Çin'den dünya geneline çok düşük fiyatlarla satılan ağ bağlantılı güvenlik kameraları, görüntüleri doğrudan üretici firmalara aktarabiliyor.
Gelişen teknolojiyle birlikte ev ve iş yerlerinde sıkça tercih edilen uygun fiyatlı güvenlik kameraları, aslında tahmin edilenden çok daha riskli.
İnternet üzerinden çok ucuza satılan ağ bağlantılı kameraların arka planda ne iş yaptığına yakından bakıyoruz.
DOĞRUDAN BULUT SUNUCULARA BAĞLANIYOR
İncelenen donanımların genellikle Çin'den çok düşük maliyetlerle, örneğin beş dolar gibi rakamlara Avrupa'ya kadar teslim edilebildiği belirtiliyor.
Cihazların üzerinde bulunan ağ bağlantı özellikleri sayesinde, bu kameralar doğrudan üretici firmanın sunduğu bulut altyapısına bağlanıyor.
Bu kameralara atanan özel kimlik numaraları aracılığıyla üreticinin web sitesine girerek anlık görüntüleri izleyebilirsiniz.
Ancak bu durum, cihazın elde ettiği tüm görüntülerin sürekli olarak Çin'deki sunuculara kesintisiz bir şekilde aktarıldığı anlamına geliyor.
Yerel makamların herhangi bir işletmenin veya kurumun kamera kayıtlarına ulaşmak için resmi mahkeme kararlarına ihtiyaç duyduğu biliniyor.
Buna karşılık, yurt dışı merkezli üreticilerin söz konusu sistemler üzerinden diledikleri zaman bu kameraları açıp kapatabildiği ve sınırsız bir veri akışı sağladığı iddia ediliyor.

GİZLİ KRİPTO MADENCİLİĞİ YAPIYORLAR
Cihazların iç yapıları sökülüp incelendiğinde, basit görünümlerinin aksine oldukça güçlü ve Linux tabanlı işletim sistemine sahip bilgisayarlar barındırdıkları görülüyor.
Bu güçlü donanımın sadece anlık görüntü işlemek için değil, arka planda gizlice kripto para madenciliği yapmak amacıyla da kullanıldığı aktarılıyor.
Tüketiciler bu kameraları satın alıp elektrik prizine taktıklarında, cihazın sadece beş watt gibi düşük bir enerji tükettiğini zannederek yanılıyorlar.
Kameraların sürekli tam kapasite çalışarak tüketicinin elektriği üzerinden Çinli üretici firmalara yıllık yirmi dolar civarında kripto para kazancı sağladığı belirtiliyor.
Ancak tahmin edebileceğiz gibi ucuz kameralarda böyle bir işlem yapılamıyor. 5 dolarlık kameraların içindeki işlemciler (genelde düşük güç tüketen ARM Cortex veya MIPS mimarili çipler) kripto madenciliği için inanılmaz derecede zayıftır.
Bir hacker bunlara sızıp Monero (CPU ile kazılabilen bir coin) kazdırmaya çalışsa bile, o kamera yılda birkaç kuruşu bile zor üretir.
Ancak piyasada daha pahalıya satılan kameralar, zaman zaman kripto para madenciliği için kullanılabilir, çünkü içindeki bileşenler oldukça güçlüdür.

HACKERLAR, SALDIRI İÇİN SİZİN KAMERANIZI KULLANABİLİYOR
Ucuz ve masum görünen kameralar, dünyadaki diğer 500 bin adet benzer kamerayla birlikte aynı hack grubunun kontrolüne giriyor.
Sonra bu hackerlar, bu devasa kamera ordusunu kullanarak büyük şirketlere, bankalara veya devletlere DDoS (Dağıtık Hizmet Engelleme) saldırıları yapıyorlar ve bunun için karaborsada astronomik paralar kazanıyorlar.
Bazen de sizin evinizdeki kamerayı "Residential Proxy" olarak kullanıp, yasa dışı işlemlerini sizin IP adresin üzerinden yapıyorlar.
ABD'NİN KISITLAMA GETİRMESİNİN ASIL NEDENİ BU
Ucuz Çin ürünlerinin barındırdığı bu tarz gizli tehlikeler, Amerika Birleşik Devletleri'nin teknoloji alanında uyguladığı ticari kısıtlamaların temel sebebini oluşturuyor.
Küresel ticaret savaşlarında bu tür teknolojik cihazların ülkelere girişinin engellenmeye çalışılmasının arkasında yatan ana neden, veri güvenliği ihlalleri ve gizli sömürü.
