Okulda uyumlu olan çocuklar evde neden değişiyor

Okulda sakin ve uyumlu görünen bazı çocukların evde daha tepkisel davranması, çoğu zaman disiplinle değil gün boyunca bastırılan duygularla ilişkilendiriliyor.

Okulda uyumlu olan çocuklar evde neden değişiyor
  • Bazı çocuklar okulda kurallara uyup duygularını bastırırken, evde daha tepkisel olabilir.
  • Bu davranış değişikliği, çocuğun gün boyunca biriktirdiği duygusal yükün evde, güvende hissettiği ortamda açığa çıkmasından kaynaklanır.
  • Ebeveynlerin, bu süreçte çocuklarının duygusal dengesine eşlik etmeleri ve evde rahatlatıcı bir ortam sağlamaları önemlidir.

Bazı çocuklar okulda kurallara harfiyen uyar, öğretmenini üzmez, arkadaşlarıyla sorun yaşamaz. Gün içinde dikkatini toplar, duygularını geri plana alır ve bulunduğu ortama uyum sağlamaya çalışır. Bu çaba çoğu zaman fark edilmez; çocuk sakin, uyumlu ve sorunsuz olarak tanımlanır.

Ancak aynı çocuklar eve geldiklerinde daha hassas, daha çabuk öfkelenen ya da en küçük isteğe bile sert tepki verebilen bir hale bürünebilir. Bu değişim, ebeveynlerde çoğu zaman davranışın nedenine dair bir kafa karışıklığı yaratır. Oysa ortaya çıkan tablo, çocuğun bozulduğunu değil; gün boyunca taşıdığı duygusal yükü, kendini en güvende hissettiği ortamda bırakabildiğini gösterir.

GÜN BOYU SÜREN KONTROLÜN BEDELİ

Okul ortamı çocuklar için yalnızca ders saatlerinden ibaret değildir. Dikkatini sürdürmek, sınıf kurallarına uymak, öğretmenin beklentilerini karşılamak ve arkadaş ilişkilerini yönetmek aynı anda yürütülür. Bu yoğunluk, özellikle duyarlı ve sorumluluk duygusu gelişmiş çocuklarda yüksek bir özdenetim gerektirir.

Çocuk gün boyunca öfkesini bastırır, hayal kırıklığını erteler ve uyumlu kalmaya çalışır. Bu kontrol hali uzun süre devam ettiğinde zihinsel ve duygusal enerji giderek azalır. Eve gelindiğinde ortaya çıkan tepkiler, çoğu zaman bu tükenmenin doğal yansımasıdır.

Bu noktada dışarıdan sakin görünen çocukların iç dünyasında biriken gerilim çoğu zaman fark edilmez. Ancak bu yük, gün sonunda ev ortamında kendine bir çıkış alanı bulur.

EV NEDEN TAŞAMININ YAŞANDIĞI ALAN OLUR

Çocuk için ev, koşulsuz kabulün bulunduğu alandır. Yanlış yaptığında sevgisini kaybetmeyeceğini bildiği tek yerdir. Bu güven duygusu, gün içinde kurulan tüm savunmaların gevşemesine neden olur.

Bu nedenle bastırılan duygular ilk olarak ev ortamında açığa çıkar. Bu durum ebeveyne karşı bir saygısızlık anlamı taşımaz. Aksine, çocuğun en korunmasız halini gösterebildiği ilişkiyi işaret eder. Çocuk kendini güvende hissetmediği yerde taşmaz; tutar. Güvende hissettiği yerde bırakır.

DAVRANIŞ ŞEKLİ ÇOCUĞUN ANLATIM BİÇİMİDİR

Çocuk her zaman duygusunu kelimelerle ifade edemez. Bu nedenle davranış, çoğu zaman duygunun dili haline gelir. Bağırma kontrol ihtiyacını, ağlama doluluğu, itiraz edilmesi yorgunluğu, kardeşe yönelen öfke ise boşalacak bir alan arayışını anlatır.

Bu tablo çoğu zaman disiplin eksikliğinden değil, düzenlenemeyen duyguların dışa vurumundan kaynaklanır.

OKULDAN EVE GEÇİŞ SÜRECİNDE ZORLANMA

Günün en hassas zamanı genellikle okuldan eve geçilen ilk dakikalardır. Çocuk henüz günün temposundan çıkamamıştır. Zihin hala tetikteyken beden yorulmuştur.

Bu sırada art arda gelen talepler, taşan duyguları daha görünür hale getirebilir. Bu nedenle okul sonrası zaman diliminin beklentilerle değil, geçişi kolaylaştıran küçük molalarla planlanması önemlidir. Sessiz oyunlar, serbest zaman ya da kısa bir rahatlama anı bu süreci belirgin biçimde yumuşatır.

EBEVEYNİN DURUŞU BELİRLEYİCİ OLUR

Bu süreçte ebeveynin rolü, davranışı kontrol altına almaktan çok çocuğun duygusal dengesine eşlik etmektir. Çocuğun hissettiği duygunun görülmesi, yaşanan durumun yatışmasında önemli bir rol oynar.

Duyguya alan açarken davranışa sınır koymak, çocuğun hem anlaşılmış hissetmesini hem de nerede durması gerektiğini fark etmesini sağlar. Bu yaklaşım, ev içindeki iletişimi yumuşatırken çocuğun kendini daha güvende hissetmesine katkı sunar.

PATLAMA ANLARININ DİNAMİĞİ

Yoğun duygu halindeyken çocuk öğrenmeye açık değildir. Bu anlar uzun açıklamalardan çok sakin bir duruşa ihtiyaç duyar. Düşük ses tonu, kısa cümleler ve güven veren bir varlık çocuğun regülasyonunu destekler.

Gerçek farkındalık, duygular yatıştıktan sonra kurulan kısa ve yargısız konuşmalarda oluşur.

SÜREKLİLİK KAZANAN DAVRANIŞLAR

Eğer çocuğun tepkileri her gün uzun süre devam ediyor, okul isteğinde belirgin bir azalma görülüyor ya da uyku ve iştah düzeni etkileniyorsa bu tablo yalnızca gün içindeki duygusal boşalmayla sınırlı olmayabilir. Bu noktada davranıştan çok, çocuğun hangi alanda zorlandığını doğru okumak önemlidir.

Evde ortaya çıkan tepkiler çoğu zaman bir problemden değil, uzun süredir taşınan duygusal yükten kaynaklanır. Bu nedenle mesele çocuğu etiketlemek değil, yükünü fark edebilmek ve bu süreçte yanında durabilmektir.