Dumanla Haberleşeceğiz Artık!
Bu hafta hepimizi bıktıran bir konudan bahsetmek istiyorum. SMS işkencesi!
Günün herhangi bir saatinde, telefonun ekranı birden parlıyor!
"BONUS TANIMLANDI!"
"Bugün 10.000 TL kazanç fırsatı!"
"Son 30 dakika!"
Bir ülkenin ortak ritüeli oldu bu. Üstelik mesele yalnız rahatsız olmak değil. Bu mesajların dili aldatıcı, kurgusu profesyonel ve hedefi net. Yeterince çok kişiye ulaşırsak illaki birkaç bin kişi düşer. Haklılar da…
İşin asıl can sıkıcı yanı engellemekle bitmiyor. Numara değişiyor, başlık değişiyor, yöntem değişiyor. Ertesi sabah aynı vaat başka bir isimle geliyor. Çünkü bu bireysel bir sorun değil, endüstrileşmiş bir taciz ve avcılık modeli.
Burada okların sadece dolandırıcıya çevrilmesi eksik kalır. Dolandırıcı zaten niyetini saklamıyor. Asıl mesele, bu zehrin dolaştığı damar; operatör altyapısı.
Milyonlara toplu SMS atılıyorsa, bu mesajlar bir şekilde bu sistemden geçiyor demektir. Kaynağı belirsiz, kötü niyetli, sahte linkli sms’lerin herkese ulaştırılmasını yalnızca kullanıcı engeliyle çözmeye çalışmak, sel basınca kovayla su boşaltmaya benzer.
Evet, BTK’nın ve ilgili kurumların çalışmaları var. Ceza kesiliyor, hatlar kapatılıyor, duyurular yapılıyor. İleti yönetim sistemi (İYS) üzerinden size hangi markaların sms gönderip arama yapabileceğini seçebiliyorsunuz. Ama o listede bu dolandırıcılar zaten yok.
Yani ortada basit bir gerçek var! Dolandırıcı çok, yöntem çok, para çok.
Bugün bir numara kapanır, yarın yenisi açılır. Bu, regülasyonun klasik problemi, hızla çoğalan bir tehdit, yavaş ilerleyen bir müdahale.
Operatörlerin "ben sadece taşıyıcıyım" konforu artık bitmeli. Taşıyıcıysa bile bu taşımanın bir güvenlik standardı olmalı. Toplu SMS trafiği, anomali tespiti, sahte başlıklar, linkli mesajlar, kısa sürede aşırı gönderim yapan hatlar… Bunların hepsi izlenebilir. Teknik kısmına hâkim değilim elbette ama mutlaka yapabilecekleri bir şeyler olmalı. Zaten yapıyoruz demeleri daha kötü çünkü yaptıkları hali buysa hepimize geçmiş olsun.
Çünkü bu mesajların alıcısı ortalama kullanıcı değil. İçinde yaşlısı var, öğrencisi var, borç batağında olanı var, panik anında tıklayanı var. Milyonlarca kişiye aynı yem atılırsa, binlerce kişinin oltaya gelmesi çok olası. Bu yüzden dikkatli olun uyarısı gerekli ama yeterli değil. Topyekûn mücadele şart.
Film önerisi: The Wizard of Lies (2017)
Bu film doğrudan SMS dolandırıcılığını anlatmıyor ama çok daha kök bir şeyi gösteriyor. İnsanın kolay kazanç vaadine ne kadar hızlı inanabildiğini ve iyi paketlenmiş bir yalanın ne kadar uzun süre gerçek gibi yaşayabildiğini...
Türkiye de faaliyet gösteren iletişim operatörleri her yıl milyarlarca liralık karlar açıklıyor.
Zaten yüksek ücretlendirme, yetersiz hizmet, afet anında çökme gibi bir türlü çözemedikleri sorunlar var. Ama en azından dolandırıcılarla mücadele de daha etkili çözümler üretmeliler.
Cebimizdeki telefonlar faydadan çok zarar vermeye başladı. Ne yapalım? Dumanla mı haberleşelim?