AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, Özgür Özel'in Barselona'da Türk yargısına yönelik ifadelerine tepki göstererek, "Avrupa salonlarında kendi devletini ve bağımsız yargısını Batılı siyasetçilere karalayan müstemleke zihniyeti" dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Barselona’da düzenlenen İlerici Küresel Seferberlik (GPM) toplantısının ilk gününde liderler resepsiyonuna katıldı.
Özel, resepsiyon kapsamında İspanya Başbakanı Pedro Sanchez başta olmak üzere Almanya Maliye Bakanı Lars Klingbeil, İngiltere Başbakan Yardımcısı David Lammy ve Kosova Başbakanı Albin Kurti ile bir araya geldi.
KÜRESEL OTURUMDA TÜRKİYE ELEŞTİRİSİ
Özel, ilerleyen saatlerde katıldığı Küresel Liderler Genel Oturumu’nda yaptığı konuşmada Türkiye’deki siyasi gelişmelere değinerek, Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğuna yönelik eleştirilerini yineledi.
Özel, İmamoğlu’nun “haksız yere tutuklu bulunduğunu” savunarak Türk yargısına yönelik eleştirilerde bulundu.

AK PARTİ'DEN "SİYASİ İFLAS" MESAJI
AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’na dikkat çekerek CHP lideri Özel'in yaptığı açıklamalara tepki gösterdi.
İnan, yaptığı açıklamada Özel’in yurt dışındaki temaslarını hedef alarak, CHP’nin “gayrimilli bir savrulma içinde olduğunu” ve bunun “ibretlik bir siyasi iflas tablosu” olduğunu ifade etti.
İnan açıklamada ayrıca Türkiye’nin bağımsız yargısının uluslararası platformlarda eleştirilmesine de tepki gösterdi.
İnan, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
Türkiye’nin diplomatik ufkuna karşı, Özgür Özel ve CHP’nin içine düştüğü gayrimilli savrulma, tek kelimeyle ibretlik bir siyasi iflas tablosudur…
Bir yanda Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde, Antalya Diplomasi Forumu'nda (ADF) devlet başkanlarını ağırlayan, küresel krizlere yön veren ‘oyun kurucu’ bir Türkiye; diğer yanda Avrupa salonlarında kendi devletini ve bağımsız yargısını Batılı siyasetçilere karalayan müstemleke zihniyeti...
Yerli ve milli değerlerden tamamen kopuk olan bu müstemleke anlayış, yurt dışında sahte bir ‘sosyal demokrasi’ maskesine sığınmaktadır.
Yabancılara demokrasi havarisi kesilen Özel ve şürekası; yönettikleri belediyelerdeki rüşvet ağından, halkın vergilerinin lüks otel odalarında metreslere peşkeş çekildiği ahlaki çöküntüden Avrupalı ağababalarına bahsetmiş midir?
Milletin bütçesini, tüyü bitmemiş yetimin hakkını göz göre göre metreslerine ve yandaşlarına harcarken sus pus olanların, dışarıda Türkiye'yi karalaması basit bir diplomatik gaflet değil, ağır bir siyasi ahlaksızlıktır.
Hem şeffaf seçimlerle nüfusun %65’ini yönettiklerini söyleyerek övünecek hem de utanmadan milli iradeye ‘otoriterlik’ iftirası atacaksınız. Yabancı belediye başkanlarına yaltaklanıp, bağımsız Türk mahkemelerine parmak sallatacaksınız!
Türkiye Cumhuriyeti, egemenliğini ve adalet sistemini Avrupa’nın icazet forumlarında müzakere edecek bir çadır devleti değildir!
Şu tarihi hakikat hiçbir zaman unutulmamalıdır: Büyük devletler kendi diplomasisini inşa edip dünyayı kendi masasında ağırlar; milli şuurunu yitirmiş, ahlaki pusulası şaşmış aciz zihniyetler ise başkalarının masasında kendini pazarlar!
Siyasetin meşruiyet zemini Avrupa'nın kapı araları değil, Türkiye’dir!
