- Türkiye, ABD ve İran'ı artan gerginlik karşısında müzakere masasına çağırdı.
- Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran'a askeri müdahaleye karşı olduklarını belirtti.
- İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakerelere hazır olduklarını dile getirdi.
ABD ile İran arasındaki gerginlik tırmanırken Türkiye'nin diplomasi trafiği sürüyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İranlı mevkidaşı Mesud Pezeşkiyan ile görüşme gerçekleştirdi.
SON DURUM ELE ALINDI
İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, liderlerin Türkiye-İran ilişkileri ile bölgede tırmanan askeri gerilimin ele alındığı aktarıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, gerilimin düşürülmesi ve meselelerin çözüme kavuşturulması için Türkiye'nin İran ile ABD arasında kolaylaştırıcı rol üstlenmeye hazır olduğunu vurguladı.

DIŞİŞLERİ BAKANI FİDAN, ARAKÇİ'YLE BİR ARAYA GELDİ
Erdoğan, görüşmede Türkiye'de bulunan İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'yi de bugün kabul edeceğini belirtti.
Bu kabulün öncesinde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile İstanbul'da bir araya geldi.
MÜZAKERE ÇAĞRISI YAPTI
Görüşmenin ardından iki bakan basın açıklaması için kamera karşısına geçti.
Hakan Fidan, tarafları müzakereye çağırıp "İran'a askeri müdahaleye karşıyız." dedi.
İranlı Bakan Arakçi ise müzakerelere hazır olduklarını dile getirdi.
Fidan, "İran ile ABD arasındaki nükleer müzakerelerin yapıcı bir zeminde tekrar başlaması bölgesel gerilimin azaltılması bakımından hayati önem taşımaktadır. Müzakere masası kurulduğunda da sorunların ayrı ayrı ele alınmasının çözüme ulaşılmasını kolaylaştıracağını değerlendiriyoruz." dedi.

"BİRÇOK KONUYU ETRAFLICA TARTIŞTIK"
Bakan Hakan Fidan'ın açıklamalarının satır başları şöyle:
"Sayın Abbas Arakçi'yi ve heyetini ülkemizde ağırlamaktan duyduğum memnuniyeti ifade ederek sözlerime başlamak istiyorum. Daha sonrasında hem ikili ilişkilere hem bölgesel gelişmelere ilişkin konular ortaya çıktıkça kendisiyle sürekli iletişim halindeyiz. Yani iki günde bir muhakkak hemen hemen konuşmamız gerekebiliyor bölgede olan gelişmelerden dolayı. Değerli kardeşimle bugün çok önemli gelişmeleri ele aldık. Birçok bölgesel konuyu, ikili konuyu etraflıca tartıştık. Bölgemizin istikrar ve güvenliği dış politikamızın temel öncelikleri arasında yer almaktadır. Bölgesel sorunlara bölgesel sahiplenme anlayışıyla çözümler üretmemiz gerektiğini biliyorsunuz her zaman savunuyoruz. Gerek Orta Doğu’da, gerek Balkanlar’da, gerekse Güney Kafkasya’daki çalışmalarımızı da bütünüyle bu prensip üzerinden yürütmeye çalışıyoruz.
"HADİSELERİN YATIŞMIŞ OLMASI MEMNUNİYET VERİCİ"
Bu çerçevede komşumuz İran’ın huzuru ve refahı bizim için de bölge için de büyük önem taşımakta. İran’da yaşanmakta olan gelişmeleri yakından takip etmekteyiz. Protestolarda meydana gelen ölümler nedeniyle derin üzüntü duyduğumuzu ve İran halkına başsağlığı dileklerimizi yinelemek isterim, dostuma da yineledim. Hadiselerin büyük ölçüde yatışmış olması memnuniyet vericidir. Sükunetin kalıcı olmasını diliyoruz. İran’ın iç meselelerinin dış müdahale olmaksızın İran halkı tarafından barışçıl şekilde çözülmesini temenni ediyoruz. Diğer taraftan PKK terör örgütünün son gelişmelerden istifade etmeye çalıştığını gördük. Bu durum PKK/PJAK terör örgütünün sadece Türkiye için değil, İran için de bir tehlike oluşturduğunu bir kez daha göstermiştir. PKK’ya karşı ortak mücadele sergilememiz gerektiğini bu vesileyle tekrar hatırlatmak istiyoruz.

"İRAN'A MÜDAHALEYE KARŞIYIZ"
İran ile ABD arasındaki nükleer müzakerelerin yapıcı bir zeminde tekrar başlaması bölgesel gerilimin azaltılması bakımından hayati önem taşımaktadır. Müzakereler aynı zamanda İran’a yönelik yaptırımların kaldırılmasının ve İran’ın uluslararası ekonomik sistemle bütünleşmesinin yolunu açacaktır. Bu adımlar tüm taraflara önemli kazanımlar sağlayacaktır. Gelinen noktada ilişkilerin yeni bir anlaşma zemininde normalleşmesi gerekmektedir. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere İran’a yönelik bir askeri müdahale karşı olduğumuzu her fırsatta tüm muhataplarımıza aktardık. Sayın Cumhurbaşkanımız bu sabah da Sayın Pezeşkiyan’la telefonda görüştüler. Buradan tekrar ediyoruz, sorunların çözümü için askeri seçeneklere başvurulmasına karşıyız. Bunun çok fazla işe yarayacağına da inanmıyoruz. Müzakereyi ve diplomasiyi savunuyoruz. Suriye'de, Irak'ta, Afganistan'da, Gazze'de yaşananlar hafızamızda tazeliğini korumakta.
"BÖLGE ÜLKELERİ HUZUR VE BARIŞ İSTEMEKTEDİR"
Geçmişin yaralarını sarmaya çalışırken bölgemizde başka bir yaranın açılması hiç kimseye fayda getirmeyecektir. Bölge ülkeleri huzur, istikrar ve barış istemektedir. Bu bağlamda tarafları müzakere masasına çağırıyoruz. Müzakere masası kurulduğunda da sorunların ayrı ayrı ele alınmasının çözüme ulaşılmasını kolaylaştıracağını değerlendiriyoruz. Bugün yaptığımız görüşmede bu hususları değerli kardeşim Sayın Arakçi'ye bizzat aktardım. Türkiye'nin sorunların barışçıl yollarla çözümü için her türlü desteği sağlamaya hazır olduğunu yineledim. Öte yandan İsrail'in ABD'yi İran'a askeri saldırı yapmaya ikna etmeye çalıştığını da görmekteyiz. İsrail'in bu çabaları bölgemizin kırılgan durumdaki istikrarına büyük zarar verme potansiyeli taşımaktadır. ABD yönetiminin sağduyuyla hareket ederek buna fırsat vermeyeceğini ümit ediyoruz. İsrail bölgedeki istikrarsızlaştırma politikalarına son vermelidir.

GAZZE'DEKİ SON DURUM
Kıymetli mevkidaşımla bugün Gazze'ye ilişkin son gelişmeleri de ele almaktayız. Bugün önümüzdeki acil mesele Gazze'deki kardeşlerimizin acılarının dindirilmesi ve geleceğe umutla bakmalarını sağlamaktır. Gazze Barış Planı'nın ikinci aşamasına geçilmiştir. Gazze'de ateşkesin sağlanmasına ülkemiz ciddi katkı sağlamıştır. Bundan sonraki süreçte de aktif şekilde yer almaya devam edeceğiz. Barış Kurulu'nun mekanizmalarında yer almaktayız. Ben de Gazze'nin Yönetimi Ulusal Komitesi'ni ve yüksek temsilcisinin çalışmalarına destek vermek üzere Gazze Yürütme Kurulu çalışmalarına katılacağım. Gazze'deki temel hedeflerimiz bellidir. Gazze, Gazzeliler tarafından yönetilmelidir. Gazze'nin sınırları değiştirilmemelidir. Gazze'de yeniden imar, Gazze halkının ihtiyaçları ve geleceği esas alınarak Gazzeliler için gerçekleştirilmelidir. Türkiye olarak bu esaslar temelinde sorumluluk almakta ve inisiyatif üstlenmekteyiz.
SURİYE'DE YAŞANANLAR
Bugün gündem maddelerimiz arasında Suriye de yer almakta. Suriye'nin toprak bütünlüğü ve birliğini hedef alan her türlü çabanın karşısında kararlılıkla durmayı sürdürüyoruz. Bilindiği gibi 24 Ocak'ta uzatılmış bulunan bir çatışmasızlık süreci yaşanmakta. Bugün de entegrasyon konusunda bir mutabakata varıldığını duyduk; gece itibariyle bize mesajlar gelmişti. Bu mutabakatı tabii ki yakından inceliyoruz. Gerçek bir entegrasyon Suriye'nin yararınadır. Bunun şartlarını zaten taraflar biliyor. Cezaevlerindeki tutukluların güvenli şekilde Irak'a transferinin tamamlanması büyük önem taşımakta. Diğer taraftan ortak komşumuz Irak'ta parlamento seçimleri sonrasında yeni hükümetin kurulmasına yönelik süreci de yakından takip etmekteyiz.

"YAKIN ÇALIŞMA ARZUSU VE İRADESİNE SAHİBİZ"
Değerli dostumla Irak'taki güvenlik ve istikrar ortamının idamesinin hem ülkelerimiz hem bölgemiz için taşıdığı önemin altını da çizdik. Yeni kurulacak Irak hükümetiyle bu doğrultuda yakın çalışma arzusu ve iradesine sahibiz. Türkiye ve İran bulundukları coğrafyanın iki önemli aktörüdür. Bu çerçevede temasların devamlılığının sadece ikili ilişkilerimiz bakımından değil; bölgesel güvenlik ve refah için de yararlı olduğuna yürekten inanıyorum. Değerli dostum Sayın Arakçı'ya bugünkü ziyareti kapsamında yaptığı katkılar için teşekkür ediyorum. Bugün toplantımızdan sonra Cumhurbaşkanımız da kendilerini kabul edecekler. Ben bir kez daha bu vesileyle İstanbul'a, ülkemize hoş geldiniz diyorum."

"TÜRKİYE BİZİM DOSTUMUZ"
Türkiye ile devamlı istişare halinde olduklarını dile getiren Arakçi, "Türkiye'deki dostlarımızın görüşlerine, fikirlerine önem veriyoruz. Gerçekten çok karmaşık duruma girdik. Türkiye bizim dostumuzdur. Bizim komşularımız her zaman bizim için öncelikli." dedi.
"CEVAP VERİRİZ"
ABD'nin tehditlerine ilişkin müzakerelere hazır olduklarını dile getiren Arakçi, "Ülkemize tecavüz etmek isteyen olursa cevap veririz. İkili bir savaşın sınırlarını aşma ihtimali de var. Umarım bir an önce akıl ve mantık çerçevesinde hareket ederler." değerlendirmesinde bulundu.
"Müzakere dikte etmekle, ön şart koşmakla farklıdır. Müzakere sonuçları müzakere masasında belirlenir." diye konuşan Arakçi, "İran'ın füzeleri hiçbir zaman hiçbir müzakereye konu olmayacaktır." dedi.
