11. Yargı Paketi Meclis'e sunuldu: Abdullah Güler detayları aktardı

11.Yargı Paketi Meclis'e sunuldu. Yargı paketine ilişkin açıklamlarda bulunan AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Kovid-19 kapsamına ilişkin yeni düzenlemeler yapıldığını belirterek, düzenlemelerin eşitlik sağlamayı hedeflediğini belirtti.

  • 11. Yargı Paketi, Kovid-19 düzenlemeleri ve eşitsizliklerin giderilmesini amaçlayan kapsamlı değişikliklerle Meclis'e sunuldu.
  • Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, paketin kadın ve çocuk suçlarına karşı koruyucu tedbirler içerdiğini vurguladı.
  • Pakette, cezaların caydırıcılığının artırılmasından, çocuk suçları ve trafik ihlalleri gibi konulara kadar birçok alanda düzenlemeler yer alıyor.

11. Yargı Paketi, eşitsizlikleri gidermeyi amaçlayan ve Kovid düzenlemesi içeren bir dizi düzenleme ile Meclis'e sunuldu.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sabah saatlerinde yaptığı açıklamada Kovid düzenlemesinin af olmadığını belirtti ve kadın suçlarına karşı koruyucu tedbirlerin önemini vurguladı.

Yargı paketi, çocuk suçları ve trafik ihlalleri gibi konularda da kapsamlı değişiklikler içeriyor.

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, yargı paketine ilişkin detayları aktardı.

Abdullah Güler tarafından açıklanan paketin ayrıntılarına göre, suçla ve suçlularla mücadelede cezaların caydırıcılığının artırılması hedefleniyor.

Teklifte KOVİD-19 düzenlemesinin kapsamına ilişkin itirazların ve beklentilerin dikkate alındığını belirten Güler, "Sadece 'suç işleyenler' kavramı yenileniyor. Başka bir ekleme, çıkarma yok." ifadelerini kullandı.

"19 DÜZENLEMESİ'NİN EŞİTSİZLİĞE SEBEP OLDUĞU GÖRÜŞÜ BİZLERE İLETİLMİŞTİ"

Güler'in açıklamalarından öne çıkan satır başları şunlar:

Değerli basın mensupları; yine önemli bir düzenleme yer alıyor kanun teklifimizde. Eşitlik ilkesi, adalet sistemimizin temel taşlarından biridir. Hepinizin bildiği gibi 2020 yılında başlayan pandemi nedeniyle Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu’nun görüş ve önerileri doğrultusunda Adalet Bakanlığımızca üç ayda bir süresi uzatılan, infaz kurumlarında oluşabilecek risklere karşı bazı tedbirler geliştirilmişti. Bu tedbirler kapsamında infaz kanununda bazı düzenlemeleri hayata geçirmiştik.

Bu düzenlemeler, 31 Temmuz 2023 tarihi itibarıyla ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülere yönelik olarak son kez uygulanmış ve bu tedbirler sona ermişti. Özellikle vatandaşlarımız arasında “19 düzenlemesi” olarak bilinen bu düzenlemenin eşitsizliğe neden olduğu yönünde görüşler vatandaşlarımız ve siyasi partiler tarafından bizlere iletilmişti.

"KOVİD-19 DÜZENLEMESİNİN KAPSAMINI YENİDEN DÜZENLEDİK"

Şöyle ki; aynı tarihte işlenmiş olsa bile yargılamanın hızlı yapılmaması sonucunda cezası kesinleşerek ceza infaz kurumuna giren kişilerde, 31 Temmuz 2023 tarihi itibarıyla uygulanan koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik süreleriyle ilgili olarak; bu dönemde cezası kesinleşmeyen hükümlüler arasında uygulama farklılığı ortaya çıkmıştı.

Biz de tüm bu görüşleri, itirazları ve beklentileri dikkate alarak Kovid-19 düzenlemesinin kapsamını yeniden düzenledik.

"DÜZENLEMEYLE, EŞİTLİK KURALINI SAĞLAMIŞ OLACAĞIZ"

Bu düzenlemeyle, 31 Temmuz 2023 tarihi itibarıyla kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin yararlanabildiği, daha erken açık ceza infaz kurumuna ayrılma veya denetimli serbestliğe ayrılma düzenlemesinden; 31 Temmuz 2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle hükümlü olacakların da yararlanabilmesi imkanını sağlıyoruz.

Buna göre, 31 Temmuz 2023 tarihi ve öncesinde işlenen suçlar nedeniyle:

Kapalı ceza infaz kurumundan 3 yıl daha erken açık ceza infaz kurumuna ayrılabilme,

Açık ceza infaz kurumundan ise 3 yıl daha erken denetimli serbestliğe ayrılabilme imkanı getiriyoruz.

Bu şekliyle, 31 Temmuz 2023 öncesinde hükümlülere uygulanan bu idari tedbir düzenlemesinin 'suç işleyenlere' ifadesi eklenmek suretiyle yeni hükümlülere de uygulanmasıyla bir eşitlik kuralını sağlamış olacağız.

"SADECE SUÇ İŞLEYENLER KAVRAMI YENİLENİYOR, BAŞKA BİR EKLEME ÇIKARMA YOK"

Biz sadece oradaki eski uygulamayı, 31 Temmuz 2023 öncesi hükümlülere ilişkin düzenlemedeki kavramı, maddi içeriği neyse aynen yazdık.

Biz sadece oraya bir ekleme yaptık: Mahkumiyeti, yani hükmü kesinleşenleri değil; suç işleyenleri ekledik. Eski uygulama neyse aynısı olacak. Sadece 'suç işleyenler' kavramı yenileniyor. Başka bir ekleme, çıkarma yok arkadaşlar.

"AF DEĞİL KOŞULLU SALIVERME OLACAK"

Arkadaşlar, şunu öncelikle belirtelim; COVID-19 düzenlemesi bir af değildir. Ne genel affın içine sığar, ne de kısmi aftır. Af değildir; bunu özellikle belirtelim.

İkincisi; koşullu salıverme şartları içerisinde, yani ilgili mahkumun cezaevinde, kapalı infaz kurumundaki koşullu salıverme şartları çerçevesinde; bir yıllık denetimli serbestlik, kapalıdan açığa çıkma ve açıktan tahliye olma süreçleri vardır. Biz sadece bu tertipte süreyi üç yıla çıkartıyoruz. Yani kapalı infaz kurumundan açık cezaevine daha erken çıkması ve açık cezaevinden de daha erken tahliye olması… Bu süreyle ilgili bir düzenlemedir.

"İDARİ GÖZLEM KURULLARININ KANAATLERİYLE BERABER DEĞERLENDİRİLECEK"

Dolayısıyla koşullu salıverme şartları yine geçerlidir, ortadadır. Bu konular, Adalet Bakanlığımızın cezaevlerindeki ve bazı savcılıklar bünyesindeki idari gözlem kurullarının kanaatleriyle beraber değerlendirilecek hususlardır.

İlk etapta, bu kanunun suç işleme tarihine göre uygulanmasıyla beraber; tabii ki henüz yargılaması tamamlanmamış, kesinleşmemiş davalar da vardır. Bu devam edecek bir süreçtir. Ancak ilk etapta, yaklaşık olarak bu kapsamda şu anda cezaevinde bulunan 54–55 bin civarında mahkumu ilgilendirdiğini söyleyebilirim.

Önümüzdeki bir yıl boyunca da bu kademeli olarak hükmü kesinleştikçe devreye girdikçe, etkilenecek toplam sayının 80–90 bin civarında olabileceğini önümüzdeki yıllara göre düşünüyoruz.

"ETKİLENECEK SAYININ 80–90 BİN CİVARINDA OLABİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ"

İlk etapta, bu kanunun suç işleme tarihine göre uygulanmasıyla beraber; tabii ki henüz yargılaması tamamlanmamış, kesinleşmemiş davalar da vardır. Bu devam edecek bir süreçtir.

Ancak ilk etapta, yaklaşık olarak bu kapsamda şu anda cezaevinde bulunan 54–55 bin civarında mahkûmu ilgilendirdiğini söyleyebilirim.

Önümüzdeki bir yıl boyunca da bu kademeli olarak hükmü kesinleştikçe devreye girdikçe, etkilenecek toplam sayının 80–90 bin civarında olabileceğini önümüzdeki yıllara göre düşünüyoruz.

SUÇLARA YÖNELİK CEZALAR AĞIRLAŞTIRILIYOR

Bu teklifimizde, taksirle yaralama suçunun ceza miktarlarını artırarak bu konuda daha caydırıcı ve etkin bir yaptırıma yer vermiş oluyoruz.

Güveni kötüye kullanma suçunun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması halinde verilecek cezanın bir kat artırılmasını öneriyoruz.

Özellikle son yıllarda artan kiralık araçların geri getirilmemesi, parçalanarak araç parçası olarak satılması, parçalarının değiştirilmesi veya suçta kullanılması gibi eylemlerin arttığını görüyoruz.

Bu konuda daha caydırıcı ve etkin yaptırımlara da bu teklifimizde yer vermiş bulunuyoruz.

DOLANDIRICILIĞA YÖNELİK DÜZENLEMELER DE YER ALIYOR

Değerli basın mensupları; teklifimizde, vatandaşımızın canını yakan son dönemlerdeki dolandırıcılık eylemleriyle daha güçlü şekilde mücadele edilmesi ve bu eylemlerin önlenebilmesi bakımından bilişim suçlarına ve mobil hatlara yönelik bazı düzenlemeleri de öneriyoruz.

Bu kapsamda, bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenen suçlarda ilgili banka hesabının, 48 saate kadar banka ve finans kuruluşları tarafından askıya alınması; ilgili muhatabın bu konuda olur vermesi hâlinde ise hesabın tekrar işleme alınması yönünde bir imkan tanıyoruz.

Çünkü suçta kullanıldığı tespit edilen paraya, adli merciler tarafından el konulması veya askıya alınması suretiyle bir tedbir geliştiriyoruz. Aksi halde birçok hesaba aktarım yapılmak suretiyle dolandırılan vatandaşımızın parasına ulaşma konusunda yaşadığı sıkıntıları da en azından bir nebze olsun gidermiş olacağız.

POLİS, SAVCI YALANIYLA DOLANDIRCILIĞA KARŞI ÖNLEYİCİ TEDBİRLER

Çünkü uzun dönemde, değerli arkadaşlar, bazı olaylara baktığımızda belli miktar paranın uzun süre işlem yapılmadığı bilinmesine rağmen yaşlı veya engelli bazı vatandaşlarımızın kendilerini polis, savcı veya bir kamu görevlisi olarak tanıtan kişilerce yönlendirilerek hesaplarından belli miktar paranın farklı hesaplara aktarılması noktasında dolandırıldıklarını görüyoruz.

Sonra da bunların tekrar geri alınması mümkünatı kalmıyor. En azından önleyici bir tedbir olarak, bu türden uzun dönem hesaplardaki hareketsizliği de dikkate alarak bankaların, hesap sahibini korumaya yönelik böyle bir tedbir geliştirmesiyle dolandırıcılık faaliyetlerinde oluşan mağduriyetleri azaltmak istiyoruz.

"TELEFON HATLARINDA 3 AYDA BİR KONTROLLER YAPILACAK"

Yine GSM hattı aboneliğinin çiftli kimlik kartıyla yapılabileceğine ilişkin burada bir standardı getiriyoruz. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından gerçek veya tüzel bir kişi adına açılabilecek hat sayısına ilişkin bir sınırlama getirerek, sonsuz sayıda kişi adına herhangi bir hattın alınarak dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılmasının önüne geçmeyi arzu ediyoruz.

Ölen ve tüzel kişiliği sona eren kişilere ait telefon hatlarında 3 ayda bir periyodik kontroller yapılacak ve aktif olmayanların kullanıma kapatılması noktasında bir tedbir geliştiriyoruz.


Yine yabancı uyruklu gerçek kişilere ait mobil haberleşme hatlarına özgü numara tahsisi ve kullanımında ayrıca belli standartlar getiriyoruz. Diplomatik ilişkiler ve yabancı misyon görevlileri ise bu düzenlemenin dışında tutulacak şekilde bir istisna getiriyoruz.

Yine değerli basın mensupları; dolandırıcılık, hırsızlık ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarında kullanıldığı tespit edilen telefon hatlarının şebekeyle bağlantısının kesilmesi yönünde de bir tedbir geliştiriyoruz.

"DÜZENLEMELERİN MAĞDURİYET OLUŞTURMAMASI İÇİN BELİRLİ BİR SÜRE SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRECEK"

Yürütülen bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında, Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından istenilen bilgi veya belgenin 10 gün içinde fiziki veya elektronik ortamda gönderilmemesi halinde banka ve finans kuruluşlarıyla operatörlere idari para cezası verilmesini öneriyoruz.

Hat düzenlemeleriyle ilgili geçiş hükümlerinde, mevcut davalarda herhangi bir olumsuzluk olmaması için geçici madde düzenlemesi yapıyoruz. Vatandaşlarımızın ve yabancı uyruklu kişilerin yeni getirilen bu düzenlemeler doğrultusunda abonelik kayıtlarını güncellemeleri, telefon hatlarını kendi adlarına almaları veya kapatmaları için kendilerine süre tanıyoruz.

Bu düzenlemelerin herhangi bir mağduriyet oluşturmaması adına belirli bir süre sonra yürürlüğe gireceğini de teklifimizde belirtiyoruz. Ayrıca, bu düzenlemeler nedeniyle abonelik işlemlerinden kaynaklı ortaya çıkabilecek mali külfetin tüketiciye yansıtılmaması için de önerilerimizi bu teklife yansıtmış bulunuyoruz.

"SUÇ İŞLEYEN AKIL HASTALARININ TEDAVİ OLMADAN TOPLUMA KATILMALARINI ENGELLEMEYİ AMAÇLIYORUZ"

Ayrıca teklifimizde, Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçlarının yargılamalarının asliye ceza mahkemesinde görülmesine imkan getiriyoruz. Asliye ceza mahkemesi nezdinde ihtisaslaşma sağlamak suretiyle bu suçlara ilişkin yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmasını ve böylelikle bu suçlarla daha etkin bir mücadele yürütülmesini hedefliyoruz.

Suç işleyen akıl hastalarının rehabilite olmadan toplum hayatına katılmalarını engellemek amacıyla düzenlemeler getiriyoruz. Kısmi akıl hastalarının mahkum oldukları cezalarını ceza infaz kurumunda infaz etmeleri ve ayrıca bu kişiler hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi hususlarına da teklifimizde yer veriyoruz.

Tedavi ve koruma amacıyla sağlık kurumunda geçirdikleri sürelerin belirsizlik göstermesi ve çok kısa olması nedeniyle, mutlaka belirli bir süre sağlık kurumunda kalmaları ve tedaviye yönelik bazı desteklerin ortaya konulması gerekmektedir. Toplum açısından tehlikeliliğin ortadan kalkmadan serbest bırakılmamaları noktasında da bir tedbire teklifimizde yer veriyoruz.

"GIYAPTA HAKARET SUÇLARI ÖN ÖDEME KAPSAMINA ALINMASI YER ALIYOR"

Anayasa Mahkememizin geçmiş dönemlerde bazı iptal kararları oldu. 5651 sayılı İnternet Kanunu’nda bazı düzenlemeler yapıyoruz. Yine Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı dikkate alınarak, yüze karşı veya gıyapta hakaret suçlarının ön ödeme kapsamına alınması ve bu suçların uzlaştırma kapsamından çıkarılması da teklifte önerdiğimiz hususlar arasında yer alıyor.

Bölge adliye mahkemelerimizin bozma yetkisinin kapsamını genişletiyoruz. Buna göre, bölge adliye mahkemeleri; hükmün gerekçe içermemesi ve hüküm için önem taşıyan hususlarda mahkeme kararıyla savunma hakkının sınırlandırılmış olması durumlarında bozma kararı verebilecek. Bu suretle daha etkin ve daha hızlı bir yargılama süreci hedefliyoruz.

Boşluğun bazı yakın kısımlarıyla yaptığı ve aksinin ispatına imkan verilmeksizin bağışlama olarak kabul edilebilen ivazlı tasarrufların aksinin ispatını mümkün kılacak şekilde yeni düzenlemelere de bu teklifimizde yer veriyoruz.

"AVUKATLARA YÖNELİK DİSİPLİN HÜKÜMLERİNDE YENİ DÜZENLEMELER YER VERDİK"

Yakın zaman içerisinde Avukatlık Kanunu’nda, avukatların disiplin hükümlerine yönelik olarak Anayasa Mahkememizin bazı iptal kararları olmuştu.

Yine bu iptal kararları doğrultusunda hukuki belirlilik, ölçülülük ve elverişlilik beklentileri çerçevesinde Avukatlık Kanunu’nda; özellikle uyarı, kınama, idari para cezası ve geçici meslekten çıkarma gibi avukatlara yönelik disiplin hükümlerinde yeni düzenlemelere yer vermiş bulunuyoruz.

Tabii her yıl olduğu gibi, genel sağlık sigortası prim borçlarıyla ilgili olarak asıl ve fer’ilerin tahsilinden 2015–2016 yılı itibarıyla vazgeçilmesi noktasında bir teklifimizi de kanun teklifimize ekliyoruz.

"KANUN ÇIKTIĞI ANDAN İTİBAREN BUNUN HEMEN UYGULANMASI MÜMKÜN DEĞİL"

"Arkadaşlar, önümüzdeki hafta salı, çarşamba, perşembe artık Adalet Komisyonu Başkanımız kanun teklifini paylaşacak. Diğer komisyon üyesi arkadaşlarımız da değerlendirecek. Önümüzdeki hafta belirlendiğinde komisyon raporu, muhalefet şerhi derken, tabii bunun için de arkadaşlar hazırlık yapılması gerekiyor.

Yani kanun çıktığı andan itibaren bunun hemen uygulanması mümkün değil. Dediğim gibi, idari gözlem kurullarının koşullu salıverme şartları içerisindeki hazırlıkları ve uygulamalarıyla beraber cezaevlerinde bir altyapı hazırlığına ihtiyaç vardır. Yani kanun çıktığı gibi hemen otomatik yürürlüğe giren bir husus yoktur. Her bir dosya kapsamı ayrı ayrı değerlendiriliyor. Koşullu salıverme şartlarının uygun olup olmadığına bakılıyor, ona göre bir düzenleme yapılıyor.

Dolayısıyla bu kanun teklifimiz verildiği andan itibaren Adalet Bakanlığımızın bürokrasisi belli hazırlıkları yapacaktır. Tahmin ediyorum ki, bu kanun teklifimiz de bizim bütçe görüşmelerini tamamladıktan sonraki haftaya ancak muhalefet şerhi ve raporun hazırlanmasıyla beraber gelebilecektir. Ve o son haftada bu kanun teklifimizi görüşeceğimizi düşünüyorum."

"54–55 BİN KİŞİ ARALIĞINDA BİR DEĞERLENDİRME DÜŞÜNÜLÜYOR"

"Arkadaşlar, etken analizine göre ilk etapta sadece kavramsal manada 54–55 bin kişi aralığında bir değerlendirme düşünülüyor. Tabii bu süreçte şu anda yargılaması devam edenler var. Gerek istinaf, gerekse Yargıtay sürecinde kesinleştiğinde madde, bir mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesi halinde yürürlüğe girecek bir düzenlemedir. Tutukluluk halleriyle ilgili bir durum değildir.

Dolayısıyla devam eden yıllarda da, 31 Temmuz 2023 öncesinde işlenen herhangi bir suçun kesinleşmesi halinde yürürlüğe girecek bir uygulamadır. Koşullu salıverme şartlarının, bir yıllık denetimli serbestlik hâlinin üç yıla çıkarılması uygulamasıdır. Bunu da ifade edelim.

Hiçbir şey yapmıyoruz. Biz ne dedik? İnfaz… Beklenti arkadaşlar. Biz bir şeyi genişletmiyoruz, bir şeyi daraltmıyoruz. İnfaz uygulamasında eşit uygulama dedik. Kişi dedi ki: “Bu tarihten önce yargılamanın uzunluğundan, gecikmesinden kaynaklı.

Hatta daha önce suç işlemiş, kesinleşmiş; o yararlanmış, diğeri yararlanmamış. Biz suç ayrımı, suç tasnifi, ekleme, çıkarma hiçbir şey yapmıyoruz arkadaşlar. Uygulama bütünlüğünü sağlıyoruz. Sadece bir cümle ekliyoruz, bu kadar.

“O dediğiniz şeyi o zaman niye eklemediniz? Bunu niye çıkarmadınız? Bu niye geldi? O nereden geldi? Bunu da ekleyin…” O başka bir çalışma arkadaşlar. Yani o dediğimiz çerçeve, farklı etken analizlerinde ortaya çıkaracağı farklı bir çalışmadır. Biz burada o çalışmanın içerisinde değiliz. Sadece bir cümleyle, o tarih itibarıyla kesinleşmiş olanların yanına “suç işleyen” ibaresini koyuyoruz. Başka bir şey yapmıyoruz."

TASLAKTA YER ALAN DÜZENLEMELER

Taslak, 12 farklı kanunda değişiklik veya düzenleme içermekte olup, yürütme ve yürürlük dâhil toplam 38 maddeden oluşmaktadır.

Taslakta yer alan düzenlemeler aşağıdaki şekilde özetlenebilir:

Toplumsal Huzurun Güçlendirilmesine İlişkin Düzenlemeler

Suç işlenmesini önlemek, caydırıcılığı sağlamak ve toplumsal huzuru tesis etmek amacıyla bazı suçların cezalarının artırılması öngörülmektedir.

Bu kapsamda;

1- Türk Ceza Kanunu’nun 220’nci maddesinde yapılan düzenlemeyle, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması halinde, örgüt yöneticilerine verilecek cezanın yarısından bir katına kadar artırılacağı kabul edilmektedir.

Ayrıca, örgüt kurmak, yönetmek ve örgüte üye olmak suçlarının hapis cezalarının alt ve üst sınırları artırılmaktadır. Böylelikle suçla daha etkin mücadele edilmesi ve toplumsal huzur ve sükûnun sağlanması amaçlanmaktadır.

Buna göre;

- Örgüt kurma ve yönetme suçunun cezası 4 yıldan 8 yıla kadar hapis iken 5 yıldan 10 yıla,

- Örgüt üyeliği suçunun cezasının üst sınırı 4 yıl hapis iken 5 yıl, hapis cezası olarak belirlenmektedir. Ayrıca örgütün silahlı olması halinde cezada dörtte birinden yarısına kadar yapılan artırım, yarısı oranında olacak şekilde düzenlenmektedir. (5237 S.K. md. 220)

2- Meskûn mahalde silahla ateş etme suçunun cezası 6 aydan 3 yıla kadar hapis iken 1 yıldan 5 yıla kadar hapis olarak belirlenmektedir. Ayrıca, ses ve gaz fişeği atabilen silahlar da bu suçun kapsamına alınmakta ve bu suçun cezası 6 aydan 3 yıla kadar hapis olarak öngörülmektedir.

Diğer yandan bu suçun düğün, nişan ve asker uğurlaması gibi kişilerin toplu olarak bulundukları yerlerde işlenmesi halinde verilecek cezanın yarı oranında artırılması sağlanmaktadır. Ayrıca, bu nitelikli hal bakımından seri muhakeme usulünün uygulanmayacağı ve doğrudan kamu davası açılacağı kabul edilmektedir. (5237 S.K. md. 170 - 5271 S.K. md. 250)

3- Trafikte yol kesme müstakil suç olarak düzenlenmekte ve bu fiiller bakımından ağır yaptırımlar belirlenmektedir.

- Hukuka aykırı bir davranışla bir aracı durduran veya hareket etmesini engelleyen kişiye 1 yıldan 3 yıla kadar,

- Bu aracı başka bir yere götüren kişiye 2 yıldan 5 yıla kadar, hapis cezası verilmesi öngörülmektedir. Böylelikle, ulaşım aracının hareket etmesinin engellenmesi, durdurulması ve başka yere götürülmesi fiilleri arasında adil bir denge sağlanmaktadır. (5237 S.K. md. 223)

4- Taksirle yaralama suçunun cezası belirli bir miktar artırılmaktadır.

- Suçun basit halinin cezası 3 aydan 1 yıla kadar hapis iken 4 aydan 2 yıla kadar,

- Birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma halinde verilecek ceza 6 aydan 3 yıla kadar hapis iken 9 aydan 5 yıla kadar, hapis olarak belirlenmektedir. (5237 S.K. md. 89)

5- Güveni kötüye kullanma suçunun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması halinde verilecek cezanın bir kat artırılması sağlanmaktadır. Bu suç bakımından 2 yıldan 14 yıla kadar hapis cezası verilebilecektir. (5237 S.K. md. 155)

Ayrıca yeni getirilen bu nitelikli hal bakımından uzlaştırma hükümlerinin uygulanmaması kabul edilmektedir. (5271 S.K. md. 253)

Bilişim Suçları ile Mobil Hatlara Yönelik Düzenlemeler

Banka ve finans kuruluşlarının görev ve yetkilerinin kapsamı genişletilmektedir.

Bu kapsamda;

1- Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenen suçlarda ilgili banka hesabının 48 saate kadar banka ve finans kuruluşları tarafından askıya alınmasına imkân tanınmaktadır. Akabinde adli merciler tarafından ilgili menfaate Ceza Muhakemesi Kanununun 128 inci maddesinde belirtilen rapor alma şartı aranmaksızın elkonulabilecektir.

Elkonulan suça konu menfaat, suçtan zarar gören mağdura ait olduğunun anlaşılması halinde sahibine iade edilecektir. (5271 S.K. md. 128/A)

2- Yürütülen bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenilen bilgi veya belgenin 10 gün içinde fiziki veya elektronik ortamda gönderilmemesi halinde Cumhuriyet savcısı tarafından banka ve finans kuruluşlarına idari para cezası verilmesine imkân tanınmaktadır. (50.000 - 300.000 TL) (5271 S.K. md. 128/A)

3- Elektronik ödeme kuruluşlarının biyometrik yöntemlerle (fotoğraf, yüz tanıma veya parmak izi) ya da elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz kimlik (çipli kimlik) belgeleriyle

doğrulamadan hesap açamaması sağlanmaktadır. (6493 S.K. md. 12)

4- GSM hattı aboneliğinin ancak elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz kimlik belgeleriyle (çipli kimlik) yapılabilmesi sağlanmaktadır. (5809 S.K. md. 50)

5- BTK tarafından gerçek veya tüzel bir kişi adına açılabilecek hat sayısına ilişkin sınırlama getirilecektir. (5809 S.K. md. 50)

6- İşletmecilerin, BTK’nın belirlediği usul ve sürelere aykırı olarak belirlenen sayıdan fazla mobil haberleşme hattı kullanıldığı tespit edilen cep telefonlarına elektronik haberleşme hizmeti veremeyeceği kabul edilmektedir. (5809 S.K. md. 50)

7- Ölen ve tüzel kişiliği sona eren kişilere ait telefon hatlarının 3 ayda bir periyodik kontrollerinin yapılarak aktif olmayanların kullanıma kapatılmasına yönelik olarak işletmelere yükümlülük getirilmektedir. (5809 S.K. md. 50)

8- Yabancı uyruklu gerçek kişilere ait mobil haberleşme hatlarına özgü numara tahsis ve kullanımının sağlanmasına yönelik düzenleme yapılmaktadır. (5809 S.K. md. 50)

9- Abonelik kayıtlarının yapılmasına (100.000 TL), hat sayısı sınırlamasına (50.000 TL) ve periyodik zamanlarda tüm abonelerin ölüm gibi durumlarda aktifliğinin kontrol edilmesine (100.000 TL) ilişkin getirilen düzenlemelerin ihlal edilmesi halinde idari para cezası verilmesi öngörülmektedir.

Ayrıca, BTK’nın belirlediği usul ve sürelere aykırı olarak belirlenen sayıdan fazla mobil haberleşme hattı kullanıldığı tespit edilen cep telefonlarının elektronik haberleşme hizmetini kesmeyen işletmeciye (Vodafone, Turkcell, Türk Telekom vb.) cihaz başına (250.000 - 500.000 TL) idari para cezası verilmesi sağlanmaktadır. (5809 S.K. md. 60)

10- Dolandırıcılık, hırsızlık ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarında kullanıldığı tespit edilen telefon hatlarının bağlantısının kesilebilmesine imkân tanınmaktadır. 

Hattı kesmeyen işletmecilere Cumhuriyet savcısı tarafından idari para cezası verilmesi sağlanmaktadır. (50.000 - 300.000 TL) (5809 S.K. md. 60)

11- Yürütülen bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenilen bilgi veya belgenin 10 gün içinde fiziki veya elektronik ortamda gönderilmemesi halinde Cumhuriyet savcısı tarafından işletmecilere idari para cezası verilmesine imkân tanınmaktadır. (50.000 - 300.000 TL) (5809 S.K. md. 60)

12- İşletmecilere elektronik haberleşme mevzuatıyla birlikte mali mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklere aykırılık halinde uygulanabilecek idari para cezasına yönelik belirlilik sağlanmakta ve idari para cezasına ilişkin alt sınır getirilmektedir. (5809 S.K. md.60)

13- Yabancılara ait abonelik kayıtlarının güncellenmesi bakımından geçiş hükümleri kabul edilmektedir. Buna göre, yabancıların kayıtlarında eksik olan hususların tamamlanması öngörülmekte, eksikliklerin tamamlanmaması halinde ilgili aboneliğin bağlantısının kesilmesi sağlanmaktadır.

Hat düzenlemeleri, yayımlanmasından belirli bir süre sonra yürürlüğe girecektir. (5809 S.K. geçici md.8)

14- BTK’nın belirlediği sayıdan fazla abonelik kaydı bulunan gerçek veya tüzel kişilere, fazla olan mobil haberleşme hattını kullanıma kapatması veya devretmesi için BTK’nın yaptığı belirlemeden itibaren 6 ay süre tanınacaktır. Kurum, bu süreyi 6 ay daha uzatabilecektir. Bu süre içinde yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişilere ait fazla hatların elektronik haberleşme şebekesiyle bağlantısı, en eski tarihli abonelikler korunmak suretiyle ilgili işletmeci tarafından kesilecektir. (5809 S.K. geçici md. 8)

15- Kişilerin abonelik kayıtlarını güncellemesi ve telefon hatlarını kendi üzerlerine almaları ile hattın kapatılmasından kaynaklı ortaya çıkabilecek mali külfete tüketicinin katlanmamasına yönelik düzenleme yapılmaktadır. (5809 S.K. geçici md. 8)

COVID-19 Düzenlemesinin Kapsamının Genişletilmesi

31/7/2023 tarihi itibarıyla kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin yararlanabildiği daha erken açık ceza infaz kurumuna ayrılma ve/veya denetimli serbestliğe ayrılma düzenlemesinden 31/7/2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle hükümlü olanların yararlanabilmesi sağlanmaktadır.

Buna göre;

31/7/2023 tarihi ve öncesinde işlenen suçlar nedeniyle;

3 yıl daha erken açık ceza infaz kurumuna ayrılabilme,

3 yıl daha erken denetimli serbestliğe ayrılabilme, imkânı tanınmaktadır.

Böylelikle, aynı veya daha önceki tarihte işlenmiş suçlar dolayısıyla yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar bakımından hükümlüden kaynaklanmayan nedenlerle meydana gelen gecikmelerin sonucundan hükümlünün olumsuz etkilenmemesi ve infaz adaletinin sağlanması amaçlanmaktadır. (5275 S.K. geçici md.10)

Anayasa Mahkemesinin İptal Kararlarına Yönelik Düzenlemeler

1- Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınarak yüze karşı veya gıyapta hakaret suçlarının da önödeme kapsamına alınması ve bu suçların uzlaştırma kapsamından çıkarılması sağlanmaktadır. (5237 S.K. md. 75 – 5271 S.K. md. 253)

Ayrıca, uzlaştırmanın sağlandığı mevcut dosyalar bakımından ön ödeme hükümlerinin uygulanmayacağı, uzlaştırmanın sağlanmadığı mevcut dosyaların ön ödeme hükümlerine göre sonuçlandırılacağı kabul edilmektedir. (5271 S.K. geçici md. 8)

2- Erişimin engellenmesi ve/veya içeriğin çıkarılması düzenlemeleriyle ilgili olarak İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda düzenlemeler yapılmaktadır. (5651 S.K. md. 2, 8 ve 9) "Tanımlar” kenar başlıklı 2’nci maddede yapılan değişiklikle, içeriğin çıkarılması kararının sunuculardan veya barındırılan içerikten çıkarılması yerine internet ortamından çıkarılması şeklinde uygulanması kabul edilmektedir. Başka bir ifadeyle bu tedbir uygulandığında söz konusu içerikler, gerektiği durumda geri döndürülebilir şekilde internet ortamından çıkarılacaktır. (ö bendi) “İçeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi kararları ile yerine getirilmesi” kenar başlıklı 8’inci maddede Anayasa Mahkemesinin dördüncü ve onbirinci fıkralara yönelik verdiği iptal kararına uygun şekilde düzenleme yapılmaktadır.

Kişilik haklarının ihlali kapsamında uygulanan “İçeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi” kenar başlıklı 9’uncu maddenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olması nedeniyle, iptal kararı uyarınca madde yeniden düzenlenmektedir.

Bu kapsamda;

➢ Yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişiler içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi amacıyla sulh ceza hâkimliğine başvurabilecektir.

➢ Sulh ceza hâkimliğince, ayrıntılı bir inceleme yapılmasına gerek olmaksızın ihlalin ilk bakışta anlaşılabildiği hâllerde yirmi dört saat içinde içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verilebilecek aksi takdirde başvuru reddedilecektir.

➢ Sulh ceza hâkimliklerince verilen kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilecek ve kararına itiraz edilen hâkim veya itirazı incelemeye yetkili merci gerekli görmesi halinde tarafları dinleyebilecektir.

➢ Sulh ceza hâkimliğince verilen içeriğin çıkarılması kararını yerine getirmeyen Türkiye’den günlük erişimi 10 milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin kademeli olarak (%50-90 oranında) daraltılabilmesi öngörülmektedir.

3- Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınarak avukatların disiplin hükümlerinde düzenleme yapılmaktadır. (1136 S.K. md. 59-134-135-136-155-159-160)

4- Kamu İhale Kurumuna itirazen yapılan şikâyet başvurularında başvuru bedelinin haklılık durumuna göre başvuru sahibine iadesi ile ilgili Anayasa Mahkemesinin iptal kararları dikkate alınarak düzenleme yapılmaktadır. (4734 S.K. md. 53)

Bazı Sorunların Çözümüne Yönelik Düzenlemeler

1- Türk Ceza Kanunu’nun 158’inci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçlarının yargılamalarının ağır ceza mahkemeleri yerine asliye ceza mahkemelerinde görülmesi sağlanmaktadır. (5235 S.K. md. 12)

Diğer yandan, kovuşturma aşamasına geçmiş mevcut nitelikli dolandırıcılık (m. 158) dosyalarına ağır ceza mahkemelerince bakılmaya devam edilecektir. (5235 S.K. geçici md. 7)

2- Suç işleyen akıl hastalarının rehabilite olmadan toplum hayatına katılmalarını engellemeye yönelik düzenlemeler yapılmaktadır.

Bu kapsamda;

Kısmi akıl hastalarının mahkûm oldukları cezalarını ceza infaz kurumunda infaz etmeleri ve ayrıca bu kişiler hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmolunması sağlanmaktadır. (5237 S.K. md. 32)

Tam akıl hastalarının tedavi ve koruma amacıyla sağlık kurumunda geçirdikleri sürelerin belirsiz ve çok kısa olması nedeniyle bu sürenin ağırlaştırılmış müebbet hapis ve müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar bakımından bir yıldan, üst sınırı on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar bakımından ise altı aydan az olamayacağı kabul edilmektedir. (5237 S.K. md. 57)

3- Bölge adliye mahkemelerinin bozma yetkisinin kapsamı genişletilmektedir.

Buna göre bölge adliye mahkemeleri, hükmün gerekçeyi içermemesi ve hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması durumlarında da bozma kararı verilebilecektir. Böylelikle 2017 yılında geri alınan bu yetki, istinaf mahkemelerine tekrar tanınmaktadır. (5271 S.K. md. 280)

4- İhalenin feshini talep etme hakkının kötüye kullanılmasını engellemek amacıyla İcra ve İflas Kanununda sayılan kişiler dışında ihalenin feshinin talep edilmesi halinde mahkemenin bu talebi dosya üzerinden ve kesin olarak reddedeceği, ayrıca harcın veya teminatın hiç yatırılmadan veya eksik yatırılarak ihalenin feshinin talep edildiği durumlarda da mahkemece verilecek kesin süre içinde harcın veya teminatın ikmal edilmemesi halinde talebin kesin olarak reddedileceğine ilişkin düzenleme yapılmaktadır. (2004 S.K md. 134)

5- Borçlunun bazı yakın hısımlarıyla yaptığı ve aksinin ispatına imkân verilmeksizin bağışlama olarak kabul edilen ivazlı tasarrufların aksinin ispatına imkân verecek şekilde düzenleme yapılmaktadır. (2004 S.K. md. 278)

6- Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile İdari Yargılama Usulü Kanunundaki düzenlemelere uyumlu olarak İcra ve İflas Kanununda istinaf ve temyiz kanun yolu başvurusunda esas alınacak parasal sınırların belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınması kabul edilmektedir. (2004 S.K. ek md.1)

7- Zorunlu genel sağlık sigortası prim borçlarını ödeyemeyen vatandaşların kamuya olan borç yüklerini hafifletmek ve sağlık hizmetlerine erişimlerini kolaylaştırmak amacıyla genel sağlık sigortası prim borç asıl ve ferîlerinin tahsilinden vazgeçilmesi sağlanmaktadır. (5510 S.K. geçici md. 111)

8- Esnaf ve sanatkârlarca üretilen mal ve hizmetlere ilişkin fiyat tarifelerinin ve sürelerin belirlenmesi ile uzlaşma komisyonunun değerlendirme sürecine ilişkin düzenleme yapılmaktadır. (5362 S.K. md. 62)