Cumhurbaşkanı Erdoğan: NATO Zirvesi, 'Külliye'ye ne gerek var' diyenlere cevap oldu

Kabine toplantısının ardından açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin önemine değindi. Zamanında bazı kesimlerin Külliye'nin yapımına karşı çıktığını hatırlatan Erdoğan, zirvenin bu konuda iyi bir yanıt olduğunu ifade etti.

Ensonhaber Ensonhaber
Ensonhaber'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyin

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, 2 haftalık aranın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığında yoğun gündemle toplandı.

Toplantının sona ermesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, kameraların karşısına geçti. 

Burada açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gündeminde geçtiğimiz günlerde Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşen NATO Zirvesi vardı. 

"KÜLLİYE'YE NE GEREK VAR DİYENLERE, TÜRKİYE İÇİN NE MANAYA GELDİĞİNİ ÇOK NET GÖSTERMİŞTİR"

Zirvenin organize edildiği Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne ayrıca parantez açan Erdoğan, "Eski nizamın yoğun bakımda olduğu yeni sistemin ise doğum sancıları çektiği bu dönemde küresel diplomasinin kalbi külliyemizde atmaktadır.

NATO Zirvesi, 'Külliye'ye ne gerek var' diyenlere 'iktidara gelirsek yıkacağız' diyen vizyon fukaralarına, Türkiye için ne manaya geldiğini çok net göstermiştir." dedi. 

SREBRENİSTA KATLİAMINDA HAYATINI KAYBEDENLERİ ANDI

Konuşmasında zirvedeki temaslara ve alınan kararlara da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan satırbaşları şu şekilde:

“Avrupa'nın göbeğindeki etnik temizlik girişimini Batılı ülkeler izlemekle yetindi. Aralarında çocukların, kadınların ve yaşlıların da olduğu 8 bin 372 Boşnak katledilerek toplu mezarlara gömüldü.

Üzerinden 31 yıl geçmesine rağmen Srebrenitsa Soykırımı'nın açtığı yaralar hala kanamaya devam ediyor.

Türkiye ve Türk milletinin desteğinin her zaman Bosna Hersek ile olacağını bir kez daha ifade ediyorum.”

TÜRKİYE'DE GERÇEKLEŞTİRİLEN NATO ZİRVESİ

“7-8 Temmuz'da 36. Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'ni başarıyla gerçekleştirdik. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde tertiplediğimiz zirveye ittifak üyesi 32 devlet ve hükûmet başkanı iştirak etti.

Zirve öncesinde yapılan farklı açıklamalara rağmen, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Sayın Trump dâhil liderlerin tamamı davetimize bizzat icabet etti. Liderlerin yanı sıra yüze yakın bakan, bin delege olmak üzere toplam 4 bin 800 üst düzey diplomat, uluslararası kuruluş temsilcisi ve davetliyi Ankara'da misafir ettik.

Müttefik ülkelere ilave olarak, NATO'nun Asya-Pasifik ortaklarından Güney Kore, Japonya, Yeni Zelanda ve Avustralya ile İstanbul İşbirliği Girişimi ortaklarından Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri devlet başkanı veya bakan düzeyinde zirveye katıldı.”

"GÜVENLİK TEDBİRLERİ NOKTASINDA İŞİ ŞANSA BIRAKMADIK"

“Bir defa şu noktayı özellikle vurgulamak durumundayım: NATO zirveleri, güvenliğin en üst düzeyde gözetildiği, en küçük bir ihmale, en küçük bir dikkatsizliğe mahal verilmeyen uluslararası toplantılardır.

Güvenlik tedbirleri noktasında biz de işi şansa bırakmadık. Emniyet, istihbarat ve adli birimlerimizle her türlü önlemin ölçülü bir şekilde alınmasını temin ettik. Gerekli bilgilendirmeler haftalar öncesinden kamuoyumuza yapıldı.

Tespit edilen altyapı eksiklikleri yoğun bir çalışmayla vakitlice giderildi. Bu çalışmalar için bakanlıklarımız ve valiliğimizle birlikte yerel yönetimleri de harekete geçirdik. Hem Esenboğa Havalimanı'nın uçak ve yolcu trafiğini hafifletmek hem de resmî ziyaretlerde kullanılmak üzere Etimesgut Askerî Havalimanı'nı yeniden ihya ederek hizmete açtık.”

"ETİMESGUT HAVALİMANI ŞEHRİMİZE TEKRAR HAYIRLI OLSUN"

“Böylece başkentimize yolları, asma köprüsü ve devlet konukeviyle modern bir havalimanı daha kazandırmış olduk. Etimesgut Askerî Havalimanı'nın şehrimize tekrar hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.

Burada şunun da altını çizerek ifade etmek istiyorum: Zirve süresince güvenlik, ulaşım, ticaret, kamu düzeni ve şehir hayatının idamesi arasında hassas bir denge kurmaya ihtimam gösterdik.Buna rağmen zirve sebebiyle günlük hayatı etkilenen tüm Ankaralı kardeşlerime sabırları ve anlayışları için teşekkür ediyorum.

Ankara, tarihi bir zirveye tarihi bir başarıyla ev sahipliği yapmak suretiyle uluslararası alandaki görünürlüğünü hiç olmadığı kadar artırmıştır. İnşallah zirvenin etkileri turizmde de görülecektir.  İnşallah aynı başarıyı, 29-30 Ekim tarihlerinde düzenleyeceğimiz 13. Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'nde de sergileyeceğiz.”

"ZİRVE FARKLI YAYINLARLA TÜM DÜNYAYA ULAŞTIRILMIŞTIR"

“Kıymetli vatandaşlarım, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi, zirve süresince Uluslararası Medya Merkezi olarak hizmet vermiştir. Toplam 96 kamera, 18 naklen yayın aracı ve 26 farklı noktadan yapılan yayınlarla zirve, tüm dünyaya ulaştırılmıştır.

Önemli bir kısmına iştirak ettiğim diğer NATO toplantılarıyla kıyaslandığında, Ankara Zirvesi medyanın en yoğun ilgi gösterdiği zirvelerden biri olmuştur. Bu ilginin gerek uluslararası basında gerekse sosyal medya mecralarında hâlen devam ettiğini görüyoruz.

Mehter Marşı'ndan tören kıtasında ilk kez yer alan Yeniçerilerimize, Türk Yıldızları'nın muhteşem gösterisinden atlı birliklerimize, verilen hediyelerin özgünlüğünden organizasyonun kusursuzluğuna, külliyemizden kütüphanemize kadar birbirini tamamlayan pek çok unsur insanların ilgisini çekmeye, konuşulmaya ve tartışılmaya devam ediyor.

Bütün bunları sadece Türkiye'nin tanıtımı açısından değil, Türk kültürünün ve tarihinin zenginliğini, Türk milletinin eşsiz misafirperverliğini göstermesi bakımından da önemli buluyoruz.”

"KENDİ DEVLETLERİ HAKKINDA OLUMLU CÜMLE DUYMAYA TAHAMMÜL EDEMEYEN BİR KESİM VAR"

“Tabii burada artık patolojik bir hâl alan şu hususu da dikkatlerinize getirmek istiyorum. Maalesef Türkiye'de kendi devletleri ve hükümetleri hakkında olumlu tek cümle dahi duymaya tahammül edemeyen marjinal bir kesim var. Devlet başkanları, bakanlar ve gazeteciler dâhil istisnasız tüm katılımcıların ülkemizden övgüyle bahsetmesini bunlar bir türlü içlerine sindiremiyor.

Öyle ki zirveye ve Türkiye'nin müstesna ev sahipliğine kara çalmak için günlerdir akla hayale gelmedik hezeyanlar üretiyorlar. Siyasetin değil, kabahatin konusu olan bu güruhu ve ortaya attıkları saçmalıkları gördükçe, inanın onlar adına sadece üzülüyoruz.

Hele hele beş dakikalık bir görüşme için muhataplarına yalvaran zavallıların, sırf gündeme gelebilmek için yaptığı eleştirilere ise sadece gülüp geçiyoruz. Bakınız, yabancılaşma kötüdür. Ama kişinin kendi ülkesine, kendi milletine yabancılaşması, hatta düşmanlaşması çok daha kötüdür.”

"ARTIK REDDİ MİRAS YAPAN BİR TÜRKİYE YOK"

“Hangi partiden görüşten olursak olalım görüşten, kökenden olursak olalım, hepimiz bu devletin vatandaşıyız. Bu aziz milletin ferdiyiz. Türkiye için iyi olan hepimiz için iyidir, faydalıdır, hayırlıdır. Türkiye'nin başarısı 86 milyonun tamamının başarısıdır. Türkiye'nin sıkıntısı ise bilakis istisnasız hepimizin sıkıntısıdır.

Millî meselelerin ideolojik kavga ve siyasi polemiklerin aparatı yapılmasını biz doğru bulmuyoruz. Daha önce defalarca söylediğim gibi bir gerçeği bugün tekrar ifade ediyorum. Özellikle Mehter Marşı'ndan, Yeniçerilerden ve merasimlerin tam da tarihimize yaraşır biçimde icra edilmesinden rahatsız olanlara şunu hatırlatıyorum: İster kabul edin, ister etmeyin; artık reddi miras yapan bir Türkiye yok.

Tam tersine, medeniyet ve kültür birikimini kucaklayan bir Türkiye var. Türkiye Cumhuriyeti, mazisi şanla ve şerefle dolu binlerce yıllık devletler silsilemizin son halkasıdır. NATO Liderler Zirvesi işte bu köklü devlet geleneğimizin tüm görkemiyle tebarüz ettiği bir toplantı olmuştur. Milletimizin azamet ve asaleti, devletimizin itibar ve prestiji, zirvenin düzenlendiği Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde adeta tecessüm etmiştir.”

"ÜLKEMİZİN MERKEZİ ROLÜNÜ BERRAKLAŞTIRDI"

“Ankara Zirvesi ülkemizin merkezî rolünün berraklaşmasına vesile olmuştur. Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk aldığı, külfetin daha adil paylaşıldığı ve kolektif savunmanın öncelendiği yeni dönemin Ankara Zirvesi'nde somutlaşması, toplantıyı ittifakın tarihî zirvelerinden biri hâline getirmiştir.

Türkiye ise sahip olduğu askerî kabiliyet, stratejik konum, diplomatik birikim ve savunma sanayii kapasitesiyle bu dönüşümün tam merkezinde, NATO'nun en güçlü aktörlerinden biri olarak yer almaktadır.

Zirvede savunma sanayii iş birliğinin önündeki engellerin ve kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini kayda geçirdik. Şurası da önemlidir: Zirvenin ana etkinliklerinden biri olarak bu yıl ilk kez tertiplenen Savunma Sanayii Forumu'na bine yakın katılımcı ve basın mensubu iştirak etti.”

"ÜÇ GÜN BOYUNCA YOĞUN TEMASLARIMIZ OLDU"

“Ayrıca ittifakın öncelikli konularından biri olan drone karşıtı çalışmalar dikkate alınarak, insansız sistemlere karşı koyma mükemmeliyet merkezinin Konya'da kurulmasına karar verildi. Zirve, Türkiye'nin tezlerinin en güçlü şekilde dillendirildiği bir platform görevi görmüştür.

Gazze'deki ve Lübnan'daki kardeşlerimizin maruz kaldığı insanlık dışı saldırıları çok net biçimde gündeme getirdik. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın diyalog ve diplomasiyle çözülmesi gerektiğini bir kez daha vurguladık.

Zirve marjında üç gün boyunca yoğun temaslarımız oldu. NATO Genel Sekreteri'nin yanı sıra Kanada, Finlandiya, Birleşik Krallık, Almanya, İtalya, Fransa, Bulgaristan, Karadağ, Slovakya, Arnavutluk ve Avrupa Birliği liderleriyle görüşmeler gerçekleştirdik. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile Suriye'deki son durumu değerlendirdik.”

"TRUMP İLE BİRLİKTE ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ"

“Zirve kapsamında ayrıca savunma ve güvenlik temalı, aralarında 50'nin üzerinde düşünce kuruluşunun katılımıyla Ankara Palas'ta düzenlenen programın da bulunduğu yedi ayrı etkinliğe ev sahipliği yaptık. Zirveye katılan liderlerin eşlerini de milletimizin müstesna misafirperverliğini yansıtan başarılı bir organizasyonla en güzel şekilde ağırladık.

Tabii özellikle Sayın Trump'ın devlet başkanı seviyesinde Amerika'dan Türkiye'ye 17 yıl sonra yaptığı resmî ziyaret fevkalade anlamlıydı. Kendisinin ülkemiz ve zirveyle ilgili övgü dolu mesajlarını da memnuniyetle karşıladık.

Gerek Türk-Amerikan ilişkilerinin güçlenmesi, gerek ikili ticaretimizin 100 milyar dolar hedefine ulaşması, gerekse bölgemizde barışın ve istikrarın tesisi için Sayın Trump'la birlikte çalışmaya devam edeceğiz.”