Türk çileği dünya pazarında değerini katladı
Türkiye, 2026’nın ilk dört ayında taze çilek ihracatından 20,8 milyon dolar gelir elde ederken, kilogram başına ihracat değeri yüzde 125 artışla 3 dolar seviyesinin üzerine çıktı.
Türk çileği, uluslararası pazarlarda değerini hızla artırarak dikkat çekici bir ihracat performansına imza attı. 2026 yılının ocak-nisan döneminde 40 ülkeye yapılan taze çilek ihracatı, hem gelir hem de birim fiyat açısından önemli bir yükseliş gösterdi.
Türkiye’nin çilek ihracatı bu dönemde 20 milyon 871 bin dolara ulaşırken, kilogram başına düşen ihracat değeri 3,14 dolara kadar yükseldi. Bu artış, geçen yıla göre yüzde 125’lik bir değer kazancına işaret etti.
MİKTAR AZALDI AMA GELİR ARTTI
Geçen yılın aynı dönemine kıyasla ihracat miktarında düşüş yaşanmasına rağmen, birim fiyatlardaki yükseliş toplam geliri artırdı.
2025’in aynı döneminde 9 bin 717 ton çilek ihracatı yapılırken 13 milyon 378 bin dolar gelir elde edilmişti. Bu yıl ise ihracat miktarı yüzde 32 düşerek 6 bin 608 tona geriledi. Ancak kilogram başına fiyatın yükselmesi sayesinde gelir yüzde 56 artarak 20,8 milyon dolara çıktı.

ÜRETİMDE YÜKSELİŞ BEKLENTİSİ
TÜİK ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği verilerine göre, 2026 yılında Türkiye’de çilek üretiminin geçen yıla kıyasla yüzde 1,4 artarak 603 bin tona ulaşması bekleniyor.
Türkiye, bu üretim hacmiyle dünya çilek üretiminde Çin, ABD, Mısır ve Meksika’nın ardından 5’inci sırada yer alıyor.
RUSYA İLK SIRADA
Türk çileğinin en büyük pazarı Rusya oldu. Toplam taze çilek ihracatının yüzde 69’u bu ülkeye yapılırken, Rusya’yı Gürcistan, Irak ve Malezya takip etti.
İHRACAT HEDEFİ 50 MİLYON DOLAR
Sektör temsilcileri, taze çilekte yıl sonu hedefini 50 milyon dolar olarak belirledi. Özellikle ihracatta kaliteyi artırmaya yönelik pestisit kalıntısı kontrollerinin sıkılaştırıldığı ifade ediliyor.
KALİTE ODAKLI BÜYÜME
Uzmanlar, miktardan ziyade kalite ve birim fiyat artışının Türkiye’nin tarımsal ihracatında yeni bir trend oluşturduğuna dikkat çekiyor. Türk çileğinin uluslararası pazarda daha yüksek değerle alıcı bulması, sektörün katma değerli üretime yöneldiğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.