Beylikdüzü'nde imar planı tartışması: 30 hanelik site susuz kaldı
İstanbul Beylikdüzü'nde imar planında yapılan değişikliğin ardından bir sitenin su ve doğalgaz hatlarının inşaat alanında kaldığı iddiası yeni bir mağduriyet tartışmasını beraberinde getirdi.
İstanbul'un Beylikdüzü ilçesinde devam eden bir inşaat çalışması, aynı bölgede yaşayan onlarca ailenin günlük yaşamını olumsuz etkiledi. Dereağzı Mahallesi'nde bulunan Yusufeli Sitesi 2. Kısım sakinleri, imar planındaki değişiklik sonrasında hem altyapı hatlarının hem de yıllardır kullandıkları ulaşım yolunun inşaat sahası içerisinde kaldığını öne sürerek yetkililerden çözüm talep etti.
İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİYLE MAĞDURİYET YAŞANDI
İddiaya göre, Dereağzı Mahallesi Kocatepe Caddesi'nde bulunan sitenin çevresindeki yollar, imar planında yapılan değişiklikle birlikte bitişikteki arsaya dahil edildi. Ardından başlatılan inşaat çalışmaları sırasında sitenin su ve doğalgaz hatlarının da inşaat alanı içerisinde kaldığı belirlendi.
Site sakinleri, ilgili kurumların altyapı hatlarının taşınmasının kendi imkanlarıyla yapılması gerektiğini söylediklerini öne sürerek bu maliyeti karşılamalarının mümkün olmadığını dile getirdi.

İNŞAAT ÇALIŞMASINDA SU BORUSU DELİNDİ
Devam eden çalışmalar sırasında 30 hanelik siteye su sağlayan ana borunun delinmesi üzerine dairelerde su kesintisi yaşandı. Arızanın ardından site sakinleri, mağduriyetlerinin daha da büyüdüğünü belirterek sorunun bir an önce giderilmesini istedi.
ULAŞIM YOLUNUN KAPANMASI ENDİŞE YARATTI
Vatandaşların en büyük şikayetlerinden biri ise sitenin arka bölümüne ulaşımı sağlayan yolun kullanılamaz hale gelmesi oldu. Site sakinleri, yolun kapanması nedeniyle özellikle acil sağlık vakaları ve olası yangınlarda ambulans ile itfaiye araçlarının binalara ulaşmasının güçleşeceğini savundu.
Bölgede yaşayanlar, yaşanan durumun yalnızca altyapı sorunu değil, aynı zamanda can güvenliğini ilgilendiren ciddi bir risk oluşturduğunu ifade etti.

"YARIN YANGIN OLSA İTFAİYE NASIL GELECEK?"
Site sakinlerinden ve kanser tedavisi gören Ümide Eken, yaşadıkları mağduriyet nedeniyle günlük hayatlarının büyük ölçüde zorlaştığını söyledi.
Eken, daha önce eşi tarafından araçla evine kadar bırakılabildiğini ancak yolun kapanmasının ardından bunun mümkün olmadığını belirterek, olası bir yangın ya da sağlık sorununda acil müdahale ekiplerinin bölgeye ulaşamayacağından endişe duyduğunu dile getirdi.
Sitede kanser tedavisi gören başka kişilerin de bulunduğunu ifade eden Eken, yetkililerden seslerini duymalarını ve soruna çözüm üretmelerini istedi.
"BU MALİYETİ KARŞILAMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL"
Yaklaşık 25 yıldır aynı sitede yaşadığını söyleyen Müjde Nur Aktaş ise, evlerini satın aldıkları dönemde söz konusu alanın resmi yol olarak kullanıldığını ve altyapı bağlantılarının da bu nedenle buradan geçirildiğini ifade etti.
Bugün gelinen noktada su ve doğalgaz hatlarının taşınmasının kendilerinden istenmesinin kabul edilemez olduğunu belirten Aktaş, altyapı hizmetlerinden sorumlu kurumların bu çalışmayı üstlenmesi gerektiğini savundu.
Aktaş, vatandaşların böyle yüksek maliyetli bir altyapı çalışmasını karşılayabilecek durumda olmadığını da sözlerine ekledi.
"AMBULANS VE İTFAİYE GİRECEK YER BULAMAYACAK"
Aktaş, ulaşım yolunun kapanmasının en büyük sorunlardan biri haline geldiğini belirterek, "Burada bir yangın çıksa ya da sağlık açısından acil bir durum yaşansa müdahale araçlarının geçeceği uygun bir yol kalmadı." iddiasında bulundu.
İmar değişikliği yapılırken bu ihtimallerin dikkate alınmadığını öne süren Aktaş, belediye ve ilgili kamu kurumlarından sorunun yeniden değerlendirilmesini talep etti.
"SUYUNUZU VE DOĞALGAZINIZI KESECEĞİZ DENİYOR"
Bir başka site sakini Fatma Sağlam da, evlerini satın aldıkları dönemde bölgenin yol statüsünde olduğunu ve su ile doğalgaz bağlantılarının resmi olarak bu güzergâhtan yapıldığını ifade etti.
Bugün ise altyapının aynı noktadan kullanılamayacağının söylendiğini öne süren Sağlam, su ve doğalgaz hizmetlerinin kesilebileceği yönündeki uyarılar nedeniyle büyük endişe yaşadıklarını dile getirdi.


