Erzurum’un Yakutiye ilçesinde mobilya imalatı yapan bir esnafın sahiplendiği iki dişi kedi ve onların birlikte büyüttüğü üç yavru, sadece iş yerinin değil sosyal medyanın da neşe kaynağı haline geldi. Fakat bu sevimli ailenin tanınmasına neden olan şey, güvenlik kameralarına yansıyan ve izleyenleri hem güldüren hem de şaşırtan görüntülerdi.
Sanayi Mahallesi’nde yaşanan olayda, köpeğini gezdirmeye çıkan bir vatandaşın başına gelenler, iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Dükkanın önünden geçen adam, bir anda içeriden fırlayan iki kedinin hedefi oldu. Kediler, küçük köpeğe adeta birer ninja gibi saldırdı. Şaşkın adam hem kendisini hem de tasmalı minik köpeğini çılgın kedilerden korumaya çalıştı ama başarılı olamadı. O sırada dükkân sahibi esnaf devreye girerek, saldırgan kedileri sakinleştirmeye çalıştı. Ancak olay bununla da sınırlı kalmadı. Kediler bu defa birbirlerine sataşmaya başladı. Esnaf, zorlu bir uğraşın ardından kedileri yeniden dükkânın içine almayı başardı.

OLAYIN PERDE ARKASI: ANNELİK İÇGÜDÜSÜ
Olayın ardından sosyal medyada viral olan görüntüler birçok kişi tarafından anlam verilemeyen “kedi çılgınlığı” olarak yorumlandı. Ancak işin aslı, kedilerin sahipleri olan Fikret Akpınar ve oğlu Fatih Can Akpınar’ın açıklamalarıyla gün yüzüne çıktı. Hayvanseverlikleriyle tanınan Akpınar ailesi, iki dişi kedinin üç yavruya birlikte baktığını ve yaşanan saldırının tamamen koruma içgüdüsünden kaynaklandığını belirtti.

Fatih Can Akpınar, olay günü esnaf komşularının köpeğini gezdirirken uğradığını ve tam o anda kedilerin köpeği fark ederek tepki verdiğini aktardı:
Kedilerimiz dükkanın içinde yavrularıyla birlikte dolaşıyordu. Komşumuza kedileri gösterirken, köpeği gören kediler aniden harekete geçti. Bu tamamen içgüdüsel bir annelik refleksiydi. Yavrularını tehdit altında hissettiler ve saldırıya geçtiler.

İş yerinde ayrıca civcivlerin de bulunduğunu, fakat kedilerin onlara hiç dokunmadığını dile getiren Akpınar, şu ifadeleri kullandı:
Toplam beş kedimiz var ve biri daha yeni doğum yaptı. Hepsi birbirine bağlı ve bizimle güçlü bir bağ kurdular. Bu sevgi ve sahiplenme duygusu, bizi her gün şaşırtmaya devam ediyor. Onları ailemizden biri gibi görüyoruz.



