Arif Güran soruyor: Görüntüler nerede?

Rojda Altıntaş
Rojda Altıntaş

Bir baba düşünün.

Kızını kaybetmiş.

Acısı dinmemiş.

Üstüne bir de mahkeme salonunda dönüp şu cümleyi duymuş.

“İsteseydim o kızı paramparça ederdim, mezarı bile olmazdı.”

Bir insan böyle bir cümleyi nasıl kurar?

Bir baba o cümleyi nasıl duyar?

Arif Güran’la konuştum.

Narin’i anlattı.

Evin neşesiymiş.

Süslenmeyi severmiş.

Güzel ayakkabı istermiş.

Okul açılmadan çanta, kalem, defter heyecanı yaşarmış.

Annesi saçını örerken mutlu olurmuş.

Ağabeyleri şehir dışından dönünce ona çikolata getirirmiş.

Bir evin en kıymetlisiymiş.

Sonra söz dönüp dolaşıp dosyanın en karanlık yerine geldi.

Dara-2 Üs Bölgesi’ne.

Arif Güran’ın zihnini kurcalayan yer tam da burası.

Çünkü burası sıradan bir nokta değil.

Bir apartman girişi değil.

Bir sokak başı değil.

Askeri bir bölge.

Havaalanını koruyan bir üs.

Şimdi Arif Güran soruyor.

Böyle bir yerde kamera “çalışmadı” denilip geçilebilir mi?

Böyle bir yerde “kayıt alınmadı” denilip dosya böyle bırakılabilir mi?

Bakanların yakından takip ettiği bir olayda bu boşluk normal sayılabilir mi?

Valinin geldiği bir olayda bu eksiklik makul görülebilir mi?

Arif Güran’ın sorduğu soru, belki de en haklı soru.

Bir başka itirazı daha var.

Madem bu aile hakkında böylesine ağır ithamlar kuruldu…

Madem neredeyse organize bir yapı iması yapıldı…

O halde neden telefonlarında şifre bile yok?

Bu soru da yabana atılacak türden değil.

Savcılıkta yaşadığını anlattığı bir sahne daha var.

Arabada kan ve kusmuk bulunduğunun söylendiğini anlatıyor.

Ama raporu görmek istediğinde önüne konulmadığını da söylüyor.

Sonra şu cümleyi kuruyor.

“Ben okumadığım hiçbir şeyi imzalamam. Köylü olabilirim ama okuma yazmam var.”

İşte bu cümle kendisini nasıl hissettiğinin özeti gibi.

Dışlanmış.

Bastırılmış.

Yönlendirilmek istenmiş.

Ve yine dönüp aynı noktaya geliyor.

Dara-2 kamerası.

Eğer aynı zaman diliminde anne, ağabey ve amca o hatta görünüyorsa…

Nevzat neden görünmüyor?

Daha doğrusu…

Narin neden görünmüyor?

Nevzat neden görünmüyor?

Dosyanın can alıcı yeri belki de tam burada.

Madem her şey bu kadar net anlatılıyor…

Neden en kritik halkalar eksik?

Neden en hayati görüntüler yok?

Röportajın en ağır tarafı ise annenin acısı.

Arif Güran, Yüksel Güran’ın yaşadığı yıkımı anlatıyor.

Narin’i mezardan çıkmış gibi ağlarken gördüğünü söylediğini aktarıyor.

Bu acı, bir annenin aklının sınırını zorlar.

Bu dosyada yeniden yargılama olur mu?

Olmaz mı?

Bunu bugünden kesin söylemek zor.

Ama kesin olan bir şey var.

Narin Güran geri gelmeyecek.

Bu ailenin hayatı bir daha eski haline dönmeyecek.

Narin ve ailesi için adalet.