Gelir arttıkça uyku süresi azalıyor
Bir gün 24 saatten ibaret. Ama TÜİK’in 2025 "Zaman Kullanım Araştırması" gösteriyor ki herkes için aynı uzunlukta olan bu gün, gelir seviyesine göre bambaşka bir hayata dönüşüyor.
Kiminin günü işe ve yola sıkışırken, kimininki dinlenme, sosyal yaşam ve ev içi rutinlerle daha geniş bir nefes alanı buluyor.
Araştırma, gelir arttıkça çalışma ve ulaşım sürelerinin belirgin şekilde uzadığını ortaya koyuyor. Buna karşılık uyku, boş zaman ve sosyal etkinliklere ayrılan süre giderek daralıyor.
Daha çok kazananlar, zamanın en “yorucu” tarafına daha fazla maruz kalıyor.
En düşük gelir grubunda günlük çalışma süresi ortalama 1,5 saat civarındayken, en yüksek gelir grubunda bu süre 3 saati aşarak iki katına yaklaşıyor. Bu fark yalnızca gelirde değil, günün ritminde de iki ayrı yaşam biçimi yaratıyor.
Uyku süresi ise bu farkın en sessiz göstergesi. Gelir yükseldikçe uyku biraz daha kısalıyor. Düşük gelir grubunda 9 saat 7 dakika olan uyku, yüksek gelir grubunda 8 saat 47 dakikaya geriliyor. İlk bakışta küçük bir fark gibi görünse de günler ve aylar biriktiğinde yaşam temposunun nasıl değiştiğini açıkça gösteriyor.
Düşük gelir grubunda 2 saat 12 dakikayı bulan sosyal etkinlikler, yüksek gelir grubunda 1 saat 52 dakikaya kadar düşüyor. Televizyon ve medya tüketimi de aynı çizgide azalıyor; zaman, daha çok iş ve ulaşım arasında parçalanıyor.
Ev içi sorumluluklar ve aile bakımına ayrılan süre de gelir arttıkça kısalıyor. Buna karşılık ulaşım süresi belirgin biçimde yükseliyor; çünkü iş ve tempo büyüdükçe şehir de daha çok tüketiliyor.
En dikkat çekici ayrımlardan biri ise gönüllü faaliyetlerde ortaya çıkıyor. Düşük gelir grubunda başkalarına yardım ve sosyal katkı için ayrılan süre 49 dakikaya kadar çıkarken, yüksek gelir grubunda bu süre 24 dakikaya kadar düşüyor. Bu da zamanın sadece ekonomik değil, toplumsal bir dağılıma da işaret ettiğini gösteriyor.
Spor ve hobiler ise her iki grupta da sınırlı kalıyor. Günün en “kısa” alanlarından biri olarak, 12 ila 27 dakika arasında değişen bir zaman dilimine sıkışıyor.
Ortaya çıkan tablo aslında şunu söylüyor:
"Gelir arttıkça hayat genişlemiyor, aksine zaman daha yoğun, daha bölünmüş ve daha hızlı akıyor. Daha az kazananlar daha fazla boş vakte sahipken, daha çok kazananlar zamanı daha pahalı ama daha sıkışık yaşıyor."