- Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, CHP'den istifa ettiğini duyurdu.
- CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in hakaret içerikli mesajları Özarslan’ın istifa kararını etkiledi.
- Özarslan, CNN TÜRK'teki canlı yayında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, CHP’den istifa ettiğini duyurdu.
Özarslan mesajında, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'den kendisine hakaret içerikli mesajlar geldiğini bunun istifa kararını almasında etkili olduğunu belirtti.
Açıklamasından bir süre sonra CNN TÜRK'te Fulya Öztürk'ün sunduğu canlı yayın programına bağlanan Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, yaşananlara ilişkin burada gazetecilerin sorularını yanıtladı.
"KEÇİÖREN'DEKİ KENTSEL DÖNÜŞÜM SORUNLARI İÇİN MURAT KURUM'A GİTTİK"
Özarslan, istifa sürecine ilişkin şu açıklamalarda bulundu:
Halka hizmet, hakka hizmet anlayışıyla Keçiören’e hizmet ediyoruz. İlçemizin kentsel dönüşüm, heyelan ve çevreyle ilgili ciddi sorunları var. Yıllardır bu alanlarda yeterli akademik çalışma yapılmadığı için biz bu konulara el atmak istedik. Okul arkadaşım ve aynı zamanda TOKİ’den mesai arkadaşım olan bir isimle birlikte bu sorunları görüşmek üzere Bakan Murat Kurum’un yanına gittik.
Sayın Kurum son derece başarılı, çalışkan ve dürüst bir bakandır. Kendisiyle onur ve gurur duyuyoruz. Parti gözetmeden yardım eden bir yapısı var. Keçiören’deki kentsel dönüşüm sorunlarını kendisiyle konuştuk. Bizi TOKİ Başkanlığına, İller Bankasına ve ilgili birimlere yönlendirdi. Süreç başarıya doğru ilerliyordu, ciddi çalışmaların içine girmiştik.
"SEN NEDEN GİDİP GÖRÜŞÜYORSUN?"
Ben muhafazakâr ve ülkücü bir insanım. Mansur Başkan’la birlikte CHP’ye geldik ve burada da başarıya imza attık. Ancak ülke sevdalısı insanlar olarak CHP içerisindeki bazı klikler ve sorunlu kişiler tarafından hedef alındık. Kendi gelecekleri açısından bizi bir engel olarak gördüler ve sürekli saldırıya uğradık.
Anlam veremediğimiz şekilde, ‘Neden gidip görüşüyorsun, AK Parti’ye mi geçiyorsun?’ gibi söylemlerle karşılaştık. Biz de bunun partizanlık konusu olmadığını, Keçiören halkının bizden bunu beklediğini söyledik. Ne hükümete, ne Cumhurbaşkanına ne de Sayın Kurum’a yönelik kötü bir açıklama yapmam mümkün. Biz devlet kültürüyle yetişmiş, ülkücü, milliyetçi ve muhafazakâr insanlarız. Bizim davamız insanlık davasıdır, başka bir şey bilmeyiz.
Ancak nedense bu duruşumuzdan rahatsız olanlar çıktı. ‘AK Parti’ye geçeceksin, MHP’ye geçeceksin’ gibi ithamlarda bulundular. Böyle bir şeyin olmadığını ve bu tartışmaların Keçiören’de yürüttüğümüz çalışmalara zarar verdiğini söylememe rağmen üzerime gelinmeye devam edildi. Sosyal medyada ve haberlerde yoğun bir baskı altına alındım.

"SOSYAL MEDYADA DOLAŞAN İDDİALARA CEVAP VERMEMİ İSTEDİ"
Son olarak Genel Başkanım beni telefonla aradı ve ‘Mesut geçme, yapma. Ne istediysem dikkate aldım, elimden geleni yaptım’ dedi. Ben de kendisine, Keçiören’e ilişkin yaptığım çalışmalarla ilgili açıklamalarımın neden hedef alındığını sordum ve bu konularda güvenimi yeniden tesis edecek açıklamalar yapılmasını istedim. Ardından bana bir mesaj attı. Mesajda, sosyal medyada dolaşan iddialara cevap vermemi istedi. Ancak bunları yalanlaması mümkün değil. O mesaj hâlâ duruyor ve kayıtlı.
Mesajında bana hitaben, ‘Başkanım, şunları mahcup edecek, inancımı yenileyecek bir şeyler yap’ ifadelerini kullandı.
"SEN HANGİ HAKLA BENİM ANAMA SÖVÜYORSUN?"
Ertesi gün medya ve televizyonlarda yine yoğun bir şekilde hedef gösterildim. ‘Herhalde bu geçer’ diye düşündüm ancak maalesef çok üzücü bir durum yaşandı. Ben CHP’nin bir belediye başkanıyken, saat 23.59’da başlayan ve 00.06’ya kadar devam eden mesajlar aldım. Üst üste, ağza alınmayacak hakaretler içeren mesajlardı. Böyle bir üslubu, böyle bir irade dışı mesajlaşmayı daha önce görmedim.
Kos koca CHP’nin genel başkanının, Atatürk’ün kurduğu bir partinin liderinin bu seviyede mesajlar atması asla kabul edilemez. Buradan açıkça sesleniyorum: Ey Özgür Özel, hangi hakla benim anamı, rahmetli hacı babamı işin içine katarak, bana ‘p.ç’ suçlamasıyla bu mesajları atıyorsun? Senin ne insanlığın var, ne CHP’liliğin var, ne adamlığın var, ne ahlakın var. Eğer sende şeref ve namus varsa, partinin başından istifa edersin.
Bütün samimiyetimle söylüyorum, çıksın ve yalanlasın. İspat etmeyen onursuzdur, şerefsizdir. Neden açıklama yapamıyor? Cesareti nerede? Meydanlarda bağırmakla olmuyor bu işler. Komünist olacaksa da Nazım Hikmet’lerle, Sabahattin Ali’lerle bu ülkenin gerçek komünistleriyle yapsın. Che Guevara’larla, Lenin’lerle bu ülkeye yabancı bir komünistlik yapmasın.
