Çölü kazıp denizi içeri aldılar: Kuveyt, 200 kilometrelik yeni sahil şeridine sahip bir şehir kurdu

Kuveyt'te yıllardır sürdürülen sıra dışı mühendislik projesiyle deniz, kilometrelerce kazılan kanallar aracılığıyla çölün içine taşındı. Tamamlandığında yaklaşık 250 bin kişiye ev sahipliği yapması planlanan Sabah Al Ahmad Sea City, 200 kilometrelik kıyı şeridi, marinaları ve doğal gelgit sistemiyle dünyanın en dikkat çekici şehir projelerinden bir

Ensonhaber Ensonhaber
Çölü kazıp denizi içeri aldılar: Kuveyt, 200 kilometrelik yeni sahil şeridine sahip bir şehir kurdu
Ensonhaber'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyin

Çölün ortasında deniz kıyısı oluşturuldu

Körfez kıyısındaki Kuveyt, alışılmışın dışında bir şehirleşme modelini hayata geçirdi. Deniz üzerine yapay ada inşa etmek yerine, çöl arazisi kazılarak deniz suyu iç kesimlere ulaştırıldı. Böylece birbirine bağlı kanallar, lagünler ve koylardan oluşan dev bir kıyı yerleşimi ortaya çıktı.

Sabah Al Ahmad Sea City adı verilen proje, yıllar içinde uydu görüntülerine de yansıyan büyük dönüşümüyle dikkat çekiyor.

Yaklaşık Manhattan büyüklüğünde

ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu'nun (USGS) yayımladığı verilere göre proje tamamlandığında şehir, yaklaşık 250 bin nüfusa ev sahipliği yapabilecek kapasiteye ulaşacak. Yaklaşık 200 kilometrelik sahil şeridi, marinalar, konut alanları ve ticaret merkezleriyle birlikte yerleşimin büyüklüğünün Manhattan Adası'na yakın olması hedefleniyor.

Projede amaç, mümkün olduğunca fazla konutun doğrudan denize erişim sağlayabilmesi.

Deniz suyu doğal gelgitlerle dolaşıyor

Projeyi farklı kılan en önemli özelliklerden biri ise su sirkülasyonu.

Kazılan kanallar, Basra Körfezi'nin doğal gelgit hareketlerinden yararlanacak şekilde tasarlandı. Böylece lagünlerdeki su sürekli yenileniyor ve durgunlaşmadan dolaşımını sürdürüyor. İç bölgelerde ise bu dolaşımı destekleyen ek mühendislik çözümleri kullanılıyor.

Yerleşim alanları da olası deniz seviyesi yükselmelerine karşı zemin yükseltilerek inşa ediliyor.

Çölde yeni bir ekosistem oluştu

Proje yalnızca konut üretmeyi değil, yeni bir kıyı ekosistemi oluşturmayı da hedefliyor.

USGS'nin aktardığı bilgilere göre inşaat süresince su ve deniz tabanı düzenli olarak analiz edilirken, açılan su yollarında zamanla mercan oluşumları gözlenmeye başladı. Yapılan bilimsel araştırmalarda, deniz suyunun bölgeye ulaşmasının ardından birkaç yıl içinde binin üzerinde deniz canlısı türünün yeni yaşam alanlarında görüldüğü, bunların yaklaşık 100'ünün ticari öneme sahip balık ve kabuklu türleri olduğu belirtildi.

Mangrov bitkileri de özel fidanlıklarda yetiştirilerek yapay adalara dikiliyor. Bu bitkiler hem balıklar için doğal üreme alanı oluşturuyor hem de kıyı yapısının korunmasına katkı sağlıyor.

Uydu görüntülerinde yıllara yayılan dönüşüm

Landsat uydularının 1994'ten bu yana kaydettiği görüntüler, bölgenin boş ve tuzlu bataklık arazilerden zamanla kanallarla örülü modern bir yerleşime dönüşümünü açık biçimde gösteriyor. İlk kazılar 2003 yılında başlarken, denizle ilk bağlantı 2004'te sağlandı ve proje etaplar halinde büyümeye devam etti.

Bu haber; ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS) Earthshots tarafından yayımlanan Sabah Al Ahmad Sea City ve Bringing the Sea to the Desert analizleri ile projeye ilişkin bilimsel yayınlar ve Kuwait Institute for Scientific Research (KISR) verileri esas alınarak hazırlanmıştır.