Bilim Kafe'de gençlerle yapay zeka üzerine keşif

Bilim Kafe'de gençlerle yapay zeka üzerine keşif

Sabancı Üniversitesi, “Bilim Kafe”de gençlerle yapay zeka üzerine disiplinlerarası bir keşfe çıktı. Bilim Kafe'nin yeni durağı Ankara oldu.

Sabancı Üniversitesi öğretim üyeleri, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından hayata geçirilen “Bilim Kafe” etkinlikleri kapsamında Ankara’da üniversite ve lise öğrencileriyle bir araya geldi.

Gençlerin bilimsel merak ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirmeyi hedefleyen etkinlikte, yapay zekanın yaşam ve iş dünyası üzerindeki etkileri ile insan yaratıcılığı arasındaki ilişkisi ele alındı.

Üniversite ve lise öğrencilerinin dünyaya bilimsel merak, eleştirel düşünme ve keşif isteğiyle yaklaşmalarını teşvik etmeyi hedefleyen Ankara Bilim Kafe etkinliğine; Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici, Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. İnanç Arın ile Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Artut katıldı. Günümüz teknolojilerinin bireyler ve toplum üzerindeki etkilerini farklı perspektiflerden ele alan etkinlikte katılımcılar yapay zeka, algoritmalar ve yaratıcılık ekseninde disiplinlerarası bir keşfe çıktı.

“YAPAY ZEKA TOPLUMSAL, EKONOMİK VE ETİK BOYUTLARI İLE ÇOK DİSİPLİNLİ BİR ALAN”

Etkinliğin açılışını Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici yaptı. Yusuf Leblebici, şöyle konuştu:

Yapay zeka hayatımıza yeni girmiş bir alan gibi görünse de aslında temelleri 50–60 yıl öncesine dayanıyor. Uzun yıllar boyunca bu alandaki en büyük sınırlayıcı unsur, yeterli veri setlerine erişimin olmamasıydı. Ancak son 10-15 yılda, özellikle dijitalleşme ve mobil teknolojilerin yaygınlaşmasıyla birlikte veri üretiminde büyük bir artış yaşandı ve mevcut algoritmalar yeniden canlanarak bugün gördüğümüz hızlı gelişimin önünü açtı. Artık tek yönlü değil, çok yönlü işleyen bir bilgi akışı içindeyiz. Yapay zeka, toplumsal, ekonomik ve hatta etik boyutları ile çok disiplinli bir alana dönüştü. Önümüzdeki dönemde bu gelişmelerin daha da hızlanacağını, neredeyse her birkaç ayda yeni yaklaşımlar ve uygulamalarla karşılaşacağımızı öngörüyoruz.

Yapay zeka uygulamalarının gerektirdiği yüksek işlem gücü ve enerji ihtiyacının da önemli bir gündem maddesi olduğuna değinen Prof. Dr. Yusuf Leblebici, “Büyük veri merkezleri ve işlem altyapıları ciddi bir enerji tüketimi yaratıyor ve bu durumun sürdürülebilirliği üzerine düşünmemiz gerekiyor. Dolayısıyla yapay zeka enerji, ekonomi ve sürdürülebilirlik gibi farklı alanlarla birlikte ele alınması gereken bir dönüşümü ifade ediyor. Gençler bu dönüşüm sürecinde yapay zeka ile birlikte ortaya çıkan sorularla oldukça fazla karşı karşıya kalacak.” diye konuştu.

“İNSAN DAHA DA KRİTİK HALE GELİYOR”

Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. İnanç Arın, konuşmasında yapay zeka, makine öğrenmesi, internet algoritmaları ve botların günlük yaşam ile iş dünyası üzerindeki etkilerini ele aldı.

Dr. İnanç Arın, “Yapay zeka son derece hızlı gelişen bir alan ve bu nedenle güncel kalmak her zamankinden daha önemli. Bu teknolojinin hayatımıza girmesinden itibaren yalnızca beş gün içinde 1 milyon kullanıcıya ulaşması, nasıl bir teknolojiyle karşı karşıya olduğumuzun bir göstergesi. Bugün yaşadığımız yapay zeka devrimi, aslında yıllar önce geliştirilen teorilerin, son dönemde veri ve işlem gücündeki artışla hayata geçmesiyle mümkün oldu. Bu süreç artık bireysel üretkenliğin ötesine geçerek, ekiplerin ve toplumların yapay zeka ile birlikte nasıl daha verimli çalışabileceğini tartıştığımız kolektif bir dönüşüme işaret ediyor.” dedi.

Yapay zeka ile birlikte insanın rolünün ortadan kalkmadığına vurgu yapan İnanç Arın, “Aksine insan daha da kritik hale geliyor. Önemli olan, yapay zekadan gelen çıktıyı nasıl yorumladığımız, doğruladığımız ve gerçek bir değere dönüştürdüğümüz. Bu nedenle yapay zekaya bir araçtan ziyade bir iş birliği ortağı olarak yaklaşmak gerekiyor. İçinde bulunduğumuz bu dönüşüm, hep birlikte şekillendirdiğimiz bir değişim. Bu yüzden denemekten, sorgulamaktan ve öğrenmeye devam etmekten vazgeçmemek büyük önem taşıyor.” ifadelerini kullandı.

“YAPAY ZEKA SANATI ALGILAMA BİÇİMİNİ DE DÖNÜŞTÜRÜYOR”

Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Artut, yapay zeka ve insan yaratıcılığı arasındaki ilişkiyi sanatsal pratikler üzerinden değerlendirdi.

Selçuk Artut, “Yapay zeka, büyük veri setlerinden beslenerek güçlü olasılıklar üzerinden üretim yapıyor. Bu nedenle üretken bir yapıdan söz edilebiliyor. Ancak bu üretimlerin yaratıcılık olarak nasıl değerlendirileceği konusu tartışılmaya devam ediyor. Yapay zeka, sanat yaratmak üzere kullanılan araçların yanında sanatı algılama biçimini de dönüştürüyor. İşin içerisinde yapay zeka olduğu için koşulsuz hayranlık içerisine giriyoruz. Ancak içerisinde duygusu olmayan bir şeyi sanatsal olarak kabul etmek sadece teknoloji üstünlüğünün neden olduğu bir yanılgıdır.

Bunun cevabını tarih verecek. Bu unsurların birçoğu gelecekte kültürel bir öğe olarak kalmayacak” dedi. Yapay zekanın yaratıcılığı engellemediğine dikkat çeken Selçuk Artut, “Ancak odağı, uygulamadan fikir üretimi küratörlüğüne doğru kaydırıyor. Yapay zekayı yaratıcı bir "özne" olarak değil, yaratıcılığı tetikleyen devasa bir 'aynaI olarak görmek daha sağlıklı olabilir. O aynada ne göreceğimiz, hala bizim ona nasıl baktığımıza bağlı.” diye konuştu

BİLİMSEL DÜŞÜNCEYİ YAYGINLAŞTIRMAYI AMAÇLIYOR

YÖK tarafından kurulan Bilim İletişimi Ofisi’nin önemli girişimlerinden biri olan “Bilim Kafe”, akademisyenleri toplumla doğrudan buluşturan halka açık etkinlikler dizisi olarak öne çıkıyor. Katılımcıların uzmanlara doğrudan soru sorabildiği bu platform, bilime duyulan güveni artırmayı ve bilimsel düşünceyi yaygınlaştırmayı amaçlayan önemli bir bilim iletişimi hamlesi niteliği taşıyor.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi