Ensonhaber Ensonhaber
Ara Canlı TV
Üyelik
  • SON DAKİKA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • ESH SPOR
  • DÜNYA
  • MAGAZİN
  • TEKNOLOJİ
  • RESMİ İLANLAR
  • 2026 Dünya Kupası 2026 Dünya Kupası
Ensonhaber Ensonhaber
Son Dakika Arama
Kategoriler
  • Dünya Kupası 2026
  • Gündem
  • Yazarlar
  • Dünya
  • Ekonomi
  • ESH Spor
  • Magazin
  • Teknoloji
  • Sağlık
  • Otomobil
  • Emlak
  • Politika
  • 3. Sayfa
  • Eğitim
  • İç Haber
  • Kültür Sanat
  • Medya
  • Yaşam
  • Tarih
Servisler
  • Canlı TV
  • Namaz Vakitleri
  • Son Depremler
  • Foto Galeri
  • Oyunlar
  • Biyografiler
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
Uygulama
App Store Google Play
© 2026 Ensonhaber A.Ş. Tüm Hakları Saklıdır
Anasayfa Yazarlar Sevda Türküsev
19.01.2026 13:01

“ŞERİAT” Demek “Hukuk” Demek “Hak” Demek!

Sevda Türküsev
Sevda Türküsev @sevdaturkusev

“İnanç Yozlaşması” nedir biliyor musunuz? Bir insana yapılabilecek en kötü şey; inandığı dinin ana temel kurallarının sanki kötü bir şeymiş gibi ona kabul ettirilmesidir.

Yıllarca ülkemizdeki Müslümanlara şeriatın çok kötü bir şey oldu algısı ilmek ilmek, düğüm düğüm işlendi. Aslında bu toplumları bozup, manipüle edip kendinden, dininden ve kültüründen uzaklaştırma projesinin bir parçasıydı. “Elhamdülillah Müslümanız”; bundan da gurur duyuyoruz. Fakat ülkemizde yaşayan bazı Müslüman din kardeşlerimiz, adeta bir şeriat düşmanı ve bunun nefreti ile yaşayan ve kendini Müslüman olarak tanımlayan bireyler haline döndüler. Siyasetçilerin; yani bazı siyasetçilerin dini yok sayan söylemleri veya din ile alakalı olmayan bazı ülkeleri örnek göstererek bunu insanlara empoze etmesiyle başladı. Özellikle sol görüşlü bazı yazarların ve toplumun gözü önündeki kişiliklerin de bu şekilde davranmaları, bu algının yayılmasına sebep oldu.

Bu tartışmalar yıllarca yapıldı ve hala da yapanlar var. “İnanç” önemli bir şeydir. “Şeriat” insanın Allah’a inancı, Allah’ın belirlediği kural ve kaidelerdir. Kişinin, Allah’a inanma şekli diye bir lüksü yoktur. Allah’a inanmanın yani imanın şartları altıdır, sen bunu beş veya yedi yapamazsın. İslam’ın şartı beştir, sen bunu üç veya sekiz yapamazsın. Allah’ın hükümleri bellidir ve Müslüman olmanın şartları da bellidir. “Ben Allah’a inanıyorum Müslümanım ama kafama göre kuralları yorumluyorum ya da çoğaltıyorum ya da azaltıyorum” diyemezsin. En önemli şeylerden birisi de kimse kimseyi ibadetini yapmıyor diye kınayamaz, anca insanlar birbirlerine tavsiyede bulunur ve bu konuda birbirlerini nazikçe teşvik ederler. Cenabı Allah, Kur’an’ı yani İslam hukukunu yani şeriatı, insan onuru üzerine bize yollamıştır. Şimdi buradaki hassas konu şu: Kimse kimseyi ibadet yapmıyor diye kınayamaz ama ibadetleri anlatmayacak veya tebliğ etmeyecek diye de bir şey yok. Şimdi şeriat konusuna gelecek olursak: Kendince kurallar uydurup şeriatla yani Cenabıallah’ın Kur’an hukukuyla İslam hukukuyla alakası olmayan yaptırımları şeriatmış gibi gösterenleri örnek gösterip, şeriat kötüymüş gibi söyleyenler de din konusunda zırcahil tiplerdir. Veya bunu özellikle yapanlar kötü niyetlidirler.

“Elhamdülillah Müslümanım” diyen her kişinin aynı zamanda şeriatı yani Allah’ın hükümlerini, iman sahibi olmanın hükümlerini kabul ettiğini bilmesi lazım.

Peki bazıları hala niye şeriata düşman söylemler kullanıyor. Oysaki Google’a yazdığınız zaman şeriatın anlamının, imanın ta kendisi olduğunu görürsünüz.

Bazıları kötü niyetten bunu söylüyor, bunlar genelde bunu siyasi arenada kullanıyorlar.

Fakat emin olun çoğunluğu ise bu konuda bir zahmet edip Google’a yazıp manasını okumadan, o aslen şeriat olmayan yerlerde uygulanan Cenabıallah’ın da asla kabul etmeyeceği davranışları şeriat zannederek hala şeriatın kötü bir şey olduğunu düşünerek yaşıyorlar.

Hülya Avşar’ın programına katılan Avukat Kezban Hatemi, bu konuya çok güzel yanıt vermişti.

Ne demişti hatırlayalım:

Şeriat ne demek biliyor musun?

Hukuk demek. Hak demek.

Bu bile yozlaştırıldı bizim dilimizde.

“Kahrolsun Şeriat” demek; kahrolsun Allah’ın hükümleri, kahrolsun Allah demektir. Şeriat Kur’an-ı Kerim‘in ta kendisidir.

Gayet güzel açıklamış. Sonuç olarak Kur’an-ı Kerim de Allah’ın ta kendisi olduğuna göre o zaman bu din cahilliğinden vazgeçmek lazım. Zaten birçok sorun neden kaynaklanıyor biliyor musunuz? Bireylerin kendi inandıkları din konusunda bilgi sahibi olmadan kendi dinine karşı adeta imana karşı davranışlar ve söylemlerde bulunmalarından kaynaklanmaktadır. Kezban Hatemi’nin de dediği gibi; şeriatın gerçek manasını öyle bir yozlaştırdılar ki çoğu Müslüman, farkında olmadan ya imanınız ediliyor ya da daha ileri gidip imandan çıkıyor. Oysaki hak olan haktır, biz yapabiliriz ya da yapamayız; bu Allah’la bizim aramızda olan kısımdır. Fakat Allah’ın hükümlerini, emirlerini ve iman hakikatlerini reddedercesine konuşmak, Allah korusun insanı dinden bile çıkartabilir.

Bu sebeple lütfen çocuklarınıza dini doğru öğretin. “Ben Müslümanım” deyip, şeriat kötüdür diyemezsiniz.

“Ben Müslümanım” deyip, şeriat yok diyemezsiniz. “Ben Müslümanım” deyip, şeriatsız iman olur diyemezsiniz.

Kısacası bir Müslüman, imanın şartlarını ve İslam’ın şartlarını kabul etmek zorundadır; bunları kabul etmiyorsa da zaten Müslüman olamaz.

Nasıl ki farklı inanışların kabul etmesi gereken şartları varsa İslam dininde de bu böyle. Yani kimse Amerika’yı yeniden keşfetmiyor veya eski köye yeni adet getirmiyor.

“Yozlaşma” bilgisizlikten ve cahillikten dolayı insan bilincine ve hayatına kolay sirayet eder. Okullar bitirip bir mevki sahibi olmak, her konuda bilgi sahibi olduğunuz anlamına gelmez. Nasıl ki bir meslekte var olabilmeniz için bilgi sahibi olmanız ve onu doğru düzgün yapmanız lazımsa, din konusunda da bilgi sahibi olmanız lazım. Fakat maalesef son 30 yıldır aileler çocuklarına dini öğretmiyorlar. Müslüman doğan ve Müslüman olduğunu söyleyen bir sürü kişi, İslam’a karşı bir duruş sergiliyor. Oysaki bizim çocukluğumuzda sağcı veya solcu olsun; aileler, çocuklarına bu anlattıklarımı çok doğru anlatırlardı. O mahalle kültürü dediğimiz şeyde insanlar ibadetlerini yapmasalar da doğru olanı öğrenir, saygı duyarlardı. Maalesef, işte medeniyet, modernizm adı altında; kendi dininden bir haber hatta kendi dinine adeta düşman nesiller oluştu desek yanlış olmaz.

Düşünsenize Allah’a inanıyoruz ama Allah’ın kurallarını kabul etmiyoruz. En basit tabiriyle bir şirkette çalışıyorsunuz ama “kahrolsun patron” diyorsunuz ve şirketin kurallarını reddediyorsunuz, bir de kalkıp herkese bunu anlatıyorsunuz.

O patron ne yapar: Tabii ki sizi uzaklaştırır, işten kovar.

Yani anlayacağınız işin özü: Dini ve dinin kurallarını, özünü yani Allah’ın ta kendisini çocuklarınıza doğru öğretin. Öğretmezseniz işte algı operasyonlarının kurbanı olup, o yozlaşmanın onları yutmasını seyredersiniz. Şu anda da bunu izliyoruz. Gerçek manada şeriat, o bazı ülkelerde gösterilen ve orada uygulanan şeyler değildir.

Neyse sonuç olarak; en azından Müslüman olmanın gereklerini çocuklarınıza öğretin de dinden çıkmasınlar.

İbadetlerini yaparlar yapmazlar, orası Allah’la kendi aralarında.

Onlara şunu iyi öğretin;

“ŞERİAT” Demek; “Hukuk” Demek, “Hak” Demek!

İmanın ta kendisidir!

Bu dünyada belki din kendilerine lazım değilmiş gibi gözükse de madem ki inanıyorlar; hayat denen bu hikayenin sonunda, Allah’ın huzuruna çıktıklarında tek lazım olan şey din olacaktır.

Çocuklarınıza bir iyilik yapın, onlara nasıl Müslüman olunur öğretin.

Sevda Türküsev - Tüm Yazıları

Diğer Yazarlar

Sevda Türküsev Sevda Türküsev Sen de yanlışsın be Ege Kökenli Serkan Kalemciler Serkan Kalemciler Barışamayan dünya Aslı Didari Aslı Didari Damacana su fiyatları durdurulamıyor Fatih Yıldırım Fatih Yıldırım Türkiye'nin 2026 hedefleri
Ensonhaber
Uygulama
App Store Google Play
Sosyal Medya
Haberler
  • Güncel Haberler
  • Spor Haberleri
  • Ekonomi Haberleri
  • Yaşam Haberleri
  • Dünya Haberleri
  • Tüm Haberler
  • Dünya Kupası 2026
Servisler
  • Canlı TV
  • Foto Galeri
  • Oyunlar
  • Namaz Vakitleri
  • Son Depremler
  • RSS Servisleri
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Yayın İlkeleri
  • KVKK Politikası
  • Gizlilik Politikası

ensonhaber.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Ensonhaber Medya A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

© 2026 Ensonhaber Medya A.Ş. Tüm hakları saklıdır.