Z Kuşağının Suçu Ne?

Cüneyt İnay
Cüneyt İnay

Z kuşağında aslında hiçbir problem yok. Z kuşağı kavramı ortaya atıldığında yere göğe sığdıramadık, çünkü teknolojinin içine doğdular. Teknolojisiz zamanı görmedikleri için hepimiz Z kuşağının evde roket yapacağını zannettik. Her birini üst düzey bilim adamı olacağını düşündük. Biz onları tepeye çıkardık ve sonra onları oradan aşağı attık.

Peki neden böyle yaptık?

Çünkü yüksek teknoloji gözümüzü korkuttu. Kim kullanacak bu kadar teknolojiyi diye panik olup Z kuşağına yüklendik. Tabi bir de eski kuşaklara vurmak için kullandık, bakın bunlar böyle siz hala öyle, diye kendimize sopa ettik onları.

Peki şimdi neden yerden yere vuruyoruz?

Z kuşağını överken yaşadığımız ayarsızlığın sebebi rekabet kat sayısını düşünmememizdir. Şöyle anlatayım, Z kuşağı bizim yüzümüzden yanlış güdülendi, henüz Y kuşağının birçok işte emekliliğine çok varken Z kuşağı piyasaya salındı. Fakat aşırı rekabetten ötürü Z kuşağı işsiz kaldı. Biz de bu yüzden Z kuşağına yükleniyoruz, en aptal nesil falan ilan ediyoruz. Yok öyle bir şey.

Bir de rekabet kat sayısının sadece sayısal etkisi yok. Rekabetten doğan kalitenin her şeyi daha da zorlaştırdığı bir ortam var. Örneğin 80’li 90’lı yılların büyük yıldızı Maradona’yı olduğu gibi al ve 2026 yılına futboluna koy, inanın sadece alt liglerde oynar. Çünkü gelişen futbolda yetenek hiçbir şey… Fizik kondisyon, oyun görüşü, denge kasları, ön alan presi, ayağa pas yüzdesi falan derken Maradona adını duymadığımız bir oyuncu olurdu.

Yani rekabetin hem sayısal hem de nitelik olarak aşırı yüksek olduğu zamanlardayız. Eskiden böyle yüksek rekabet yok muydu derseniz yahu elbette yoktu. Kabul edelim 70’li, 80’li 90’lı yıllarda erken kalkan istediğini oluyordu. Öyle büyük bir rekabet olmadığı gibi sadece “yaparım” demen yeterliydi. Kendi sektörümden örnek vermem gerekirse daktilo bilen senarist, oyunculara laf geçiren yönetmen oluyordu. Bu kadar basit mi? Evet bazen bu kadar basitti.

Hızlı koşanın kolayca futbolcu, uzun olanın kolayca basketbolcu olduğu dönemlerdi bunlar. Şimdi o kadar uzuna sadece perde taktırıyoruz. Şunu kabul edelim, iş çok ve rekabet çok azdı eskiden. Kafasına bir şeyi yapmayı koyan azcık sebat eden başarıyordu. Şimdi hedefini belirlesen, okulunu okusan, sebat etsen bile olmayabilir. Sebebi basit: rekabet katsayısı ve niteliği. Yoksa Z kuşağı aptal işe yaramaz değil, gayet başarılı sporcular, bilim insanları, sanatçılar, girişimciler, imalatçılar çıkıyor. Hatta sayısal olarak diğer kuşaklara göre fazla ama oransal olarak düşük olabilirler. Ve hatta roket de yapıyorlar ama evde değil, evde denemeyiniz.

Bir de insanlarda hep kendi mutlu olduğu, coşku yaşadığı döneme özlem vardır. Bu yüzden eski sıkıcı dizileri çok överiz, döneminin en iyi futbolcularına kıyas bile kabul etmeyiz. Çünkü o dönem gençliğini, ergenliği hatırlatır. Yeni olan her zaman züppelik içerir gibi gelir.

Tabi bu tür kuşaksal bir zorbalamayı Z kuşağı da Alfa kuşağına yapacak. Çünkü döngüsel olarak Alfa kuşağı rekabetin nispeten düştüğü döneme gelecek, çünkü hem Z kuşağı hem de Alfa kuşağı maalesef 1-2 çocuklu ailelerden geliyor.