının vazgeçilmez kapanış yemeği olan Patlıcan Kebabı ise köz patlıcan ile etin harlı ateşte mükemmel uyumunu sunar.

MOZAİKLER ARASINDA
Lezzet dolu bir keşif turunun ardından, binlerce yıllık medeniyetlerin ayak izlerini takip etmek isteyenler için şehrin dört bir yanı devasa bir açık hava müzesi niteliği taşımaktadır.
Kapılarını 9 Eylül 2011'de ziyaretçilerine açan Zeugma Mozaik Müzesi, yaklaşık 3 bin metrekarelik geniş mozaik alanıyla dünyanın en büyük mozaik müzeleri arasında haklı bir üne sahiptir.

ÇİNGENE KIZI
Roma döneminden kalan muazzam eserlerin sergilendiği bu büyüleyici müzede, ziyaretçileri en çok etkileyen parça ise gizemli ve derin bakışlarıyla hayranlık uyandıran dünyaca ünlü Çingene Kızı figürüdür.
Arkeologlar ve tarihçiler bu ikonik figürün aslında Yer Tanrıçası Gaia, şarap tanrısı Dionysos veya Büyük İskender olabileceği konusunda günümüzde bile hararetli tartışmalar sürdürmektedir.

DOSTA GÜVEN DÜŞMANA KORKU
Şehrin siluetini belirleyen en görkemli yapı olan Gaziantep Kalesi, kökleri günümüzden tam 6000 yıl öncesine, yani Kalkolitik döneme kadar uzanan tarihi bir höyük üzerine inşa edilmiştir.
İlk olarak Roma döneminde askeri amaçlı bir gözetleme kulesi olarak tasarlanan kale, bugünkü görkemli ve heybetli halini 6’ncı yüzyılda Bizans İmparatoru Iustinianos döneminde yapılan genişletme çalışmalarıyla almıştır.

14 ÇOCUK
Şehrin kalbinde, eski Dokurcum Değirmeni bölgesinde, kalenin hemen karşısında yer alan Gaziantep 14 Şehit Anıtı, kentin yakın tarihine ışık tutan en hüzünlü yapılardan biridir.
Bu anıt, destansı Antep Savunması sırasında işgalci Fransız askerleri tarafından acımasızca katledilen 12-13 yaşlarındaki 14 çocuğun hatırasını yaşatmak adına inşa edilmiştir.
Şehrin her bir köşesinde yankılanan direniş mücadelesinin en dokunaklı simgesi olan bu anıt, kente ruhunu ve sıfatını veren mücadele açısından görülmesi gereken noktalarından.

ÜÇ ÇARŞI
Gaziantep'in ruhunu ve asırlık zanaat kültürünü hissetmek isteyenlerin uğrak noktası olan Tarihi Çarşılar, kendi içlerinde farklı hikayeler barındıran üç büyük merkezden oluşur.
Bu merkezlerden ilki olan Bakırcılar Çarşısı, 19. yüzyıldan beri kesintisiz şekilde devam eden el işçiliği, geleneksel dükkanları ve sokaklarında yankılanan çekiç sesleriyle yaşayan canlı bir tarih müzesidir.

Bir diğer önemli nokta, 1718 yılında Darendeli Hüseyin Paşa tarafından yaptırılan ve ismini geçmişte güvenlik amacıyla devasa kapılarına takılan kalın zincirlerden alan, 2008 yılında titizlikle restore edilmiş Zincirli Bedesten'dir.

Bu tarihi üçgenin son halkası olan Almacı Pazarı ise yaklaşık 250 yıllık köklü geçmişiyle kurutulmuş sebzeler, pul biberler ve fıstık tezgahlarının enfes kokularını barındırır.
Ayrıca bu pazar yerinin ismini, eskiden bölgede çok nadir bulunan elmanın burada tane ile satılmasından aldığı bilinmektedir.

TARİH KOKAN MAHALLE
Geleneksel kesme taş evleri ve labirenti andıran dar sokaklarıyla ziyaretçilerini büyüleyen Bey Mahallesi, geçmişi 13. yüzyıl Memlükler dönemine kadar uzanan çok katmanlı tarihi bir yerleşim alanıdır.
Osmanlı döneminde de zengin kültürel ve sosyal yapısıyla öne çıkan bu tarihi mahalle, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün nüfus kütüğünün resmi olarak kayıtlı olduğu yer olma özelliğini de taşır.

MAĞARA VE TÜNELLER
Mahallenin büyüleyici atmosferinde yürürken karşınıza çıkacak olan ve tarihi bir Antep evinin altında bulunan doğal mağaralar ile tüneller üzerine kurulan Gaziantep Savaş Müzesi, Antep savunmasının fedakar atmosferini adeta iliklerinize kadar hissettirmektedir.

DİRENİŞİN RUHU SERGİLENİYOR
Hemen yakınında konumlanan Atatürk Anı Müzesi ise dönemin tarihi ruhunu, belgelerini ve mobilyalarını aslına uygun bir şekilde yansıtan bir diğer önemli müze binası olarak dikkat çekmektedir.

ANTEP’İN HAMAMLARI
Osmanlı döneminin sosyal yaşamını ve yıkanma kültürünü orijinal bir mimari içinde gözler önüne seren Hamam Müzesi, ziyaretçilerine oldukça farklı bir deneyim sunmaktadır.
1577 yılında Lala Mustafa Paşa tarafından yaptırılan tarihi Paşa Hamamı külliyesinin aslına sadık kalınarak restore edilmesi neticesinde 2015 yılında ziyarete açılan müzede ziyaretçiler "Antep'in hamamları" türküsüyle karşılanıyor.

FIRAT’IN KIYISINDA CAM SEYİR TERASLARI
Şehrin biraz dışına doğru uzandığınızda karşınıza çıkan, geçmişi M.Ö. 855 yılına dayanan ve Asurlulardan Osmanlılara kadar sayısız medeniyete ev sahipliği yapmış olan Rumkale, Fırat Nehri kıyısındaki dik kayalıklar üzerinde yükselen büyüleyici bir sınır kalesidir.
Bünyesinde Aziz Nerses Kilisesi ve Barşavma Manastırı gibi çok önemli Orta Çağ kalıntılarını barındıran bu bölge, şimdilerde inşa edilen muazzam cam seyir teraslarıyla da doğa ve tarih tutkunlarına benzersiz bir görsel şölen sunmaktadır.

HAYVANLAR ARASINDA
Vaktini şehrin keşmekeşinden uzak ve doğayla baş başa geçirmek isteyenlerin ilk tercihi olan Gaziantep Hayvanat Bahçesi, yüzölçümü ve barındırdığı tür sayısı bakımından Türkiye'nin ve Avrupa'nın en prestijli koruma alanlarından biridir.

Yaklaşık 1000 dönümlük devasa bir yeşil arazide kurulu olan bu dev kompleks, dünyanın dört bir yanından getirilen yüzlerce farklı türe ev sahipliği yaparak adeta küresel bir biyoçeşitlilik merkezi vazifesi görmektedir.

Ziyaretçiler tesis bünyesindeki dev akvaryumları, yırtıcı kafeslerini, geniş safari parkını ve tropik kuş evini gezerken adeta kıtalararası vahşi bir yolculuğa çıktıklarını hissetmektedirler.

Modern altyapısı sayesinde doğal yaşam alanlarına en yakın standartlarda tasarlanan bu merkez, nesli tükenme tehlikesi altındaki canlıların korunması ve üremesi adına da uluslararası boyutta çok kritik çalışmalar yürütmektedir.

ÇİÇEKLERİN KOKUSU
Hayvanat bahçesinin hemen yanı başında ise rengarenk çiçekleri ve büyüleyici peyzaj mimarisiyle göz kamaştıran Botanik Bahçesi yer almaktadır.
Ziyaretçilerine huzur dolu bir yürüyüş imkanı sunan bu yeşil cennetler, haftanın her günü sabah saat 09.00-18.00 saatleri arasında kapılarını tüm doğa tutkunlarına açık tutmaktadır.
