17 günlük Asel’i koruyamayan yoğun bakım
Asel henüz 17 günlük bir bebekti.
Bronkopnömoni tanısıyla hastaneye kaldırıldı.
Yani akciğer enfeksiyonu nedeniyle tedavi görmesi gerekiyordu.
Bu yüzden yenidoğan yoğun bakıma yatırıldı.
Orası bir bebek için en güvenli yer olmalıydı.
Nefesi takip edilmeliydi.
Ateşi takip edilmeliydi.
Kalp atışı takip edilmeliydi.
Vücudundaki en küçük değişiklik bile fark edilmeliydi.
Ama Asel o yoğun bakımda yaralandı.
Kuvözdeyken sağ kolunda yanık oluştu.
Üstelik bu basit bir yanık değildi.
Yanık 3. dereceydi.
Dosyadaki değerlendirmeye göre kuvözde bir eksik vardı.
Isıtıcının üzerinde bulunması gereken koruyucu kapak yerinde değildi.
Asel’in kolu ısıtıcı fana temas etti.
Ve 17 günlük bir bebeğin kolu yandı.
Şimdi burada durup sormak gerekiyor.
Bu kuvöz kullanılmadan önce kontrol edilmedi mi?
Koruyucu kapak yoksa bu cihaz neden çalıştırıldı?
Yenidoğan yoğun bakımda böyle bir eksik nasıl fark edilmedi?
Bir bebek o fanla temas edene kadar kimse neden görmedi?
Bu olay sadece “dikkatsizlik” denilerek geçiştirilemez.
Çünkü burada söz konusu olan bir bebek.
Kendi canını koruyamayacak kadar küçük bir bebek.
Acıdığını söyleyemeyen bir bebek.
Kolu yandığında derdini anlatamayacak bir bebek.
Bu yüzden yenidoğan yoğun bakımda sorumluluk daha da büyüktür.
Cihazın güvenliği de önemlidir.
Hemşirenin takibi de önemlidir.
Doktorun bilgisi de önemlidir.
Hastane yönetiminin denetimi de önemlidir.
Çünkü o kapak yerinde olsaydı, belki bugün bu olay yaşanmayacaktı.
Kararda dört sağlık çalışanı hakkında soruşturma izni verildi.
Doktor hakkında ise kusur bulunmadığı belirtildi.
Ama ailenin sorduğu soru hâlâ ortada.
Asel’in kolu nasıl yandı?
Bu cihaz o halde nasıl kullanıldı?
Bu ihmali kim fark etmedi?
17 günlük Asel tedavi olmak için yoğun bakıma yatırıldı.
Ama oradan kolunda yanıkla çıktı.
Bu olayda yanan sadece bir bebeğin kolu değil,
Ailenin hastaneye duyduğu güven de yandı.