Dünyanın kalbi Hürmüz Boğazı'nda atıyor
Orta Doğu’daki petrol ve doğalgaz sevkiyatının dünya pazarlarına açılan en kritik geçiş noktalarından biri Hürmüz Boğazı.
Boğaz, son aylarda, küresel enerji arzında belirleyici rol oynuyor.
Boğaz'ın işlevi Orta Doğu’daki petrolü Umman Denizi ve Hint Okyanusu üzerinden uluslararası pazarlara dağıtmak.
Verilere göre, Hürmüz Boğazı’ndan yapılan sevkiyat, dünya deniz yoluyla taşınan petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 30’unu oluşturuyor.
Küresel sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ticaretinin de yüzde 20’si bu dar geçitten geçiyor.
2024 yılında Boğaz'dan günlük ortalama 20,3 milyon varil petrol ve petrol ürünü taşındığı biliniyor. LNG tarafında ise toplam 290 milyon metreküplük sevkiyat gerçekleştirildi.
Bu rakamlar, bölgenin enerji güvenliği açısından ne kadar kritik olduğunu ortaya koyuyor.
Boğaz'dan geçen LNG’nin yaklaşık yüzde 80’i Asya ülkelerine giderken, yüzde 20’si Avrupa pazarına ulaştırılıyor.
Hürmüz Boğazı’ndan en fazla petrol ihracatı gerçekleştiren ülke Suudi Arabistan olurken, LNG tarafında liderliği Katar üstleniyor.
Alıntılanan bu enerji verileri, ABD Enerji Enformasyon İdaresi’nin (EIA) istatistiklerine dayanıyor.
Uzmanlara göre Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek herhangi bir aksama, petrol ve doğalgaz fiyatlarında küresel ölçekte sert dalgalanmalara yol açabilecek nitelikte.
Zaten günbegün yaşananlarla birlikte biz de bu potansiyele şahit oluyoruz.
Bugün Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), ABD/İsrail-İran Savaşı'nın başlamasının üzerinden yaklaşık 6 ay geçmesine rağmen 400'e yakın geminin hala Basra Körfezi'nde mahsur olduğunu bildirdi.
Bu gemilerin içinde 6 bine yakın denizci olduğu söylendi.
Biz savaşa ana hatlarıyla görürken, 6 bin denizci ve onları merak eden aileleri içinde yaşıyor demek ki.
ABD ile İran bu dünyada sadece kendileri varmış gibi karşılıklı cepheleşmeye, Çıkarları için kapıları kapalı tutmaya devam ediyorlar...
Dünyada insanlara verdikleri zararı büyütmeye hiç hakları var mı?
Sizce de uzlaşmayı uzatarak çok olmuş olmadılar mı?