Ensonhaber Ensonhaber
Ara Canlı TV
Üyelik
  • SON DAKİKA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • ESH SPOR
  • DÜNYA
  • MAGAZİN
  • TEKNOLOJİ
  • RESMİ İLANLAR
  • 2026 Dünya Kupası 2026 Dünya Kupası
Ensonhaber Ensonhaber
Son Dakika Arama
Kategoriler
  • Dünya Kupası 2026
  • Gündem
  • Yazarlar
  • Dünya
  • Ekonomi
  • ESH Spor
  • Magazin
  • Teknoloji
  • Sağlık
  • Otomobil
  • Emlak
  • Politika
  • 3. Sayfa
  • Eğitim
  • İç Haber
  • Kültür Sanat
  • Medya
  • Yaşam
  • Tarih
Servisler
  • Canlı TV
  • Namaz Vakitleri
  • Son Depremler
  • Foto Galeri
  • Oyunlar
  • Biyografiler
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
Uygulama
App Store Google Play
© 2026 Ensonhaber A.Ş. Tüm Hakları Saklıdır
Anasayfa Yazarlar Mustafa Armağan
19.06.2026 09:18

Sultan Abdülhamid’in büyük projesi Hicaz Demiryolu diriltilirken…

Mustafa Armağan
Mustafa Armağan @mustafarmagan

İtiraf edelim ki Sultan 2. Abdülhamid’in “kaç köşeli bir yıldız” olduğunu anlamaktan aciziz. Gün geçmiyor ki bilmediğimiz bir tarafını keşfetmeyelim.

Haberlerden seyrediyoruz:

Lahey’e gönderdiği Hereke halısı tamir edilmiş…

1901 yılında Londra'ya inşa edilmek üzere hazırlanan bir çeşmenin projesi Devlet Arşivlerinden çıkmış...

Rus Coğrafya Cemiyeti’nin fahri üyelerindenmiş.

-Miş dediğime bakmayın. Bunların hepsi belgeli, kayıtlı bilgiler.

Öte yandan Ulaştırma Bakanlığı’nın Suudi Arabistan’la yaptığı anlaşmanın haberleri yayılıyor ajanslara. Hicaz Demiryolu iki ülkenin işbirliğiyle ihya edilecek hatta Mekke-i Mükerremeye vasıl olduktan sonra bu defa Basra Körfezi’ne kadar uzatılacakmış. Böylece aynı zamanda Hürmüz tıkanması gibi enerjinin naklini engelleyen olaylarda bir firar noktası olarak yeni demiryolu projesi devreye sokulacakmış.

Bundan 126 yıl önce geleceğe yöneltilmiş bu keskin bakış karşısında insan ne diyeceğini şaşırıyor doğrusu.

Temeli bundan 126 yıl önce, 1900 Eylülünün 1’inde atılan Hicaz Demiryolu projesi muhakkak ki Sultan 2. Abdülhamid’in en görkemli kalkınma ve savunma hamlelerinden biri olarak tarihe geçmiştir.

Bağdat demiryolu hattından ayrılan bir hatla Şam’a ulaşacak olan Hicaz Demiryolunun oradan bazı yan kollarla Kudüs ve Hayfa’ya bağlandıktan sonra güneye doğru yoluna devam ederek İslamın iki kutsal beldesi olan Medine-i Münevvere’ye ve bilahare Mekke-i Mükerreme’ye ulaşması planlanıyordu.

Toplam 1.322 kilometre (821 kara mili) uzunluğundaki Hicaz Demiryolu temelinin atılmasından 8 yıl sonra Peygamber Efendimiz’in (sav) sevgili şehri Medine’ye ulaştığında Osmanlı memalikinde ve dış temsilciliklerde törenler düzenlenerek kutlanmıştı. Sultan bu büyük olaydan 7 ay sonra tahttan indirilince hattın Mekke kısmı maalesef akim kalacaktır.

Aşağıda bundan 123 yıl önce Ali Kemal’in Kahire’de çıkardığı Türk adlı haftalık siyasî, ilmî ve edebî bir gazetede neşredilen bir yazıyı ilk kez gün ışığına çıkarıp size sunacağım. Bu çok ilginç fikirlere sahip mektubun sahibi ismini gizleyip “Bir Türk” ismini kullanmış. (Türk, Sayı: 3, 19 Kasım 1903, s. 1.)

Hicaz Demiryolunun mantığını gayet iyi özetleyen ve değerlendiren, hatta daha verimli olması için eleştiren ve inşaata Cidde’den başlanması gerektiğini savunan bu ilginç okur mektubunu dilini sadeleştirerek takdim ediyorum. Günümüze ışık tutması umuduyla…

Mektup

“Düşündüm ki 3 senede 300 kilometrelik kısmı bitirilen Hicaz Demiryolu Osmanlı’nın, daha doğrusu İslamiyetin muazzam eserlerinden biridir. Bunu herkes kabul eder. Lakin bana kalırsa mademki bütün Müslümanların yardımına başvuruldu. Osmanlı, İranlı, Faslı, Hindli, Cavalı bütün ümmet-i Muhammed bu yüce eserin vücuda gelmesine katkıda bulunuyor, kesesini açıyor, o halde hattın inşasına aynı zamanda Cidde’den başlamak lazım gelirdi. Çünkü bütün güney hacılarının işine yarayacak kısım Cidde-Mekke-i Mükerreme ve oradan da Medine-i Münevvere’ye kadarki hattır. Yoksa Şam’dan Medine’ye kadarki kısımdan Hindistan, Cava ve Çin hacılarının istifadesi olamayacak.

İkinci olarak sonradan ihtimal demiryolu güzergâhı kestirme çizilirse daha da kısalır. Bu da bir senelik iş demek. Bu bir kere oldu mu inşa edilmekte olan asıl Şam hattına daimi gelir getirmeye başlar. Her yıl buradan 80-100 bin hacı geçecek. Mekke-i Mükerreme’nin bütün ticari muameleleri bu yolla icra olunacak.

Öteden Şam-ı Şerif kısmına gelince bu yardım böyle devam ettiği halde ancak süratli çalışma ile 7-8 sene zarfında Medine’ye varabilir. Ve Mekke-i Mükerreme’ye vardıktan sonra da hasılat yapamaz. Çünkü bu kısmın yolcuları Osmanlı, Rusyalı hacılardan ibaret olmakla beraber onlar Medine’ye kadar şimendiferle varıp ondan sonra Mekke’ye 8-10 günde deve sırtında gitmeyi göze aldıramazlar. Demek bu hat tamamen yapılıp bitecek de ondan sonra ulaştırmasından istifade olunacak.

Öteki Cidde-Mekke-i Mükerreme ve Mekke-i Mükerreme-Medine-i Münevvere kısımları ise tam tersine ilk senesinden itibaren bütün kuzey ve güney hacılarını naklederek bir gelir kaynağı hükmüne geçecektir.

İşte hem güney hacılarını teşvik ile heveslendirmek, hem asıl hattın inşasına önemli ve daimi bir gelir sağlamak için Cidde’den dahi hattın inşasına başlanmak gerekli değil, belki mutlaka gereklidir. Hatta haber aldığımıza göre 62 milyon kuruş gibi bir büyük meblağ toplayan Hindistan’ın Haydarabad Müslümanları parayı teslim ederken bu hususu yüce hükümetten rica edeceklermiş, ricalarında yerden göğe kadar hakları var. Burada bile Mısır ahalisinin fikrini yoklayınca anlıyoruz ki hepsi Cidde kısmının yapılmağa başlayacağını duysalar asıl Mısır yardımı o zaman başlayacaktır.

Bazıları Cidde hattının bedevi eşkıyalarından muhafazası güç de onun için hükümet öyle bırakıyor diyor. Zannetmeyiz. Şam’dan itibaren bin küsur kilometrelik çok uzun bir mesafenin korunmasını sağlayan bir hükümet şüphe yok ki 100 kilometrelik mesafeyi bedevilerden daha kolay koruyabilir.

Bazıları da inşa malzemesinin Cidde’ye ulaştırılması için Süveyş kanalının geçiş masrafları pahalıya mal olacak, orası hesap ediliyor sanıyor, bu da boş fikir. Yalnız 100 kilometrelik kısmın malzemesi için verilecek geçiş ücreti ilk sene hasılatıyla derhal kapatılır.

Özetle Osmanlı hükümeti Şam’dan işe başladıktan 2-3 sene sonra lüzum ve gereğini şiddetle hissederek Hayfa’dan Şam’a kadar bir şubenin inşasına başladı.

Şimdi de ümid ediyoruz ki mülahazalarımız enine boyuna düşünülerek bu Cidde-Mekke-i Mükerreme kısmının dahi inşasına karar verilebilir.”

*Hicaz Demiryolu madalyası

*Hayfa İstasyonu

*Hayfa Demiryolu abidesi

Mustafa Armağan - Tüm Yazıları

Diğer Yazarlar

Rojda Altıntaş Rojda Altıntaş Baro başkanının evinden uyuşturucu çıktı Cüneyt İnay Cüneyt İnay Türkçü Paşinyan Adem Metan Adem Metan Kapalıçarşı'nın marka meselesi Uhud Tekin Uhud Tekin Kurye sorunu: İstanbul’un iki tekerlekle imtihanı
Ensonhaber
Uygulama
App Store Google Play
Sosyal Medya
Haberler
  • Güncel Haberler
  • Spor Haberleri
  • Ekonomi Haberleri
  • Yaşam Haberleri
  • Dünya Haberleri
  • Tüm Haberler
  • Dünya Kupası 2026
Servisler
  • Canlı TV
  • Foto Galeri
  • Oyunlar
  • Namaz Vakitleri
  • Son Depremler
  • RSS Servisleri
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Yayın İlkeleri
  • KVKK Politikası
  • Gizlilik Politikası

ensonhaber.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Ensonhaber Medya A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

© 2026 Ensonhaber Medya A.Ş. Tüm hakları saklıdır.